Mağdurlar Listesi: 1) FETÖ iftirası, sürgün tehditleri, mobbing vs. yaşayan belediye personeli. 2) Bütün emekleri ve hayalleri başlarına yıkılan ekmekleriyle oynanan pazar esnafı. 3) Dolaylı olarak rüşvet veren hâlihazırda diken üstünde yaşayan Hat sahipleri. 4) Evleri ya da iş yerler riskli alan ilan edilip bir belirsizlik dehlizine savrulan SGK Evleri civarı sakinleri. 5) Eğitim geleceği ile oynanan 4000'den fazla Lise öğrencisi ayrıca bu öğrencilerin veli ve öğretmenleri. 6) Eleştirdikleri için işletmeleri kapatılan mal varlıklarına el konulan ya da dayak atılan şehir medyası. 7) Dükkânlarının önü mahkeme kararlarına rağmen zorla gasp edilen ve seyyar otoparka dönüştürülen çarşı esnafı. Listeyi uzatmak mümkün ama belli başlı mağdur edilen kitleler bunlar. Lütfen Cahan ve tayfası bizi de mağdur etti bizim neden sorunumuzu dile getirmedin demesin hiç kimse varsa başka mağdurlar yorum atsınlar yazının altına ve böylece kendi mağduriyetlerini de bir zahmet kendileri dile getirsinler hukuk çerçevesinde tabi.
Ben sözü uzatmadan; Ankara ve Bursa'dan da istifa gelmesinin ardından hakkındaki haberler doğrulanmış olan ve bu gün yarın istifa edeceğine hatta kolları kelepçeli hâkim karşısına çıkartılacağına kesin gözüyle bakılan Nurullah Cahan'ın; Ufuk Uğur ile elele verdikten sonra giriştiği maceranın neticelerini ve oluşturduğu belli başlı mağduriyetleri dile getireyim. Her şeyden evvel Belediye personelinin ruh haline şöyle bir göz atacağım çünkü Belediye Başkanı olan birisinin personelin tamamına yakınını bir şekilde mutsuz edebilmesi aslında normal şartlarda mucizedir. Çünkü ekmeklerini Belediyeden çıkartan personel asla Belediye Başkanı ile kötü olmak istemez ve hiç bir Belediye Başkanı personelinin tümünü istese de mutsuz etmeyi beceremez. Düşünsenize personelin 49 tanesi FETÖ İftirası ile karşı karşıya kaldı. Allah'tan biz başta olmak üzere Uşak Halkı Cahan'ın bu komik iddiasını ciddiye almadı da bu insanlar sosyal ve psikolojik manada ciddi yaralar almadan atlattı bu süreci ve Adli birimler ve Emniyet Müdürlüğünün konuya objektif yaklaşımının neticesinde de işlerinin başına döndüler. Lakin hala devam eden yasal sürecin bu insanların mağduriyetlerini her geçen gün artırdığını bu nokta da dile getirmeliyim. Kendini Savcı yerine koyan Nurullah Cahan'ın ve yine kendi kendini dedektif yerine koyan Ufuk Uğur'un tasarrufu ile haklarında Fetö Soruşturması açılmak zorunda kalınan bu insanlar bir an önce hukuki sürecin sonlanması ve gerçekten masum olanlarına ve haklarında FETÖ'cülükle ilgili hiç bir delil bulunamayanlarına ilişkin takipsizlik kararı verilmesini bekliyorlar. Çünkü bu insanlar çocuklarının eğitiminden mülk edinme ya da mülk satma veya yurtdışına çıkmaya varıncaya değin pek çok hususta ciddi sıkıntılar yaşamakta. Günlük hayatlarının birçok yerinde karşılarına haklarında açılı olan FETÖ dosyası olumsuz olarak yansımakta. Çoğunu birebir tanıdığım ve aralarında pek çoğu ile yıllardır arkadaşlık ettiğim belediye personelinin bu mağduriyetlerinin giderilmesi için Devletimizin savcılarını buradan ikaz ediyor ve gereğini yapacaklarına inandığımı belirtiyorum. Evsel ve fiziksel atıklar dâhil temizliğimizden tutun da yaşam kaynağımız olan suya varıncaya değin pek çok alanda Şehrimize yıllardır Belediyenin verdiği her hizmette payı ve emeği olan insanlara bizler Uşak halkı olarak ya da gazeteciler olarak sahip çıkmazsak sizce de vefa borcumuzu ödememiş olmaz mıyız?
Gelelim esnafımıza; zaten trafiği adeta felç edilen ve yaşamın zaman zaman durma kilitlenme noktasına gelen bir şehirde hele ki nakit paranın neredeyse hiç dönmediği ve istikrarsızlığın dibine vurduğumuz şu günlerde esnaflık yapabilmek bir hayli zor malumunuz. Üstüne üstük Cahan ve tayfasının saçma sapan rant hesapları yüzünden gördükleri eziyet ve mağduriyet esnafımızı iyice burnundan solur hale getirdi. İnanır mısınız? Ne zaman çarşıya pazara insek sürekli şikâyet ve sızlanma dinlemekten ve bunların yeterince dile getirilmediği ile ilgili şikâyet dinlemekten yorulduk. Oysa bizde şikâyetleri dile getirmekten yorulduk artık. Sonuç alamadıkça insanın gazeteciliği bile yapası gelmiyor aslında. Neyse arada Onların da dertlerine değinmiş olayım dedim. Yıllarca biriktirdikleri ile edindikleri evler; Nurullah Cahan ve tayfasının rant planları sebebiyle alındığı düşünülen bir kararla birlikte halen riskli alan ilan durumunda olan SGK Evleri sakinleri özellikle de çok sevdiğim Bülent Hocam ve İsmail abimin hatırı için bu insanların da ciddi oranda endişe içerisinde ve mağdur olduğunu belirteyim. Zaten artık problemlerinin çözülmesi artık neredeyse imkânsız olan Endüstri Meslek ve Uşak Lisesinde öğrencilik hayatına devam etmeye çalışan ve daha önce de mağduriyetlerini defalarca dile getirdiğim sayıları 4000'in üzerinde olan lise öğrencileri ve durduk yerde ekstra yemek ve ekstra servis parası ödemek zorunda kalan velilerin ve öğretmenlerin mağduriyetlerini sanırım dile getirmeye lüzum yok. Samimi söylüyorum hem EML hem de Uşak Lisesinde tam bir eğitim trajedisi yaşanıyor. İnanmayan okullarda okuyan öğrencilerin velilerinden durumu öğrensin.
Yazımın başında listesini yazdığım ya da yazamadığım yani mağduriyetlerini tek tek dile getirme imkânı bulamadığım mağdurları isim isim yazsak Onbinlerce Uşaklı bu listeye adının ilave edilmesini isteyecektir emin olun. Peki, bu mağdurların durumu ne olacak? Hat değişikliği karşılığında dolaylı rüşvet veren ve belgesini yayınladığımız hat sahiplerinin yaşadığı ve yaşamaya devam edeceği huzursuzluğun hesabını kim verecek mesela? Yada SGK Evleri sakinlerinin ha keza öyle. Şimdi istifa Nurullah Cahan ve tayfası açısından bir kurtuluş olmuyor mu sizce de? Sizce de bunca hukuksuzluğun hesabı sorulmaz bu mağduriyetler bir an önce giderilmezse Uşak Halkının Devletin adaletine olan inancı çok ciddi bir sarsılma yaşamaz mı? Son cümle olarak şunu söylüyorum Uşak Halkı işi topluca ilahi adalete çoktan havale etti bile ve ilahi adalet geldiğinde siyasiler üzerlerini düşeni yapmamanın bedelini hiç değilse siyasi olarak ödeyecektir Uşak halkına.
Belediye Başkanı bugün-yarın istifa edecek peki ardında bıraktığı onbinlerce mağdur ve onca hukuksuzluk?

