İsyanları Olan Bir Belediye Başkanı İstiyoruz!
Tarihi yazanlara ya da tarihin yazdıklarına baktığımızda tarihin tozlu sayfalarında hep isyancılarla karşılaşırız. Hz. İbrahim’in Nemrut’a isyanı, Hz. Musa’nın Firavun'a isyanı, Hz. Hüseyin’in Yezid'e isyanı, Fatihin Bizans’a isyanı, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın işgale ve esarete isyanı aslında tarih seyrinde gördüğümüz yada okuduğumuz her olayda başrolü hep isyan ve isyancılar oynamıştır. Her isyanı altında yatan yada isyanın tezahürüne sebep olan hakikat ise, isyancı insanların içindeki bağımsız olma sevdasıdır. Bağımsızlıklarına düşkün olan insanlar, kendilerine yada içinde yaşadığı topluma esaret halkası takmışçasına birileri zulüm(haksızlık) etmeye kalkıştığında o insanların içinde ki bağımsızlık ateşi isyanlarını körükler ve ortaya çıkartır. Genelde de onların isyanı neticesinde tarih yazılmıştır.
Uşak tarihini bilip te İbrahim Tahta Kılıç’ı bilmeyenimiz yoktur. Padişahın işgalcilere karşı takındığı tavır ve tutuma isyan ederek padişaha başkaldıran ve Kuva-ı Milliye’nin önderlerinden birisi olarak tarihe gecen Tahta Kılıç’ı tarihe yazdıran isyanı neticesinde soyadına yansıdığı gibi Taht'a Kılıç çekme cesaretini göstermesidir.
Yerel seçimlere iki ay gibi bir kısa süre kaldığı şu günlerde yeni bir belediye başkanı seçecek olmanın heyecanıyla politika sahnesine gözlerini çeviren Uşak halkı, kendi içlerinde barındırdıkları bütün isyanlarını dile getirebilecek karakterde, isyan ettikleri sorun ve aksaklıkları giderebilecek projeleri ortaya koyabilecek heyecanda bu projeleri uygulayabilecek kararlılıkta ve kent insanının hak ettiği yaşam kalitesine ulaştırabilecek vizyonda bir belediye başkanı adayı görmek istiyor. Bu uğurda karşısına çıkabilecek bürokratik, siyasi engelleme girişimlerine Köroğlu’ca bir dik duruş gösterebilecek ve kentimizde Bolu Beyi misali olası bütün güzelliklere engel olmaya çalışan malum gruplara, benim yemeyeceğim aşın içinde taş çıksıncılara, ben yoksam tufancılara vs. karşı onurlu ve cesurca bir duruş sergileyebilecek gerektiğinde isyan edebilecek bir belediye başkanı adayı görmek istiyor. Zira her ne kadar görmezden gelinmeye çalışılsa da, kendilerini göstermeme yada gizleyebilme hususunda oldukça ustalaşmış Bolu Beyi sayısı hiçte azımsanacak sayıda değil diye düşünüyorum.
Yıllardır partilerde fiilen siyaset yapmadıkları halde politika sahnesinin tozunu yutmadığı halde, siyasi aktörleri ekonomik güçlerini ve nüfuzlarını kullanarak yönlendiren, hatta neredeyse tüm siyasi partilerin adaylarını belirleyen, kendilerini siyaset üstü görüp kişiliksizliklerini ve kimliksizliklerini bu partiler üstü tavırlarının altına bir şekilde gizlemeyi başaran, bütün protokol karelerinde en önde fotoğraflarda yer alan fildişi kulelerinden kentin yönetiminde söz sahibi olma gayreti içinde oldukları halde içlerinde Devlet adına, millet adına, Uşak adına en ufak bir kaygı barındırmayan malum çevrelerin (Uşak’taki Bolu Beyleri’nin) etkisinden, Kent Bürokrasisi’ni ve politikasını kurtarabilecek nitelikte bir Belediye Başkanı görmek istiyoruz. Bunu bir hikâye ile bağdaştıracak olursak; ‘’Köroğlu; Bolu Beyi’nin zulmünden bıkan halkın isyanını dile getirmek, kıyam etmek, başkaldırmak üzere dağlara çıkar. Bir grup isyancıyı da saflarına katmayı başaran Köroğlu, Bolu Beyi’ne karşı çok başarılı eylemlere imza atmıştır, yine çalıp söylediği türkü ve maniler ile bolu beyini hicvetmiş, çetin bir muhalefet örneği sergileyerek halkın isyanının sesi olmuştur ve bu durum Bolu Beyi’nin canını bir hayli sıkmaktadır. Bolu Beyi, Çamlıbel diye bilinen Köroğlu’nun meskenine defalarca baskın planlasa da muvaffak olamamış, Köroğlu’nu ele geçiremediği gibi yok da edememiştir. Bu arada Bolu halkı Köroğlu’na karşı içten içe muhabbet duymakta kendisi ile birlikte olmasa da Köroğlu’na zaman zaman erzak yardımı göndermektedir. Bir gün Köroğlu alışveriş için, Bolu pazarına gelir, tabi ki kendisini tanıyan halk da bir sevgi ve itibar gösterisi ile karşılaşır. Her ne ise bu arada Köroğlu’nun pazara indiğinin haberini alan Bolu Beyi, askerleri ile birlikte pazar yerine gelir.
Bu sırada halk Köroğlu’nu bir sepetin içine saklar. Bolu Beyi bütün pazarı arasa da Köroğlu’nun izine rastlayamaz. Pazarda bulunan halka türlü tehditler ve eziyetlerde bulunsa da halk kendi kahramanını Bolu Beyine teslim etmez. Rivayet bu ya o gün Bolu Beyi orda bulunan yüzlerce insanı falakadan geçirir de Köroğlu’nun yerini yine de kimseden öğrenemez."
Bu hikâye de yaşandığı gibi Uşak halkı gerektiğinde isyanını dile getiren, Bolu Beyi ya da Bolu Beyleri'ne meydan okuyarak hakkını arayan zulme başkaldıran Köroğlu sunu sepetin içinde değil kalbinin en derinliklerinde saklayabilecek bir özelliğe ve cesarete sahiptir. Tarih sahnesinde bunu defalarca ispat etmiş olan büyük bir milletin parçası olan Uşak halkı artık nakıs tarihine son verecek, kendisini Ankara başta olmak üzere bütün dünyada en güzel şekilde temsil edecek yöneticiler beklemekte. Şeytanın bacağını bu seçimlerde kırarak, doğru Belediye Başkanını seçmek ümidiyle her şey gönlünüzce olsun.
Mutlu kalın...

