Türkiye İttifakı kurmak isteyen, bir kere bir partinin Genel Başkanının üstelik Şehit cenazesinde linç edilmesini tasvip etmez ve gerçekten konuya ilgilenerek sorumluların hiç değilse bir kaçının cezaevine gitmesini sağlar. Melih Gökçek'e yumurta atan adam palas pandıras alınıp hapse tıkılsın mahkeme yıllarca hapis cezası versin ama Kılıçdaroğlu'nu linç etmeye kalkan provakatörlerin elini AKP'liler öpsün, sen durma Türkiye İttifakından söz et. Sayın Erdoğan Türkiye ittifakında ve birlik olma talebinde samimi ise öncelikle CHP Genel Başkanının hakkını aramasına yardımcı olur, hiç değilse arar bi geçmiş olsun der ve Devlet Makamınca bunu duyurtur. Geçmiş olsun demekle kalmaz kınamayı ayrıca sorumluların bulunup cezalandırılmasını sağlamayı da ihmal etmez. Böylesi had bilmezliğe, bu çok ayıp oldu kusura bakmayın der. Yapılan davranışı kınadığını söyler gerekirse kanun çıkartalım siyasilerin bu şekilde rencide edilmesine izin vermeyelim bu gün O'na ise yarın bize olur, hoş olmaz der. Böyle giderse kimse siyasi makamlara talip olmaz Devlet idaresini yürütecek siyasetçi bulamaz oluruz zamanla der. Kabul ediyorum ki Kılıçdaroğlu'da az değil gerçi O da ağzını açtı mı Fetö Elebaşısı falan ilan etmeye kalkıyor koca Cumhurbaşkanını. Yahu ne kadar ayıp demeye kalmıyoruz Erdoğan'ı CHP'ye tezek derken görüyor yok artık daha neler? Bunu söylemiş olamaz diyerek hayıflanıyor izlemeyince inanamıyoruz.. Tamam anladık karşılıklı Halka konuştuğunuzu unuttunuz uluorta birbirinize ağır sözler sarf ediyorsunuz. Anladık hepiniz Bahçeli taktiği gerilimden beslenme kolaylığını seçtiniz de, bu kadar da abartılır mı arkadaş? İnsan hiç Devletinin Cumhurbaşkanına Fetö Elebaşısı der mi? Bu Devletin adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise nasıl olurda bu Devleti kuranların kurduğu partiye bu ülkenin Cumhurbaşkanı Tezek diyebilir. O Partiyi Atatürk yalnız başına mı kurdu? Fevzi Çakmak da, Kazım Karabekir de, Celal Bayar da hatta Adnan Menderes de Cumhuriyet Halk Partisinin kurucusu değil mi? İnsan ecdadının emanetine böyle mi muamele eder? Baktın kötü eline geçti kapatırsın iyiler gelip sahiplenene kadar kapalı durur Parti. Devlet kararı ile mahkeme kararı ile kapatırsın ismi istismar ediliyor diye anlarız ama TEZEK demek doğru olabilir mi? Sizce bu sözü sarfeden, her biri Kuvvai Milliyeye bir yada bir kaç yakını yeni şehit verip yeniden Devletleşerek adeta dünyanın gözünde Devleşen Kurtuluş Mücadelemizi vermiş kahramanlarımıza saygısızlık etmiş olmaz mı? Atatürk'e saygınız yoksa Fevzi Çakmak'a yada Rauf Orbay'a da mı saygınız yok? Bir sürü mütedeyyin paşa var Gazi Mustafa Kemal Paşanın etrafında Paşaya Hazret diyen ve emrine ram olmuş rütbesine makamına bakmadan. Bari o insanlara saygınız olsun. Kaldı ki Atatürk'ün de aslında ibadeti eksik olsa da samimi bir cihat müslümanı olduğunu çok muhterem Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız yani gerçek Milliyetçilerin ve Atatürkçülerin Hocası Haydar Baş belgeleriyle tanıklarıyla Hoşgeldin Atatürk isimli şaheseri ile ilan da etti. O halde nedir bu sapsade dupduru müslümanların kurduğu bu Cumhuriyet ve Cumhuriyet değer ve devrimleri ile alıp veremediğiniz sizin? Zaten Devletin satılmadık kurumu kalmadı, Milli Eğitim başta, koca koca kurumlar çökertildi göz göre göre. Tarım ve Orman Bakanlıkları ve bağlı müdürlükler bile çöktü. Koca Devleti kuşa çevirdiniz en son Orduyu Sağlığı vs. Menzile teslim olmaya zorladınız. Şimdi her şey bitti sıra CHP Tezek mi değil mi? konusunu tartışmaya mı geldi? Yada bu ülkeyi bu hale getirenleri indirsek mi başımızda tutsak mı? Yada Başfetöcü desek kurtulabilir miyiz? ABD vs. gibi operasyonel işler yapan Devletleri ikna edebilirsek yıkabilir miyiz? Hatta Allah muhafaza birbirimizi hapsettirebilir miyiz? Muhalefet bu düşüncelerle mi yapılmalı?