bu zamana kadar yapmadıkları hata uşakta baya zenginler daha da zengin oldu zaten bize kalanda bir yerimize giren borçlar

babam aracımızla düz yolda giderken sağdan tahli yoldan çıkan udaş a ait arac bize carpti.yüzde yüz haklıyken haksız konumuna cıktık.olay karşısında şaşkına döndük.ortalama 4000 tl lik masraf sucsuz halde bize kaldi

istifa ödül olur bu yamyamlara sayın çavuşoğlu

bas calaninin komisyonu az gelmistir.

en büyük sülalesiyle birlikte cumhurbaskani yapti yapiyor. cumhur baskani gönderecek mis mus.

haberlerde uşak adı geçmiyor edecekleri günü beklemek sabırsızlandırıyor artık

şu başkan yardımcısı mı :) gerçekten saç sakal bitli..
Allah aşkına yardımcı olun. teşeron olarak çalışıyoruz. maaşlarımızı uşak belediyesi utaşa yatırdığını söylüyor. utaş 15 inde alacak olduğumuz maaşları 21 inde yatırdı. ama yarısını yatırdı. düşünün ya yarısını. sinir krizi geçirmemek elde değil. 700 tl yatırdılar. e gerisi ne olacak. yok 10 gün sonra yok bilmem ne. kardeşim siz belediyenin yatırdığı parayı ne yaptınız. bizim hakkımızı ne yapıyorsunuz. Allahınızdan bulacaksınız nasılsa. birisi sesimi duysun yardım edin maaş yatırmadılar. sorun su tahakkukta çalışanlara sorun su kesme bağlamada çalışanlara sorun otoparklara. bir yetkili duysun sesimizi nolur. kira veremedik kredi ödeyemedik. kredi kartı yatıramadık. siz gezip tozarken biz ne yapalım biz. nolur yardım edin. :(