Uzun bir süredir, yazılarından zaman bulamayarak kamera karşısına geçmeyen Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu, Vedat Orhan'ın sunduğu programda gündeme bomba gibi düşecek değerlendirmeler yaptı. Süreç ve yaşananlarla ilgili farklı bakış açıları getiren Çavuşoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:
Referandum, Başkanlık Sistemi tartışmalarıyla ihanete ortak olmuş oluruz!
Başkanlık Sistemi mevzusunu, birinci madde şu nedenle; üçüncü madde bu sebeple, sekizinci madde şu gerekçeyle yanlış olduğu için hayır diyoruz gibisinden; bu üslupla yapılan eleştirler bile; yani milleti bu tartışmanın içine sokarak, tasarıya meşruiyet kazandırmaya çalışanlara bilerek ya da bilmeyerek ihanet içerisinde... Çünkü bu tartışmalarla, Türk Milleti'nin kodlarıyla oynanıyor!
Yapılması gereken sistem değişikliği değil; ülkenin gerçek sorunlarına eğilmek!
Bakalım 2002'den beri olanlara... O günlerde Avrupa Birliği'ne girmek için olağanüstü çalışmalar verildi, fonlar ayrıldı, büyük paralar aktarıldı, yüzlerce taviz verilmiş, şimdi gelinen nokta ne? Başbakan'ın deyimiyle "giren de pişman girmeyen de pişman" diyerek dalga geçiliyor. AB dağılma noktasına geldi. Biz o zamanlar söyledik dinlemediler; hadi bizi dinlemediler; Prof. Dr. Haydar Baş söyledi, biz de zaten ondan duyduk; onu da mı duymadınız?
Peki ya BOP? Dönemin Başbakanı Erdoğan, BOP'un eşbaşkanı olduğunu söylediğinde; çıkıp da mecliste "böyle bir bölünme haritası çizilen; Büyük İsrail projesi denilen bu projeyle ilgili, çıkıp da bir milletvekili, bu nasıl olur diye tepki gösterip, konuşma yaptı mı? Dile getirdi mi bunları? BOP'un geldiği yer ne peki? Ortadoğu kan gölüne döndü, Türkiye mülteci akınına uğradı, bölgede terör olayları arttı!
Açılım politikasına gelelim. Dün, Apo için "barış güvercini" diyen bir adam, bugün Apo için vatan haini diyerek, "Apo hayır diyor" diyerek, "bu vatan haini hayır diyor, o yüzden vatanseverler olarak Ak Parti'de toplanıyoruz" diyor. Sen misin vatansever?
Tuğrul Türkeş diye biri var; MHP Genel Başkan Yardımcısı iken "Türkiye'nin silahları IŞİD'e gitti diyor" yemin ederek; şimdi aynı adam, terör örgütüne yardım ettiler dediği iktidar partisinden Milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı ve Milli Güvenlik Kurulu'na katılan bir isim? Bu adama nasıl güveneceğiz biz MGK'da? Aynı şeyi Kılıçdaroğlu da söylüyor? Peki yapılan ne?
Bunlar ve benzeri bir sürü örnek varken; bu şekilde "çalışan bir meclis ve milletvekilleri" ile mi değişiklik yapacağız, bunlara mı güveneceğiz?
TBMM'nin millete getirmesi gereken şey bu tasarı değil; işsizliktir, açlıktır; atanamayan öğretmenlerdir; 3 taraflı denizlerle çevirili, her türlü madenin çıktığı, en verimli toprakların bulunduğu, 4 mevsim güneş de gören, yazı da kışı da yaşayan, en verimli rüzgarların olduğu; insanların bırakın açlığı, fakir olmaması için hiç bir neden yokken, sefalet içine atılmışlıktan nasıl kurtuluruz diyerek çözümler getirmesi gerekir!
15 Temmuz Darbesi diye bir olay yok. Bundan Sayın Cumhurbaşkanı'nın haberi var mı yok mu bilmiyorum; çünkü kendisi Bahçeli aracılığıyla bir orgenalden teyit ettiği söyleniyor. E o zaman burda AKP'liler neden kaçtı, kaçıyordu o gece? Daha sonra aradılar tabii, "dönün darbe falan yok" dediler, o an döndüler. Biz neden kaçmadık? Ekşi yemedik ki karnımız ağrısın!
