Bittiyse kayıkçı kavgalarınız, cambaza bak oyunları eşliğinde istismarın dibine vurarak gerçekleştirdiğiniz yardım kampanyalarından alacağınızı aldı iseniz ve çıkardıysanız artık şu söz verdiğiniz insanların affını bir zahmet halkı hatırlayalım artık ve bir zahmet halk hakimiyetini hakim kılalım yönetimde. Milletin istiklalini; Milletin azim ve kararlılığı belirlesin artık gerçekten ve gerçekten Milli iradenin tam anlamıyla tecelli ve tezahür ettirildiği bir Millet Meclisi meydana getirelim. Demokrasinin tiyatrosunu oynamaktansa Ak Partili, Ak Partide kimin Milletvekili olması gerektiğine karar versin meydan meydan, CHP'li yada MHP'li de kendi partisininin adaylarını. Genel Başkan yada Genel Merkezdeki politbürolarıın elinden alsın demokrasi. Partiler iki kişinin yada bir gurup emperyal çetenin iradesi ile değil halk iradesi ile yönetilsin öncelikle ve belli sayı da üyesi olmayan partiler seçime bile katılmadığı gibi Milletvekili, Belediye Başkanı yada meclis üyesi adı neyse hangi makama kimin aday gösterileceğine partililer ve rey verenler karar versin. Halkın ne istediğine bakılmaksızın kurulan bir seçim sisteminden halk iradesini tecelli ettiren bir sonuç beklemek akla mantığa uygun değil.
Emperyal Çeteler artık sahaya bile inemiyor. Çünkü kullandığı aktörlerin sıtarası yok halk arasında, yeni buldukları ise randıman vermiyor, keza aktör bulmakta da hayli zorlanıyorlar. Millet artık çok korkuyor örgüt falan deyiverirler diye. Bu kez; yarı, yaygın medyadan, yarı sosyal medyadan yararlanmak suretiyle istediği sonucu doğuracak planlar yapıyor emperyalistler, gizlediği gerçeklerin gölgesinde oluşturduğu gerçek sanılan yalanlar eşliğinde bir algı ve samimi olmamakla birlikte durumdan vazife çıkarmak adına saplanılmış bir inanca dönüştürerek razı etmek üzere ortaya koyduğu planları yerel aktörleri ile yapamaz hale geldiler. Millet gerçekleri duymak istiyor artık ve hiç bir şeyin gizli kapaklı kalmasını istemiyor. Milletin neyi duyup duymamasına karar verecek irade salt siyasi irade olamaz bunda en azından gerçek bir Devlet iradesi ve halk iradesini yansıtan meclis iradesinin katkısının olması lazım. Zaten hiçte halk iradesini yansıtmayan çoğunun esaret altında olduğunun anlaşıldığı bir parlamento var elimizde. O Parlamentodan olabildiğince uzaklaştırılmış bir Saray yönetiminin verdiği yada vereceği kararlara koca bir ülkenin dolayısıyla dünyanın kaderi terk edilemez.
