Programı hazırlayıp sunan Mustafa Yüce’nin ilk sorusu CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Ali Rıza Tufan’ın, CHP İl Gençlik Kolları seçimi ile ilgili yapmış olduğu faceebok paylaşımı ile ilgili oldu. Konuyla ilgili cevap veren Tufan; Sosyal medyada CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı ile ilgili yapmış olduğu paylaşımla ilgili, CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı bir yazı göndermiş bizden ve partiden habersiz kendi MYK’sının haberi yok yayınladığı genelgeden onlar bile şaşırıyorlar. Kendileri diğer illerdeki muhalif gördüğü herkese aynı çalışmada bulunmuş.Olası büyük genel kongrede kendisine oy verecek delegeyle gelmeyecek gençlik kolları başkanlarından habersiz kendi belirlediği tarihte kongre süreci başlatmıştır.Bir nevi kendi delegelerini hazırlamış bizim hiç haberimiz yok.Partideki sekreterin haberi yok whatsapp dan bir genelge yollamış ona göre partide bir seçim yapmaya kalktılar.Önemlide değil zaten yapsınlar biz böyle bir düzenin içinde olmayız zaten dedi. Sözlerine devam eden Tufan daha önceki programda nasıl bir gençliğin geleceğini, partideki gençlik kolları yönetiminde avukatların, mimarların, mühendislerin olması için çok önemli bir çalışma yaptığımızı söylemiştik. Ancak yaşanan süreci kenara gelip şöyle seyrettiğimiz de, meydandaki gençlere baktığımızda birbirleri ile olan diyaloglarına yöntemlerine baktığımızda boş verelim gerisini; Benim yapmış olduğum paylaşımların altına attıkları saçma sapan yorumlara baktığınız zaman anlarsınız. Böyle bir zemin de henüz siyasete ısındırmak için uğraştığımız bu arkadaşları sürece dahil etmeye hiç gerek yok. Gençlik Kolları Genel Başkanın böyle yaptığı bir yerde ildeki düzende aynı olur gençlik kollarındaki düzende aynı olur değişen hiçbir şey olmaz. Zaten bu anlayışta bir ana kademe yönetimi ile bizim kuracağımız Gençlik Kolları da uyum içerisinde çalışamaz çünkü çalıştırmazlar. Seçimlere hiçbir şekilde dahil olmadığını belirten Ali Rıza Tufan buradaki sürecin ciddi anlamda çok kötü bir süreç olduğunu ve insanların buradaki süreci belaltı vurarak seçimi sürdürmeye çalıştığını söyledi.
Daha sonra Mustafa Yüce tarafından kendisine sorulan soru üzerine Uşak'ın siyasi kulislerine ve yaşanan gelişmelerine ilişkin değerlendirmelerini aktaran Gazeteci Yazar Nurullah Çavuşoğlu; CHP'de geek il ilçe kongrelerinin gerekse gençlik kolları kongresinin şaibeli ve gayri ahlaki denilebilecek yöntemler ile üstelik üyeden basından ve halktan kaçırılarak yapılmak istendiğine dikkat çeken Çavuşoğlu daha önce Gençlik Kolları Başkanı Ali Rıza Tufan'a parti binasının anahtarını bile vermeyen CHP İl Başkanı Ali Karaoba'nın şimdiki gençlik kolları oluşumunu yapmaya çalışan ve öteden beri Ali Rıza Tufan'ı devirmek için bir çok gayri ahlaki yönteme başvurduğu bilinen gençlere parti binasının anahtarını verdiği gibi kendi özel ofisinin anahtarını bile veriyor ve kendi çalışma ofisinde çalışmalarını sağlıyor. O zaman bu tezat nedir? Niçin Gençlik Kolları Başkanına verilmeyen destek bu gençlere verilmekte? Bu sorunun cevabı şu Ali Rıza Tufan kimsenin adamı olmaz. Ali Rıza Tufan bir bardak rakıya bir biraya kendini satacak karakterde birisi değil. Ama şimdi yardımcı oldukları