Türkiye İttifakı kurmak isteyen, cezalandırmak yerine mümkünse affı seçmeli, saygıyı, sevgiyi, samimiyeti seçmeli. Türkiye İttifakı kurmak isteyen kişi kendine Türkiye'yi gücendirecek değil bilakis güvendirecek şekilde davranmalı ve de konuşmalı. Türkiye İttifakı kurmak isteyen rant sağladığı inşaat firmalarına cezaevi yaptırmak yerine mahkum sayısını azaltmayı hedeflemeli. Suç oranını düşürmeyi ve cezaevindeki insan sayısını azaltmayı hedeflemeli. İnsanını nimet bilmeli ve insanını hak adına Devlet yararına Millet yararına ve kendi yararına kullanışlı hale getirmek için uğraşmalı. Herkesi menfaatlendirmeye ve ülkesini dünyayı sevdirmeye çalışırsan kurabilirsin Türkiye ittifakını. Millete kalkınmanın gelişmenin, çağdaşlaşmanın yolunu söyleyen, millete zengin olmanın, iş sahibi mevki makam sahibi olmanın yolunu öğretecek projeler sunan kurabilir. Türkiye ittifakı kuracak kişinin yazdıklarını herkes önemsemeli neredeyse ve herkes Onun yazılarını heyecanla okumalı ufku açılarak derinleri seyrederek. Kavgacı üslup ile değil barıştırıcı uzlaştırıcı üslup ile konuşmalı yazmalı. Yazmayı bilmiyorsun söylemeyi de beceremiyorsun hatip değilsin, siyaset meydanında işin ne? Yaka paça atar adamı halk. Kim ki barıştırır? kim ki sevdirir, kim ki saygı gösterir? Saygıya özendirir, bilin ki Türkiye ittifakını o kurabilir. Kimin arkasında ekip var? Kim hangi siyasi görüşlerden insanı aynı anda etkileyebiliyor. Kim gerçekten halkın nabzını yakalayabiliyor ve halk bunu istese de istemese de O söyleyebiliyor? Kimi ülkücüler de Atatürkçülerde keyifle zevkle okuyor ve dinlemeye devam ediyor? Kim Ülkücüyü de CHP'liyi de İyi Partiliyi de hatta yer yer Ak Partilileri bile hoşnut edecek sözler sarfedebiliyor? Kimin aynı anda farklı siyasi çevrelerden destek edinecek politik hamleleri oluyor? Şöyle bir bakın etrafınıza CHP Genel Başkanıyım diyen adam CHP Tabanının ne kadar umurunda sizce? Bu haraketi Kılıçdaroğlu'na değil de Baykal'a yapsalardı Onun zamanında ne olurdu sizce? Yada O'na bu kadarını yapmaya yada yaptırmaya cüret eden olabilir miydi?Kendi Genel Başkanlığı zamanında. Baykal kendini bu kadar alçalttırır yuhalattırırmıydı? Şunu ilave edeyim ki Bahçeliye de olsa aynı hareket samimi söylüyorum MHP Tabanının çok umurunda olmayacaktı. Aynı CHP tabanı gibi belki de daha da cılız bir tepki görecekti emin olun. Bir kaç ilde ve Genel Merkezde protestolar kınayan basın açıklamaları vs. o kadar. Erdoğan'ın başına geldiğini hayal etmek bile istemiyorum. Benim ülkemin insanı o kadar aklını yitirmiş olamaz. Sonuç itibarı ile O bizim ülkemizi hali hazırda Uluslararası arenada temsil eden Cumhurbaşkanımız. Yani büyük çoğunluğumuz Onu Devlet büyüğü gibi gördüğü için o makamda oturuyor. Sen Devlet büyüğü görmeyebilirsin ama saygısızlıkta edemezsin. Ülkenin Cumhurbaşkanı ben aynı zamanda AKP'nin Genel Başkanıyım deme hatasını işlese bile sen yuh bile dememelisin. Elbette alkışlamak yada sevmek zorunda değilsin ama Cumhurbaşkanı olduysa artık Yuh demeyi terkedeceksin, fazla haddi aşmayacaksın.Zaten