uşakta akp arkasında devleti alarak seçime hazırlanıyor,mhp kendisi gibi olmayanları yanlış ithamlar ediyor,chp bol laf az işle tartışmalarla vakit geçiriyor..seçimi yazarımızın dediği gibi uşakta farklı projeler yapılmalı diğer illerin yapmadığı...ali erdoğan gibi 2 sene yatıp son 3 sene faaliyete başlamamalı...ve adayların icraatları 30 mart itibariyle sokaklarda dolaşmalı,makama gece oturup uşağın derdiyle ilgilenmeyen başkan olmamalı..şimdiki gibi almanya turu yapmamalı...bunları göze alabiliyorsa başkan olmalı..yoksa bahane çooooooooooooook..

bu hanım kızımızın yazdıklarına birebir uyacağına söz veren belediye başkanına oyumu vereceğim. lütfen gencecik bir kızın dile getirdiği düşüncelerin içimizden geçenler olduğunu siyasettekiler ve devlet kurumlarının başındakiler bilsinler. evet belki yazar kadar güzel dile getiremeyebiliriz ama yazarın yazdığının altına imzamızı atabiliriz. işte ben atıuyorum bir emekli öğretmen olarak gurur ve onur duyarak bu yazıların hepsinin altına imza atıyoruz. bu arada yazar kızımıza aferin diyor not olarakta on üzerinden on veriyorum.

ibrahim tahta kılıç deil.. lütfen doğru yazın... ibrahim tahtakılıç... soyisim birleşik.. öyle köşe yazısı yazmak için uşak ın değerlerini yozlaştırmayın...

aradığınız aday ali. mhp'ye isyan etti istifa etti,akp'ye gitti kabul görmeyince isyan etti,chp'ye gitti aday yapılmayınca isyan etti şimdide hazım abisinin zorlamasıyla dp'den aday olacakmış ama bence ali hazıma da isyan edecek aday olmayacak

yazı dizinizin sanırım 5.si bu ama okuduklarım arasında hepsi çok güzel olmakla birlikte bu en iyisi diyebilirim. evet biz isyanlardayız ve isyanımızı görmezse adaylar sandığa gitmeyeceğiz. u

yazarı biraz saçmalamış gördüm doğrusu... birşeyleri birbirine bağdaştırmak zorunda kalmış ama maalesef giriş, gelişme güzel iken belediye başkanlığı ile sonuçlandırmak isteyince çorba olmuş gibi...

usak yıllardır bahsettiğiniz başkanı ariyor maalesef görünen o ki arayışına devam edecek
başarılarınızın devamını dilerim pınar hanım ağzınıza sağlık çok doğru şeyleri gündeme getirdiniz.