Din Devleti kuralım diyenlerin iktidarında elimizden dinimizi de kaybetme noktasına gelmişken ve Sistem değiştireceğiz derken ülkenin pek çok değerli kurumunu çökertme noktasına gelmiş ve halka avuç açtığımız gibi ihtiyaç sahipleri Valiliğe müracat etsin PTT'ye müracat etsin gibi çağrılarda bulunup halkı da avuç açmaya, dilenmeye alıştırmak ister gibi davranırken kendimizi bulduğumuz, şu günlerde bu CORONA Bahanesi ile rant üretmeye çalışmaktan da siyaset yapmak yada siyasi ikbal planlamaktan da vazgeçip acilen kuruluş ayarlarına dönebiliriz ki halk aslında buna ruh hali olarak şu an çok müsait. Atatürk'e söz söyleyene artık Ak Partililer bile açıkça küfrediyor, arkalarından Osmanlı Tuğrasını eksik etmeyen Ülkücü Kardeşlerimiz küfürle yetinmeyip ayağına çağırıyor azarlamak için gelmezse ayağına gidip azarla yetinmeyeceğini söylüyor. İyi de ediyorlar bu fetö artığı meczuplar başka dilden anlamıyor. Nasıl olsa Savcılar azarlamıyor çağırıp siyasetçiler de kızmıyor basın önünde hiç eleştiren siyasetçi de duymuyoruz. Kılıçdaroğlu bile ölen Atatürk düşmanına rahmet okuyor taziye yayınlayıp yakınlarına ve dava arkadaşlarına baş sağlığı diliyor. Dava arkadaşları demiyor belki ama AKİT çalışanları ve yazar arkadaşlarına dedin mi aynı şeyi demiş oluyorsun yakın yaklaşık. Gerçi Akitte de mesela bazı isimler var Atatürk'le bir problemi olduğunu pek dillendirmeyen ama az hem de azdan da az. Neyse meydan boş olunca haddini bildirip kepaze eden çıkmaz herhalde diye haddini aşıp sadırdanıyor ölür ayak ki emin olun ölüyor.
Ölen tabi ki o densiz değil ama Atatürk düşmanlığı ölüyor ve Atatürk çağını arzuluyor millet elbirlik, elbirlik Atatürk'ü arzuluyor, say ki Atatürk'e hazırlanıyor hazırolda selam durmak ve muhabbetle nasıl kurtulacağımızın reçetesini dinlemek üzere. Zaten söyleyip duruyor herkes tek kurtuluş, kuruluş ayarlarında diye. Gerçi CHP Yönetimi bu sözleri dillendirenleri pek sevmiyor ve disipline sevk edip ihraç ediyor ayrı konu ama halkta durum çok farklı herkes Ülkü Ocakları Genel Başkanının verdiği tepkiyi veriyor esasen. Mhp'lisi CHP'lisi Vatan Partilisi İyi Partilisi ayırd etmeden söylüyorum. Bi HDP'nin tabanından pek haberim yok onlarda belki hala yaşardır bir miktar Atatürk düşmanlığı ama diğer partilerin tabanında Koministlerin yada ÖDP'lilerin bile yok içinde Atatürk düşmanı ya da yok denecek kadar az veya çok çaktıramıyor düşmanlığını. Hangi çevreden insanı tutarsan tut istisnalar hariç, aç içini bak Atatürk kendi çıkmasa da sevgisi çıkar içinden az ya da çok. Çok şey istemiyor ki halk sadece ne olup bittiğini ama GERÇEKTEN ne olup bittiğini duymak bilmek istiyor ve bizden de görüş alın diyor insanlar. Ne var bunda? Bir evde beraber yaşıyorsan aklı eren herkesten görüş alacaksın yaşı kaç olursa olsun aklı erdiği yaştan itibaren bizimle yaşıyorsa görüşü bilinmeli ve görüşüne değer verilmelidir.. Halkına değer vermediği o kadar bariz ortaya çıktı ki siyasilerimizin. Böyle zor bir dönemde bile, seçim de ol(ma)masına rağmen kasalarındaki parayı halkına bağışlayamayanlar bize milletvekili yada emekli maaşı ile caga satmasınlar hiç. Partilerin bütçesinde Milyonlarca lira var hiç bir işe yaramıyor, şu an Bankalar kullanıyordur belki ayrı bir konu. Faizli yada faizsiz mevduat olarak hesapta yatıyor muhtemelen. Seçim olacakta bu partiler bu biriken paraları partilerine yollayacaklar. Yahu bağışlamayın bari ödünç verin faizsiz şu parayı ve Devlet dağıtsın faizsiz iştirakçiye ve tüketiciye piyasada sirkülasyon olsun. Hiç ağzından diline kelime gelmiyor sayın siyasilerin. Baksan Genel Başkan bütçesi bile vardır ve belki de o işi de para ile yapıyordur bunlar. MHP Genel Merkezinde maaşlı Genel Başkan Yardımcılığı yapıp Genel Merkezde yatanlar var derdi MHP'lier ki pekala aslı olabilir inanırım. Eminim sizler inanırsınız aslı çıktı dense.