mizansen kurmaları için destek verdikleri gençler bu söylediğimiz karakterde insanlar. O zaman niyet çok açık ortada siyasetçiler kendilerinin kullanabileceği insanların siyasette olmasını istiyorlar. Ali Rıza Tufan'ın bahsettiği ekip sahneye inseydi ne diyerek oy isteyecekti gençlerden? Kendi projelerini anlatacaklardı. Hangi kaynaklar ile neler yapmayı hedeflediklerini aktaracaklardı ve kendi belirledikleri ikna yöntemleri ile gençlerin desteğini isteyeceklerdi.Peki bu arkadaşların projesi ne? Hiç koskoca bir HİÇ. Gerçi ana kademe il başkanı adayı Avukat Coşkun Mavioğlu'nun projesi varmış taahhüt etmiş Milletvekilliğine aday olmayacakmış. Sanki çok matah bir şey gibi ilan etmiş. Sen zaten Milletvekili olamazsın ki Sana bu insanlar oy vermez ki. Delege verebilir bilemem ama halk biliyor Mavioğlu'nun nasıl bir insan olduğunu. Ama delege verebilir bak. Çünkü bu dönem delege olan arkadaşlar zaten menfaat karşılığı seçildiği ve menfaat karşılığı oy vereceği konuşulduğu halde bu listeye yazılan arkadaşlar. Bakın bu iddiayı dile getiren her hangi birisi olsa dersin ki ciddiye almadık. Ama bu iddiaları bir parti yöneticisi bizzat kendi face sayfasında yaptığı paylaşımlar ile dile getirdi. Sizce bu delege yada menfaat sağladığı iddia edilen Milletvekili Yalım neden bu paylaşıma itiraz etmedi hiç? Arkadaş sen kimi kastediyorsun hepimizin ismini niye zan altında bırakıyorsun? Kimse rüşveti vereni de alanı da açıkla diye sormadı? Cumhuriyet Halk Partisi Delegesi her şeyden önce onuruna ve izzetine düşkün olur. Niçin isimlerinin şaibe ile rüşvet ile anılmasına seyirci kalıyorlar acaba? Böyle bir delege böyle bir adaya oy verebilir ama halk vermez emin olun. Herkes biliyor Mavioğlu'nun sevilen bir isim olmadığını. Hem Mavioğlu CHP'limiymiş? O siyaset yapar mıymış? Mavioğlu kim CHP kim ayrıca? Üye olduğunu bile sanmıyorum partiye. Acaba hangi tarihte üye oldu? Nadi Sancar'a gelince sizce kim Nadi Sancar'ın yönetimine girer. Bir tane kalbur üstü diyebileceğimiz insan kalmayacak bu gidişle yönetimlerde. Sancar^'ın yönetimine Özgür Uğur girer mi? Avukat Güven Özkan girer mi mesela? Mühendis Yada Ahmet Yılmaz, Mimar Gökhan Ulusoy girer mi? Bakıyoruz işte partilerin yönetimlerine ne iş yapmış? Hangi işte başarılı olmuş? Tanınırlığı birikimi backroundu halk arasındaki popülaritesi ne? Kimi İşsiz, kimi gece bekçisi, kimi işçi emeklisi, yanlış anlaşılmasın kimseyi gelir grubundan yada mesleğinden dolayı küçümsemiyorum. Elbette öyle insanlardan da yönetimde insan olmalı. Ama hepsine yakını bu şekilde insanlardan oluşunca problem çıkıyor. Düşünün aidat veremeyecek insanların yönetimde işi ne? Ne katabilir sizce partisine? Bütün partilerde durum aşağı yukarı aynı AKP'de ve MHP'de yönetimlere bakın bakın CHP'nin yeni oluşan Merkez İlçesine kaç tane kalbur üstü diyebileceğimiz sevilen saygın insan var? Yok denecek kadar az? Yönetime girecek insanın rüştünü ispat etmesi lazım? Partiyi yönetmeden önce hiç değilse küçük çaplı bir işletmeyi yönetmesi yönlendirmesi lazım mesela. Yada mesela a şıkkı meslektaşları arasında b şıkkı mahallesinde c şıkkı okuduğu okulda siyasi etkisi altında insan bulundurması gerek yönetime yazılacak kişinin. Neyse bu konuda söyleyeceklerim bunlardır.