Devletimiz Allahın izniyle buna meydan vermemek için ne mümkünse yapıyor kim ne derse desin bence korumayı abartarak doğrusunu yapıyor Devlet. Çünkü toplum son zamanlarda uygulanan saçma ekonomik ve sosyal politikalar sebebiyle bunalıma girdi ve kontrolden çıktı. İnsanlar gerçekten sıkıntıdan bunaldı ve gerçekten hareketlerini kontrol edemeyen her an kavgaya nizaya hazır insan sayısı hayli artti. Kimi biz gibi FETÖ İftirasına uğradığı için muzdarip ve biz kadar olgun karşılayamıyor ve hazmedemiyor aslında bu yaftayı yemiş olmayı. Halkça da Devletçe de aklanmış olsalar da kırgınlığı geçer mi mesela Uşak Belediyesinden iftira ile işten atılmaya kalkışılan 50 personelin. Yada mesela işini batırdığı için öfkeli yuvası yıkıldığı için öfkeli yığınlarca insan var. Yığınlarca okumuş dokumuş insan var Devletinden umduğu yardımı alamadığı için tutunamamış. Yığınlarca insan birbirine küs zaten aynı köyde bile insanların çoğu küs durabilir hale geldi. Yani insanlar artık yönetilemez hatta kontrolde tutulamaz hale geldi Çok tuhaf refleksleri oluşmaya başladı insanlarımızın. Dolayısıyla koruma şart diyebiliriz siyasiler için. Çünkü Millet var olan sıkıntıların çoğunu siyasilere mal etmekte.
Düşünsenize toplum kaç yılda ne hale gelmiş getirilmiş? Eskiden küslük nedir bilmezdik biz? Yıllarca süren hasımane tutumlar yıllarca süren ahlar yoktu dünyamızda. Yaslarımızı bile abartmazdık eskiden. Ölümüzü gömemez olduk çünkü Onu sağlığında yeterince mutlu edemedim endişesi unutturmuyor ki gömelim. Cesedini gömse de acısını içinde yaşattığı o kadar çok insan var ki insanların hayatında. Hayatımızda yerini doldurmakta en zorlanacağımız kişiler kimler sahi Hz. Muhammed Mustafa ve Ehlibeyti değilse? Hz. İsa yada Hz. Musa değilse kimler unutturmamız ve sıkça yad etmemiz gerekenler. Hacı Bektaşi Veli yada Gazi Mustafa Kemal Atatürk değilse kimler hayırla yad etmemiz gereken kimseler. Kuva-i Milliye Şehitlerimizi bile unutacaksak unutturacaksak gelecek nesillere hatta bir miktar kötü algısı bırakılmasına göz yumacaksak biz zaten kurmayalım lütfen bu Türkiye ittifakını. Çok kızarım bu Milletten bir şey olmaz gibi laf söylenmesine. Kızımıza gelinimize kötü söz söylemişsin gibi alınırım Türk'ü aşağılayana ama gerçekten bu Devleti yönetenler bu kadar vefasız ve birbirine küfreder hale geldiyse, Kendini hala Milletvekili sanan bi gerzek çıkar dağ başına başına külah takıp ulursa ve bunu yayınlatacak kadar da maymunlaşırsa (medya maymunluğu manasına) olacağı bu değil mi? Hele O Bahçeli sizin aranızda iken sizin Türkiye ittifakı kurmanız zaten mümkün değil.Tutturmuş bir Devlet aklı Devletin sistemini değiştirelim gelin diyor. Gelin diyor bir tek adam sistemi haline getirelim güzelim Cumhuriyeti diyor. Şu rezalete bakar mısınız? Bunu Türk Milliyetçisiyiz diyenlerin oy verdiği bir partinin Genel Başkanı yapıyor. Milliyetçi insanın Cumhuriyet ile ne alıp veremediği olabilir? Hoş Milliyetçiliği ayaklar altına aldık diyenlerle ittifak edenden Milliyetçi mi çıkarmış diyeceksiniz, haklısınız.