İşte darbe bahanesiyle Askeri Okullar kapatıldı, Askeri Hastaneler Sağlık Bakanlığına devredildi vs... FETÖ Atatürk düşmanı değil mi, Atatürk ve Cumhuriyeti'ne karşı değiller mi? Bu yüzden Genelkurmay Başkanı'nın boğazını sıkıp esir almadılar mı? Peki aynı Genelkurmay Başkanı, tescilli bir Atatürk düşmanını neden ziyaret etti?
FETÖ bir ihnet şebekesi midir? Darbe yapmasalar bile, evet ihanet şebekesidir! Ama bu darbe dedikleri şey, bana göre tamamen mizansendir. Ha bu mizansen yine FETÖ'cülerin eseridir, FETÖ'cüler kullanılarak yapılmıştır, o ayrı mesele! Sonuç olarak iyi mi oldu gelinen nokta, iyi oldu! Türkiye FETÖ ile yüzleşti ve bu şebekeden kurtulma yoluna gidildi. Temizlik başladı.
Şimdi de CHP'li vekile 1 milyon 200 bin lira fatura geldiğini konuşuyorlar. Türkiye'den Avrupa'yla konuşmanın bedeli bile bu kadar etmiyor. Şöyle örnek vereyim, en fazla tutarı olan hattan bile Avrupa'yla görüşmenin dakikası 5 TL. 1 ay boyunca aralıksız Avrupayla konuşulsa, geceli gündüzlü hem de, gelecek fatura 250 bin lira! Ama nedense bu saçma yalanı göz göre göre dillendiriyorlar, muhatap CHP'li vekil de nedense itiraz etmiyor, CHP'den hiç kimse de çıkıp sormuyor; nerede bu fatura, böyle olmaz, diye!
FETÖ soruşturmasının gittiği yer iyi değil!
17-25 Aralık'ın hemen ardından başlatılan soruşturmaya tiyatro demiştim. Bir kaç AKP'li, başka bir kaç AKP'liyi şikayet etmiş demiştim. Şimdi gördük, mağdur ve sanıklar şikayetlerinden çekildi. Neden? Soruşturmanın savcısının da ilk iddianameden sonra görülen davayla pek ilgilenmediği söyleniyor. Sonuç, dediğimize gelmiyor mu?
15 Temmuz'dan sonra başlatılan soruşturmaya gelince; soruşturmayı yürüten savcının yine görevinin değiştiği söyleniyor. Nedeni de bilinmiyor. Operasyonlar ve soruşturmayla ilgili hiç bilgi verilmiyor. Kimin neyle suçlandığı, net net halen bilinmiyor. Kimseyi savunmuyorum; hatta belki de asıl suçlanması gerekn suçlarla suçlanıp suçlanmadığı merak ediyor millet!
Gelelim Rektör Çelik'e... Sait Çelik, Rektörlüğe ilk olarak Abdullah Gül tarafından atandı. Ardından 17-25 Aralık'tan sonra yapılan rektörlük seçiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atandı. FETÖ'cüyse neden atadı? Ve şimdi tutuklu; eğer FETÖ'cüyse neden halen görevden alınmadı?
Gelinen noktada, bu soruşturmanın iyi bir yere gitmediği de görülüyor. AKP içerisindeki FETÖ'cüler bir taraftan baskı yapıyor, üzerlerine gelinmemesi için; AKP içindeki FETÖ'cü olmayan kitle de üzerlerine gidilmesi için baskı yapıyor; dolayısıyla çok da ileri gidilemiyor soruşturmada...
17-25 Aralık'ın milat olmasının bir önemi yok; eğer daha önceden de örgüt yapısından haberdarsa!
FETÖ soruşturmasında 17-25 Aralık milat kabul ediliyor ama; e adam bu yapının suç işlediğini ve örgüt olduğunu biliyorsa ve kendisi de örgüt bilinciyle ve bu mantıkla hareket ediyorsa; 17-25 Aralık'tan sonra vazgeçti diye bu adam suçsuz mu olacak?
15 Temmuz, başkanlık sistemine geçiş için hazırlanmış bir mizansendir!
Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu, bomba gibi tespit ve analizlerle gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu; 15 Temmuz'dan Anayasa Değişikliği'ne; CHP'li vekile ait olduğu söylenen trilyonluk faturadan FETÖ soruşturmalarına değin pek çok konuda düşüncelerini dile getirdi.
02 Şubat 2017 Perşembe 09:23

sait çelik neden halen görevden alınmadı? sayın çavuşoğlu eksik bilgilendirme var kanuna bakmanızı ve ona göre yorum yapmanızı tavsiye ederim.