Gazeteci Mustafa Yüce'nin peki Nurullah Bey MHP ve AKP'de neler oluyor? Sorusu üzerine Çavuşoğlu aslında hiç bir partide hiç bir şey olduğu yok. Daha doğrusu kayda değer hiç bir şey yok. Daha önce AKP İl Başkanının Belediyeden maaş aldığını gösteren bordroyu yada belgeyi biz yayınlamıştık. Adam utanıp sıkılmadan bizi dava etmişti. Kimlik bilgilerimi ifşa etmişler diye. Şimdi de MHP'nin İl Başkanının belediyeden yada UTAŞ'tan adı neyse maaş aldığının belgesini yayınladı Kazım Şen. E şimdi AKP İl Başkanı Belediyeden nemalanırsa, MHP İl Başkanı ha keza öyle. CHP'deki durum da aynı, Özkan Yalım'ın Cahan ile ortak işler çevirdiğini herkes biliyor bunu il başkanı bile söylüyor artık. İyi Parti desen orada da zaten Menzilci Nakşibendi Ali Kurt o zaman ne kaldı? Saadet Partisi desen sesi çıkamıyor mesela. Ortada parti kalmadı. Hepsini belediyeye bağladılar. Böyle demokrasi mi olur? Bütün partiler tek merkezden yönetiliyor. Ama bu partilerin hiç birisinde halk yok bakın şu anda. Hiç bir siyasi parti kalabalıklara yön veremez hale geldi. Peki ne olur? Cevap vereyim bu partilerden birisi aklını başına alır şu ortamda iyi bir merkez ilçe yönetimi kurar, iyi bir Merkez İlçe Başkanı bulur, toplumca sevilen iyi bir İl Başkanı bulur iyi bir il yönetimi oluşturur. Sonra da çok iyi bir ekiple çok iyi bir adayla çıkar meydana seçimleri yani belediyeyi alır gider. Yada Millet siyasete böyle ilgisiz şekilde devam ederse işte böyle rezil tablolara ile karşı karşıya kalırız nihayetinde de siyaset kurumu tamamen çöker. Siyaset çökerse eğitim çöker adalet çöker, tarım hayvancılık ne varsa hepsi çöker. Bu yüzden acilen Parti Genel Merkezlerinin duruma müdahale etmesini bekliyoruz. Tabi böyle bir müdahale olur mu olmaz mı? Yoksa meydan bu şekilde AKP'ye terkedilir ve millet bunu yutar mı? Yaşayıp öğreneceğiz şeklinde cevap verdi.