Neyse biz Türkiye ittifakını konuşalım. Türkiye ittifakını konuşacak kişi kendisiyle yüzleşebilecek ve özel hayatı dışında mümkün mertebe şeffaf bir hayat sürecek. Evet Atatürk'te saraylarda yaşadı ama Sarayları Mülk edinmedi. Devletin saraylarında kalıyorum dedi. Dediği gibi de ölünce falana kalsın bu saray demedi. Kendisinden sonra gelen Cumhurbaşkanı yada Başbakana tahsis edilmek üzere Devlete tapuladı. Ayrıca o Sarayları ve daha fazlasını pekala hak etmiş bir maneviyat büyüğümüzdü. Öyle iken kendine yada evlatlarına saraylar edinmeyi hedeflemedi. Atatürk gibi bir lider değilsen de Atatürk'ü örnek alamazsan Türkiye ittifakını asla kuramazsın. Millet kendisini çalıştırmayı hedefleyeni sever. Millet kendisine para ve mutluluk kazandırma ihtimali olanı dinler. Millet kutuplaştıracak bölecek cümleler değil uzlaştıracak barıştıracak cümleler okumak duymak ister. Millet kimin ne yaptığını zaten görüyor da, sen ne yapacaksın esas Ondan haber ver diyor çareyi duymak istiyor, zengin olmanın ama çalışarak helalinden kazanarak zengin olmanın, çoluğu çocuğu mutlu etmenin yollarını duymak istiyor. Millet yüz güldürecek laf istiyor. Ben falanı hapse atarım, feşmekanı Devlet Dairesindeki işinden atarım, feşmekan ülkeyi batırırım, falan ülkeden toprak alırım gibi vaadleri değil, ben falanı hapisten kurtarırım toplum vicdanını da gözeterek, falanın işini toparlarım falanın yuvasını kurarım, falanı iş sahibi yaparım, şu kadar Üniversite daha kurarım, karman çorman edilen hatta mahvedilen eğitim sistemini tekrar kaliteli hale getiririm, falan ülke ile iyi ilişkiler kurarım, feşmekan ülkeye mamül satarım vs... Millet zaten çok bir şey beklemiyor artık sizden eski haline getirilse razı. Sizden bir iyileştirme bekleyen de yok. Siz Devleti kuşa çevirdiniz, ülke olarak Allah muhafaza uçurumun eşiğinde olduğumuzu da kendi ağzınız ile itiraf eder olmuşsunuz. Milletin siyasete ve siyasetçiye olan güveninin yerlerde süründüğü bir zeminde fetöde kendine güvenebilir başka bazı güçlerde. Bu Cumhuriyet elbette Gazi Paşa Hazretlerinin vaad ve murat buyurduğu gibi ilelebet yani kıyamete değin var olacaktır biz bunu bilir bunu söyleriz. Referandum sürecinde de bu ve benzeri yazılar yazdık sohbetler ettik eşe dosta. Biz zaten Başkanlık sisteminin kurulabileceğine ve Cumhuriyetten vaz geçilebileceğine hiç ihtimal vermedik. Bu riski Türkiye'deki siyasiler alsa Devlet erkanı alamaz dünya Devletlerini yönetenler zaten bu kadarını yapmanıza asla müsade edemez dedik. Dünya Devletleri demişken İdlib başında sık sık bir araya gelip pazarlık eden dünya sizce Türkiye'yi konuşmuyor mudur bir araya gelip? Adamlar Türkiye'de yatırım yapmış ve yatırım yapmakta istiyor. Aynı şekilde Suriye'de Irak'ta hatta İran'da yeni yatırımlara girişmek istiyor bir an önce. Bu işin yani Ortadoğu coğrafyası ve pek tabiki Türkiye'nin yer altı ve varsa işe yarar yer üstü kaynaklarını terör örgütleri aracılığı ile aparılamayacağını anladılar. Yeniden Devletler oluşmasına yada Devletlerin güçlenmesine zemin hazırlayıp bir an önce kaynaklara çöreklenmenin derdindeler çünkü zaten dünya ekonomisi tıkanmış durumda yeni kaynaklara ihtiyaç duyuluyor. Petrol yada enerji fiyatları arzulananın çok üzerinde ham madde bi hayli pahalı hale geldi. Her sahada Altın zaten kıymetini artırdı gitti dünyanın bütün paraları karşısında. Hasılı dünya ekonomisi büyük bir çıkmaz içinde ve şu durumda sizin saçmasapan sistem değişikliği çalışmalarınız ile zaman kaybedecek durumda değil dünya devletlerini yönetenler. Sizinle mi uğraşacak?
