Bu Kente Bir Şehrül Emin Seçilecek, Uşak Halkı Nasıl Bir Başkan İstiyor?
Yerel seçimlere sayılı günler kala politik sahne günden güne ısınmakta. Hepimizin malumu olduğu üzere 30 Mart tarihinde şehrin emin-i, şehrin emanet edilebileceği kişisini seçeceğiz. Şehr-ül Emin derken aslında neyi kastettiğimizi ya da Şehr-ül Emin’den neler beklediğimizi başta adaylarımız olmak üzere politikacılarımıza ve Uşak halkına bir hatırlatayım istedim.
Biz Uşak halkı olarak aslında sadece bir belediye başkanı seçmek istemiyoruz. Memur seviyesinde başkanlık yapacak bir isim değil, şehrin yaşayanlarının dışarıda onurla ve gururla kendisinden bahsedebileceği kalitede ve vizyonda bu işi yapabilecek kente gerçekten değer katacak bir belediye başkanı seçmek istiyoruz. Aday olan büyüklerimin hepsine de başarı dilemekle beraber kendilerine kabuğunu kırmak için çırpınan, bir taraftan gerek ticaret gerek siyasal gerekse sosyal hayatında kendini otorite olarak gören ve dayatan gruplarla mücadele ederken diğer taraftan gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurma problemleriyle karşı karşıya kalan belki de dünyanın en samimi en içten insanlarının bir arada yaşadığı bir kentte Belediye Başkanı olmak istediklerini hatırlatmak istiyorum.
Uşak’ın insanı girişimci ruhu ile bütün olumsuzluklara, politikacılarının genel olarak beceriksizliklerine, devletten destek alma konusunda çoğunlukla yetim kalmasına rağmen kentin nispeten gelişmesine katkı sağlamış ve bugünlere gelmesine vesile olmuştur. Şimdi Türkiye’nin uluslararası konjonktürde artan önemi, yakaladığı ivme ve önümüzdeki dönemde yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılacağı gerçekleri göz önüne alarak kentimizin değişmesi adına bir fırsat olan bu seçimleri, Uşak halkı ıskalamak istemiyor. Bu nedenle Uşak halkının son derece itinalı davrandığı aday adaylığı sürecinde ince eleyip sık dokuduğu o dönem yaptığımız anketler ve kamuoyu çalışmalarından belliydi. Yeni süreçte de adayların hemen her partide aşağı yukarı belli olmasına rağmen anketlerden çıkan sonuçlara göre Uşak halkının yaklaşık %25’nin kararsız olması bunun yanında hemen her yerde insanların politikayı konuşması ve ülke politikasının bütün yoğunluğuna rağmen yerel gündemi yakinen takip etmesi ve kent gündemini de sohbet konusu etmesi seçimlere verdiği özeni göstermektedir. Yine kanaatimce partilerin aday belirleme sırasında adaylarda aradığı birinci öncelik güven olmuştu yani Parti Genel Merkezleri adaylarını belirlerken güvenebilecekleri adaylara öncelik vermişti.
Halk da adaylar arasından başkanı belirleme sırasında güveni ve sadakati ön planda tutacak gibi görünüyor. Bu sebeptendir ki adaylara öncelikli telkinim ve de tavsiyem asla yapamayacaklarını vaat etmemeleri ve kesinlikle yalan söylememeleridir. Yine şayet var ise, daha önce yalancılıkları halka ifşa olanlar, vaat ettiklerini yapmayanlar onlara da tavsiyem; aday olup meydana çıkmamalarıdır. Zira Uşak halkı bu konuda ağız birliği etmişçesine nasıl bir aday istersiniz sorusuna ısrarla dürüst, sözünün eri ve samimi cevaplarını çoğunlukla vermekte. Sözünün eri olması şartını şıklar arasında olmamasına rağmen ekleterek bu şıkka oy verenlerin oranı %32 civarında çıkarken, projesi olmalı şıkkının %17’yi bile aşamamış olması bana göre oldukça manidardır. Bu durum bize halkın dürüst, ahlaklı, namuslu, omurgalı politikacılara öncelik verilmesi istediğini çok net olarak ortaya koymaktadır.
Bu çerçeveden hareketle Şehr-ül emin kavramına da yeniden atıfta bulunacak olursak Uşak halkı emanetini kuşku duymaksızın teslim edebileceği, bunaldığında ve sıkıldığında konu ne olursa olsun kendisinden aman dileyebileceği kadar güvenilir, samimi ve yakın bir Belediye Başkanı istiyor diyebiliriz. Zira Vedat Orhan isimli köşe yazarı kardeşimiz bizlere daha önce Ali Erdoğan’ın halktan kopuk bir başkanlık vazifesi yürüttüğünü iddia ederek eleştirdiği; "Ali Erdoğan Halkın Arasına Ne Zaman İnecek?" başlıklı yazısında bizlere Şehr-ül Emin kavramını, şehrin imamı olarakta ifade ederek çok güzel bir şekilde kendine has üslubu ile tarif etmiştir. Bir sonra ki yazımda "nasıl bir Belediye Başkanı istiyoruz" sorusunun cevabını aramaya devam etmek üzere Vedat Orhan’ın bahsi geçen yazısını bulup bir kez daha okumanızı rica ederek şimdilik hoşçakalın, esenlikler diliyorum.

maalesef aynı yolu kaldırımı hersene kazıp yeniden yapan dikili taşlara milyarlar harcayan halkın sorunlarıyla değil gösteriş ve cakayla uğraşan afrupa !!!! müptelası bi aday bize çooook sevimli geliyo nedense

belediyecilik tecrübesi ve uşagı iyi bilen ve bunlarla ilgili projeleri olan hizmet adamı nurullah cahan...başak söze gerek yok...

nurullah cahan başkan oldumu işler güzel yürür.teşekkürler

öncelikle uşak halkının hatası millet vekillerini a partisinden belediye başkanını b partisinden seçiyor. yıllardır bu hatayı yapıyoruz . öncelikle bunu iyi bilmemiz lazım. güçlü belediye çok parası olandır. o da hükümetten gelir. kişinin tek başına güçlü olması yeterli değildir.

sene olmuş 2014, hala yok şehri emin yok bilmem ne...bu neya..zaten bu anlayış uşakı batının doğusu haline getirmedimi. bu çağda belediyeciliğin nesnel kriterleri vardır. yerine getirirsen mis gibi yaparsın.

nurullah cahan en ideali inşallah uşak için hayırlı olur...

yazı çok güzel olmuş ali erdogan hariç bir çok aday var bu yazıya layık
inşallah güzel uşağımız içim hayırlısı olur....