Geçtiğimiz aylarda Türkiye’de ilk kez Uşak’ta düzenlenen ve farklı ülkelerden birçok sporcunun katıldığı Avrupa Okçuluk şampiyonasının ardından; okçuluk kültürünün Uşak’ta bilinçli ve sistemli bir şekilde yaygınlaşması ve ata sporumuzun unutulmaması için Atatürk Kültür Merkezinde konferans düzenlendi. Uşak Belediyesi ve Türk Ocaklarının ortaklaşa düzenlediği konferans Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Önder Yıldız, İç Denetçi Kazım Dikmentepe ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşti. Konferansa Dünya Okçuluk Federasyonu Başkan Yardımcısı Zafer Metin Ateş ve Okçu Bilal Hayri Doğan konuşmacı olarak katıldı.
Türk Okçuluğunu canlandırma hareketindeki avantaj ve dezavantajları anlatan Ateş:”Türk Okçuluğunu yeniden canlandırma çalışmaları içerisine girdiğimizde aslında bunun bizim çapımızı aşan ve asla profesyoneli olmadığımız bir alan olduğunu gördük. Fakat ne ilginçtir ki asıl meslekleri yazılım mühendisi, kardiyovasküler cerrah, diş hekimi, teknik ressam vb. pek çok değişik meslek dallarından olan bu topluluk dışında bu konunun başka ilgilisi ve profesyoneli de yoktu.
Bu nedenle bazı doğru sonuçlara ulaşana dek, tüm bilgi kırıntılarını toplamak, defalarca deneme yapmak, normalden çok daha fazla yanılmak ve her defasında usanmadan yeniden baştan başlamak gerekti. Sözgelimi yay üzerine ciddi araştırmalar yapan Dr. Aksoy’un boynuz ve ahşabın yapıştırma yüzeylerindeki konveks/konkav yapının nedenlerini yorumlaması için antik yayların bilgisayarlı tomografi görüntülerini çekmesi gerekti. Ya da doğru başparmak bırakışı tekniğinin yerine tam oturması için, çevirisi 2009 yılında tamamlanan ve bu makalenin yazıldığı tarihte baskıya giren Kavsname adlı eserin yeni yazıya çevrilmesi gerekti.
Diğer taraftan bu amatör grubun yaptığı hemen her çalışma, okçuluk literatürüne akademik değeri yüksek katkıların olmasını sağladı. Bu yönü ile sözgelimi ülkemizin tarih alanında uzun yıllar çeşitli konularda ciddi araştırmalar yapanların, okçuluk konusunda hemen hiçbir bir yayınına rastlamak mümkün değilken, amatör bir ilgilinin yaptığı bir çalışma hem özellikle savaş tarihinin anlaşılmasına ışık tutarken hem de değindiği konuda yazılmış tek makale olabilmektedir.” dedi.
Okçuluğu ilgi çekici hale getireceğiz
Okçuluk mirasını canlandırma gayreti içinde olan Ateş; İnsanların en hoşlanacağı nokta üzerinde çalışarak, konunun oldukça çeşitli ilgi alanlarını yönlendiriyor olmasıdır. Çünkü hemen her özgün okçuluk ekolünde malzeme, teknik, tarih ve diğer pek çok alanın uzmanlığına giren konular vardır. Sadece malzeme başlığı bile kendi içinde üretim, işleme, yeniden yapım vb. pek çok mühendislik alanındaki bilgi ve çalışmayı gerektirir. Bu nedenle sözgelimi ülkemizin bazı orman ürünleri fakültelerinde yaylık akça ağacın fiziksel özellikleri üzerine araştırmalar yapılmakta, biz de bunlara destek olmaktayız. Geleneksel Okçuluğun, başka hiçbir alanda olmadığı kadar, üniversitelerde ve eşdeğer akademik araştırma kurumlarında yer alan hemen her bölümün araştırma alanına girecek bir konu başlığı barındırdığı ilginçtir ve gerçektir.
Olaya Türk Okçuluğu açısından baktığımızda, ünlü menzil atışları ve inanılmaz mesafelere ok atan okçuların efsaneleri, bunların rekorlarının yazdığı sicil defterleri ve anıt menzil taşları, bu atışları mümkün kılan ve dünyanın en iyi kompozit yaylarından biri olarak kabul edilen Türk Yayı vb. pek çok renkli konu başlığı bize okçuluğun ne kadar alana yayıldığını gösteriyor.” diyerek okçuluğu genel kavramlarla anlattı.
Konuşmacılardan Bilal Hayri Doğan da yay ve okun yapılışı hakkında bilgiler verdikten sonra salonda yaptığı ok atışlarıyla izleyenleri adete mest etti. Kısa şovuyla beğeni toplayan Doğan:” Okçuluğu herkesin yapabileceğini, yeter ki içimizde ki o enerji bu yönde kullanalım” dedi. Ayrıca Ocak ayının ortalarına doğru okçuluk kursu açaçakları müjdesini de verdi.
Konferansın sonunda konuşmacılara Kazım Dikmentepe ve Önder Yıldız birer plaket takdim etti.
bu. haberi hic. semiyom