Yazıyı toparlayacak olursak lütfen ilk önce şu parlamenter sisteme geçişin önünü açın Adaletin önüne perde olmayın. Kim fetöcü kim değil kim ne kadar ceza almalı siz değil Devletimizin Cumhuriyet Savcıları ve Hakimleri karar versin. Yeniden kuvvetler ayrılığını prensip edinin ve acilen uslup değişikliğine giderek el sıkışmanın çarelerini arayın. Görüyoruz; Bakan, CHP Genel Başkanının elini havada bırakıp sıkmıyor O Bakanın mensubu bulunduğu Partinin Genel Başkanı demiyor ki bu ne küstahlık arkadaş? Sen nasıl bir partinin Genel Başkanının uzattığı eli askıda bırakırsın böyle siyasetçilik mi olur? Sen bizim partimizi nasıl bu kadar agresif gösterebilirsin? Bu tavırlarını derhal terket yada istifa et demiyor arkadaş. Hal bu ilen Ülke batmış iken ülkeyi bu hale getirenlerin uğraştığı işlere bakarmısınız? Daha birbirlerinin elini sıkamıyorlar. Düşünsenize bu yazıyı okuyan sıradan insanlar olarak elinizin herkesin içinde askında bırakıldığını. Bu muameleye maruz olmayı göze alabilecek hiç kimse yoktur bu yazıyı şu ana dek okuyabilenler arasında. Türkiye ittifakı kurmak isteyen bu yazıyı okur ve gereğini yapar arkadaş. Çünkü Türkiye ittifakını kurmak isteyen bu konuda fikrini söyleyen herkesin yazdıklarını okumalıdır ki biz herkes değiliz bir şehrin en çok okunan ve güvenilen gazetecileriyiz. Gazeteci demişken şu BİZİM FETÖ İFTİRASI ile kapatılan gazeteyi de artık bi açsanız da haklarımızı bize teslim etseniz çok iyi olacak. Siz Türkiye ittifakı kurmak istiyorsanız öncelikle Devletçiliklerinden ve Milliyetçiliklerinden tanıyan yada yazılarını okuyan hiç kimsenin kuşku etmeyeceği doğruları yazmaktan başka kusuru işlememiş fetöye metöye bulaşmamış kalemini satmamış güvenilir yerel gazetecilere kulak verin. Tabi kalmışsa bizden başka. Bizim gibi partinizin, saçma sapan politikacıları tarafından; saçma sapan sebepler öne sürülerek ve saçma sapan gayri hukuki hatta çoğu kez gayri meşru gayri ahlaki yöntemler kullanılarak, hiç bir açıklamaya gerek duyulmadan despotça hatta canavarca mağdur edilen insanlarına vatandaşlarınıza kulak verin. Mağdur ettiğiniz mazlum ettiğiniz kimseleri dinleyin. Mesela bütün ilmine ve güvenilirliğine rağmen gizleyerek yok etmek üzereyken suç üstü yakalandığınız Devletin ve Milletin gerçek sahiplerinden birisi olan Prof. Dr. Haydar Baş'ı dinleyin. Bu ülkenin yıllardır kenara itilen öğrencisine ve kurabilmişse ailesine dönük bir yaşama mecbur edilen vitrinden ısrarla gizlenen kendini ifade etmesine yada tanıtmasına müsade edilmeyip önüne geçilen bilim insanlarını dinleyin. Borç ve fazi yükünün altında inleyen her an banka kıskacı ve batma riski ile karşı karşıya olan sanayicini iş adamını dinle, kirasını ödeyemeyen esnafı dinle, elektiriğini ödeyemeyen ev hanımını dinle. Ne bileyim kahvedeki sıradan samimi vatandaşı dinleyin. Etrafınızdaki dalkavukları dinlemeye devam ederseniz daha çok sıkıntı yaşarsınız ve yaşatırsınız. Bakıyorum da bütün siyasi partilerin Genel Başkanlarının etrafını dalkavuklar işgal etmiş. Genel Başkanlar tabandan kopartılmış tabanla Genel Başkan arasına dalkavuklarca bir zırhlı duvar örülmüş. Taban feryadı figan içinde Genel Başkanların haberi yok. Neden? Çünkü dalkavuklar tozpembe göstermekte hayli usta. İnanın bana Kılıçdaroğlu'nu bu düştüğü rezil durumun siyasi açıdan çok iyi olduğuna bile inandırmış olabilirler. Düşünsene yuhalanacaksın dövüleceksin halktan kimse durun demeyecek siz bunu bir siyasi ranta dönüştürme çabası içindeki yardakçılarınıza inanmaya devam edeceksiniz. Hele bazıları var hani şu kraldan fazla kralcı lider yok mu o etrafındaki yardakçıların ve danışmanlarının hazırladığı metni okuyarak oyunu %20'nin de üzerinde hayal eden, partisinin başarsızlığı ile yüzleşmeyip şu kadar arttı bu kadar arttı oyumuz diyen yok mu? Onu diyorum öyle şeyler söylüyor ki kulaklarıma inanamıyorum.