Belediye Başkan yardımcılıklarında yapılan değişikliklere de değinen Gazeteci Çavuşoğlu; düşünebiliyor musunuz? Başkan yardımcısı değişikliği yapılıyor, başkan yardımcısı olan kişi "Artık Başkan benim" der gibi hareket ediyor ve başkan yardımcılarından sorumlu genel koordinatör olduğu söyleniyor kısaca Nurullah Cahan'ı başkan yardımcısı pozisyonuna itmeye kendisini de başkanlığın üstünde adeta bir omdusmanlık makamına oturtmaya niyetleniyor. Cahan cephesinden gelen haberler ise tam tersi; Ufuk Uğur'un aslında görevden alındığını ama bunun henüz kendisi dahil hiç kimseye söylenmediği yönünde duyumlar geliyor. Yani Ufuk Uğur^'u harcamak için başkanın böyle bir ayak oyunu oynadığı konuşuluyor. Şu rezalete bakın ki birisinden beklenen Başkanı satmak diğerinden beklenen ise her türlü tepki toplayacak işi üzerinden yürütmeye yada üzerine yığarak yaptırmaya çalıştığı Başkan Yardımcısının üzerine yığıyor. Herhalükarde birisinin kellesi gitti gibi görünüyor. Ama ne olur bilemiyoruz tabi çünkü bunlar dün küfrediyorlar birbirine ertesi gün bir oluveriyorlar.Yaşayıp göreceğiz şeklinde konuşan halen kapalı olan ve dosyanın bomboş olmasına rağmen hala ısrarla kapalı tutulan Son Nokta Gazetesi ve çalışanlarının mağduriyetlerine de değinen Gazeteci Çavuşoğlu; bakın yanlış anlaşılmasın biz gazetecilik dışında işlerden de para kazanabilecek kabiliyette insanlarız ki isteseydik bu işi yaparken de çok zengin olabilirdik. Biz yapılan yolsuz usulsüz kanunsuz işlerden rahatsızlık dile getirmeseydik, en azından bu kadar üzerine gitmeseydik, biz de mevcut dikta heveslilerine az eğiliverip iyi geçinseydik zengin olabilirdik. O'nlar zannettiler ki gazetecilik gelirlerine el koyarsak kıpırdayamazlar yoksullaşır perişan olurlar o zaman bırakıp gitmek zorunda kalırlar. Hayır yanıldıkları nokta şu ki biz bu işi gerçekten ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz. Bu kavgayı bırakmamız için milletin kahir ekseriyasının bu mevcut düzene şakşakçılık etmesi lazım. Nurullah Cahan meydanlara 10Binleri yığabilse idi biz belki bırakabilirdik kavgayı çünkü Millete olan sevgimiz ve saygımız bitebilirdi bu durumda. Ama çok şükür ki Uşak halkı asla bunlara geçit vermedi ve yüz de vermedi. Asla istedikleri yığılmış kitlelere erişemediler. Uşak halkı bizi ilgiyle ve severek takip etmeye destek olmaya devam etti sağolsun. Hal böyle olunca bizim de kavgayı bırakıp gitmemiz yakışık almazdı. Bu yüzden zor şartlarda da olsa bu kavgayı verdik vermeye devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Taki şehirde adalet yerine getirilsin ve herkes olması gereken yere gitsin. Başkan bize Nemrut demiş nasıl bir mantık anlamıyorum. Herkesin icraatı ortada biz kime kötülük etmişiz kendisi dahil ki bize nemrut denilsin. Bizim kimseye bilerek isteyerek kötülük ettiğimiz vakıa değildir. Ancak kendisinin başta belediye personeli olmak üzere insanlara ne kadar çok kötülük ettiği kamuoyunun malumudur. O halde sen kimsin ki bana nemrut diyorsun? Sen Nemrut'u bilir misin? Hiç okudun mu? Ders kitabı dışında iki kitap okudun mu? Bize biz müsade etmediğimiz için selam veremeyen tanıdıklarımız vardır. Ama bizi tanıyan hiç kimse bize bana selam verme demedi diyemez şeklinde sözlerini tamamladı..
AKP'yi ve Belediyeyi, Cahan ekibi dağıttı ama Muhalefette hala çıt yok, kimsenin adamı olmadıklarını ispatla meşguller
Uşak Haber Merkezi köşe yazarlarından Mustafa Yüce'nin hazırlayıp sunduğu 'Şehre Yüce'den Bakış' programına konukları Gazeteci Yazar Nurullah Çavuşoğlu ve CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Ali Rıza Tufan oldu. Prgramda siyaset ve bürokraside yaşananlarla ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulunulurken, beklenen gelişmeler ile ilgili bilgiler verildi.
24 Aralık 2017 Pazar 21:56

iktidar muhalefet belediye adliye elele bi çavuşoğlunu susturamadılar aldıkları netice ortada halk anladı bunların ne mok olduğunu ve hepsinin derdinin nema ve şahsi çıkar olduğunu. helal be çavuşoğlu valla helal olsun.