Kızılay TÜRGEV İHH vs. gibi yardım kuruluşlarının kasaları da inanın para ile çakılı ama para bankalarda ve anlaşılan bankalardan aparılamadığı için de halka arz edilemiyor. Yoksa başka açıklaması için tek alternatif kalıyor ille de kendileri yiyecek bağışları. Sizce Türk Hava Yollarının kasasındaki para bankada yatacağına milletin güvenilirlerine ödünç verilse ve sermaye edinip iş kurmalarına izin verilse mesela fena mı olur? Bu iktidar ve muhalefetteki siyasetçilerimiz Halktan Onar lira beşer lira isteyeceklerine elbirlik olsalar da kendi kasalarında ve yandaş kuruluşların kasalarında bulunan paraları diyorum halka arz etsek bir miktar kan pompalanmış olsa. Belli işte sirkülasyondaki para miktarı çok az ve emisyon genişletilemezse de başka kaynaklardan bir miktar kaynak aktarımı icab ediyor ve bunun binbir çeşit yolu var daha. Çok şey istemiş olmuyoruz herhalde biraz olsun Adalet ve hakkaniyet, biraz daha şeffaflık... Demokratik Laik Sosyal Hukuk Devleti olan Cumhuriyetimizi istiyoruz Cumhuriyet Devleti ile yönetilmenin hazzını tatmak istiyoruz. Atatürk'ün torunları olmanın ayrıcalığını yaşamak istiyoruz artık ve bunun önündeki tek engel siz siyasilerin bitmek bilmez kindarlığı ve harisliği. Halka inin sorun kimse ne Erdoğan'ı asalım istiyor ne de Kılıçdaroğlu yada Bahçeli için asılsın diyen var. Halk size bu kadar olaya rağmen bu kadar kızmazken ve kıyamazken size hala ihaneti konduramayanlar varken siz halktan ne istiyorsunuz? Yetmedi mi halkı algı oyunları ile bilerek yada bilmeyerek, Emperyal Çetelerin tuzağına çekip çekip emeğini kaynaklarını sömürttüğünüz. Yetmedi mi halkın kaderi ile oynama pahasına siyaset güttüğünüz?
Halkın gözünden ne kadar düştüğünüzün farkında bile değilsiniz? İnsan Cumhurbaşkanına Başfetöcü diyen birinin aklı başında olduğuna inanabilir mi sizce? Aklı başında samimi insan Devletinin Cumhurbaşkanına bu suçu işlemeyi layık görür mü? Hep söylüyoruz bırakınız Erdoğan'ı Gül'e bile Fetöcülük yaftası yapıştırılmamalı biz bilerek ihaneti yakıştırmayalım birbirimize. Kılıçdaroğlu'ndan da Erdoğan beklemesin ihanet yada ihanetinden eminse ifşa ve ilan etsin emin olan. Sen başfetöcüsün, hayır efendim sensin O, diyerek yürümez ki bu işler. Ülke resmen ve alenen bir uçurumdan yuvarlanırken birbirine söylenecek sözler değil ki siyasetin sarf ettiği sözler. Memleket yararına tek işleri bağış toplamak oldu ki başında kavga bile ediyorlar. Bir grup var, bir grup fetö artığı meczup ile çalışmak istiyor, bir grup var lgbt'cileri bile masaya oturtup adam yerine koydurtmak istiyor. Hangisi kazansa biz yandık milletçe ama yok artık öyle tiyatrolarla milletin algısını yöneterek oldu bittiye getirmeler. Suç üstü yakalandınız ve dün itibarı ile Sayın Soylu ifşa ve ilan etti sanırım yarın daha başka sahalardaki yetkin ağızlarca da ilan ve izhar edilerek halka mal edilecek. Böylece fetönün fetöcülükte inat ve ısrar eden kısmının