Bir İl Başkanı vardı Muhterem Kuruçay gelirdi arada ofise Bahçeli derin devlet derdi biz birazdan en tepesi dersin dediğimizde öyle zaten derdi. Bizde hayret eder buna nasıl inanabilir derdik o gidince. Şehrin en kurt iki gazetecisine bunu inandırabileceğini sanmasını hayretle karşılardık. Demek Bahçeli'de kendini öyle sayıyormuş yani demek Kuruçay kendi zannını değil Bahçelinin iddiasını dillendiriyormuş meğer. İnanılır gibi değil hiç derinde olan kendine tellal mı bağırttır? Ben derindeyim diye. Derin olan ben derinim demeye gerek duymaz yakın çevresi o söylemese de zaten bilirdir Devlet işlerini sahiplenişinden. Devlet denilince verdiği reflekslerden ve çalışmalarından konuşmalarından seziyordur.. Derin olan Devletine hesap veremeyeceği işe koyulmaz. Derin olan Devletini korur abad eder. Sistem değişikliğine alkış tutmaz Derin Adam. Derin olan ben Derin devletim falan demez uluorta hele en tepesi olan, ben en tepesiyim hiç demez. Gerçekten derin devletin en tepesinde olan bilinmesi gerekirse yada bilinmeyi arzu ederse, kendisi ilan etmez görünür sadece yeter zaten gören ilan eder hepimizden yüksekte bir adam var diye. Derin Devletin en tepesinde bulunan hepimizden alimdir ve hepimizden bilgili olduğu gibi görgülüdür de. Hiç değilse Devlet adabını erkanını bilir. Geçmiş İl Emniyet Müdürlerinin ve şimdiki İl Emniyet Müdürünün özel kalem müdürünün açıkça yüzümüze ve gıyabımızda siz Devletçi gazetecilersiniz dediği gazeteciler olarak bunları yazmak hakkımız artık. MHP Uşak İl Başkanı her yerde uluorta Derin Devlet, Bahçeli hem de en tepesi derse bizde Uşak'lı bir gazeteci olarak Uşak İl Başkanından duyduğumuz bu safsata söze ilişkin söz etme hakkına sahip oluruz. Madem Bahçeliye vekalet eden İl Başkanı kasmadan Derin Devletin adamıyız biz diyor Durmuş Yılmaz'da öyle zaten diyor biz de bu konudaki düşüncelerimiz kamuoyuna aktaralım ki belki ufuk oluruz insanımıza. Türkiye ittifakı kuracak kişi kendine Devlet adamı pozu vermeye gerek duymamalı halkı değilse bile tanıyan, O'na; işte Devlet Adamı diyebilmeli hiç değilse kendisini tanıyanlar buna gerçekten inanmalı. Sahi Bahçeli'nin Derin Devlet üstelik en tepesi olduğuna inanan Genel Merkez de kimse var mıdır? İnanmış gibi gözüken dalkavuk demiyorum ama buna gerçekten inanan var mıdır?Diye soruyorum ben hiç ihtimal vermiyorum. Neyse bakalım İnşallah en yakın zamanda gerçek bir Türkiye ittifakı kurmaya muvaffak olabiliriz diyerek uzlaşmaya vede uzlaştırmaya hazır hale gelmemizi temenni ederek SON NOKTA'yı koyalım.