Konuyu biraz araştırınca anlaşıldı ki daha önce de kaba saba davranışlar sergilediği kulağımıza gelen ancak resmi anlamda bir şikayet olmadığı için haberleştirmeye değer görmediğimiz Bir Eylül İlkokulu Müdürü Aziz Aydın bırakınız idareciyi hademeye bile yakıştırılamayacak kadar kaba sözleri üstelik son derece küstahça ve avazı çıktığınca bağırarak, kendisini tanıyan ve olayın tanığı olanların tariflerinden anladığımıza göre bu olayı yaşayan veli kültürlü kendine güveni tam ekonomik özgürlüğü ve mutlu bir evliliği bulunan, Cumhuriyet Hanımefendisi bir anneye bir çok şahidin yani velinin ve öğretmenin huzurunda söyleyebiliyor. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır atasözündeki gibi Müdür beyin Okul Aile Birliği toplantısını tam bir cambaza bak oyununa çevirmesi ve pek çok yalan beyan vermesi üzerine duruma müdahale ederek velilerin ve öğrencilerin hakkını aramaya kalkan üstelik bunu son derece medenice dile getirdiği esnada hakaretlere ve azara maruz kalıyor.
Ayrıca Okul Aile Birliği toplantısını alelusul gerçekleştirip denetim raporunu okumaya gerek duymaksızın hatta ibra bile etmeden toplantıyı sonlandırmak istediği ve aslında bir şeyler gizlediği çok açık ortaya çıkıyor tanıklardan edindiğimiz bilgilerden. İnsan rızkını kazanma vesilesi olan çocuğun annesine üstelik diğer çocukların anne babalarının gözü önünde çok özür diliyorum fırça atmaya cüret eder mi? Bu cüreti size Devlet vermiyor, kanunlar vermiyor, inancımız kültürümüz geleneklerimiz vermiyor. Peki kim yada ne? bu cüreti size veriyor? Devlet artık her şeye rağmen çocuğunu okutmaya çalışan helalinden kazandığı için Devlet okulunda okutmak zorunda kalan insanlara fırçada mı atacak? Lütfen sayın okuyucularımız bir okul müdürünün Defol git diyerek üzerine yürüyerek hakaretler ve tükürükler savurarak kovduğu sahneyi gözünüzün önüne getirin. Siz bu tablo ile karşı karşıya kalsanız nasıl tepki verirdiniz? Yada o hakaretlere maruz kalan kadın sizin eşiniz olsa ne yapardınız?
Sağolsun İl Milli Eğitim Müdürümüz bu konularda son derece hassas, dilekçe verilir verilmez derhal gereğini yapıp soruşturma başlatılması için konuyu teftişe gönderiyor. Konunun kamuoyu adına takipçisi olacağız. Bakalım teftiş kurulu raporları sonrası idari yargı nasıl bir cezayı uygun görecek bu kendini bilmez insana. Sakın kimse abarttığımızı falan düşünüp söylemesin. Zorla Osmanlıca öğretilmeye çalışılan 15 Temmuz efsaneleri ile büyüyen bir nesil yaratmaya çalışıldığının ve bu tezgahın bazı okul müdürlerince servis edildiğinin ve bu türden olaylara velilerimizin sıkça karşılaştığının zaten farkındayız. Bu tür şikayetler özellikle AKP'li bazı siyasetçiler ve belediye tayfasından malum isimlere yakın ilişki içinde olduğunu işittiğimiz idarecilerde yaşanıyor. Çoğu Okul Velilsi midesi bulandığı için Okullara uğramayacak bile mümkün olsa. Liselerdeki mevcut sıkıntılar ve çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimde yaşadığı sıkıntıları eğitim almak için giderken üstüste sıkış tepiş taşınmakla başlayan yaşadıkları zulmü zaman zaman zaten dile getiriyoruz. Devletimizin bir an önce gereğini yaparak zorlamalara kaba davranışlara mobing ve ayrımcılık içeren uygulamalara son vereceğini ve kanunların gereğini mutlaka yapacağını ümit ediyoruz. Abartmadık çünkü biz Uşak halkının herhangi bir ferdine, işittiklerimiz ve şikayet dilekçesinde belirtildiğini zannettiğimiz davranışların sergilenmesini eleştirmeden geçemeyiz. Zira o zaman işimizi hakkıyla yapmamış oluruz. Gazeteci dediğin Devleti ile Milleti arasında köprü vazifesi görür. Devletteki aksamalar ile ilgili Devlet adamları adına halka bilgi verir ve asla haksız yere suçlanmasını istemez daire amirlerini vs. İşin aslı neyse Devletten öğrenir ve varsa mazareti yada gerkeçesi ile halkı bilgilendirir. Devletini yönetenlere de halkın nabzını tutarak iletir. Yani bir nevi köprü vazifesi görür şehri yada ülkeyi yönetenler ile halkın arasında. Hiç bir mantıklı mazaret yada gerekçe bir anneyi herkesin içinde azarlamayı izah edemez.
Umuyoruz ki gerek son günlerde sergilediği devlet adamlarına yakışır tutum ile göz dolduran ve halkın samimi sevgi ve beğenisini kazanan Sayın Valimiz Salim Demir ve gerekse son derece nazik bir beyefendi olarak bilip tanıdığımız ve çoğu kez takdir ettiğimiz İl Milli Eğitim Müdürümüz Bülent Şahin ve Müfettişlerimiz işin üstüne gider ve okul müdürünün niçin bu kadar paniklediği de dahil konuyu aydınlatarak gerekli cezai müeyyideyi uygularlar da bizde kamu vicdanını rahatlatan karar diye manşet atarak sonucu kamuoyuna duyururuz.
AKP'nin bürokratları işi azıttı; müdürler etraftan korkmasa ve baş başa yakalasa sanırsın veliyi tokatlayacak!
Geçtiğimiz gün Milli Eğitim çevrelerinden edindiğimiz bilgiye göre Uşak'ta yaşayan ve imkanları olmasına rağmen yarın öbür gün fetöcü-ketöcü derler diye çocuğunu devlet okulunda okutmakta ısrar eden bir anne baba Valiliğe ve Milli Eğitime Bir Eylül İlk Okulu Müdürü ile ilgili şiddete yakın davranış biçimi sergilediği ve son derece kaba davrandığına ilişkin şikayet dilekçesi vermişti.
25 Ekim 2017 Çarşamba 10:24

yaşasın cumhuriyet.kahrolsun özenticiler.