tezgahları başlarına yıkılacak hayırlısı ile. Devlet aklı devreye girecek ve inşallah bu ülke kurtarılıncaya değin elbirlik bir seferberlik başlatılacak. Ama öncelik Bahçelinin de dediği gibi ayrık otlarının kellesini almak. Bu ayrık otu kim MHP'de Semih Yalçın'mı yada eski ocak genel başkanı mı gitsin kellesi Bahçeli mi? O zaman O istifa ettirilsin lütfen ve kenara getirilsin. Ayrık otları temizlense aklın yolunda buluşmak ve Devletin işini Devleti yönetenlere halkın işini de halka bırakmak şartıyla işin siyasi yükümlülüğünü ve işçiliğini üstlenecek az insan yok Türk Milletinin arasında. Siyasetten soğumadı Millet siyasetin yapılış biçiminden ve mevcut siyasetçilerden soğudu. Zaten yeni yüzlere fırsat vermek için de bir kısmından vaz geçmemiz icab ediyor. Kimin Fetöcü yada hain olduğuna bırakalım da yargımız karar versin. Yargıya güvenmeyen İlahi Adalete güvensin, şimdilik bıraksınlar birbirlerini hapsettirme kavgasını ve gerçekten samimi bir birlik ortaya konsun ve başımızdaki işler sırasıyla hallekonsun yada halle koymanın yolları ve çareler hiç değilse tartışılsın, halka sorulsun böyle boş boş oturmayalım mesela. Sosyal Medya herkesin evinde varken hazır sosyal medya üzerinden böyle bir siyasi çalışma yapalım milletçe. Buna da meclisten bazı milletvekilleri bazı Genel Merkez nezdinde siyaset yapmış güvenilir kimseler bazen alaylı bazen mektepli gazeteciler yazarlar dahil edilsin.
Ölçü ve kıstas belli işte, alanında uzman yada alanına hakim, işinde başarılı, had bilir akıllı, bilgili, görgülü, geçimli, halkta saygınlığı bulunan tanınmış insanlar olmalı. Başarılı ve sosyal, ilkokul öğrencilerinden bile akıl alınabilir çünkü her konuda akla ve yardıma ihtiyacımız olduğu açık. Soralım mesela çocuklara okul mu iyiydi? Evden ders görmek mi iyiymiş? Yada soralım memurlara hazır yemek mi iyi? Yoksa çalışmak mı diye? Soralım yatırımcılara mülke yatırım mı iyi dijitale yada dolara yatırım mı iyiymiş diye? Soralım İş adamlarına ne alemdesiniz ve sizin için ne yapabiliriz? Nelere ihtiyacınız var? Yada biz sizden ne yaparsak daha iyi yararlanabilir ve verim alabiliriz diye? Halktan para dilenmektense, emek, bilgi ve zaman dilensek, sizce de çok daha iyi sonuçlar almaz mıyız? Çok değil Ulusal da yayın yapan bir kaç tanınmış televizyon ayrılsa bu işlere pekala olur. İnsanların ilgisini çekebildiği oranda gerçekten kabiliyeti olan herkese şans verilen ve halka mal edilmesi gereken meziyetler varsa aramızda halka mal edilmesini sağlamak. Sanatkarın yazarın düşünürün kendi düşünce ve görüşlerini yada sanat eserlerini belli ölçüler çerçevesinde tanıtabildiği bir platform oluşturulsa çok soruna kendiliğinden çözümlenebilir inanın. Yapılması gerekenler belli işte ama öncelikle halk iradesini meclise yansıtmak şart. Ne diyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Milli iradeyi mecliste tecelli ettirebilirsek karşısında hiçbir kuvvet duramaz.”....