Gazeteci-Yazar Mustafa Yüce’nin hazırlayıp sunduğu Şehre Yüce’den Bakış programında Uşak siyasetinde son günlerde gündemi meşgul eden konular masaya yatırıldı. Siyasi analizleri ile farklı bakış açıları sunan ve siyasetin farklı pencerelerinden bakma imkanı tanıyan Gazeteci- yazar Nurullah Çavuşoğlu’nu konuk eden Yüce, Çavuoğlu’na geçtiğimiz günlerde verdiği röportajdaki Mehmet Altay ve Vali Ahmet Okur’un belediyeden bazı isimleri KHK ile FETÖ’den ihraç ettirdiği yönündeki belediyenin yaymak istediği dedikodularla ilgili son gelişmeleri, CHP’nin Genel Merkez ve yerel bazdakiçalışmalarındaki eksiklikleri ve tabanın beklentilerini, geçtiğimiz günlerde Uşak Haber Merkezi ofisini ziyaret eden Özkan Yalım ile yapılan görüşmenin içeriğini ve siyaset sahnesindeki gelişmeleri sordu. İşte Çavuşoğlu’nun açıklamalarından satırbaşları...
Milletvekili Mehmet Altay ve Uşak Valisi Ahmet Okur'un, Belediyedeki FETÖ ihraçları ile alakası yok!
İlk olarak geçtiğimiz günlerde Milletvekili Mehmet Altay ve Uşak Valisi Ahmet Okur’un da isminin geçtiği bir takım belediye kaynaklı iddialarla ilgili Altay ile yaptığı görüşmeye değinen Mustafa Yüce; Altay; konuyla ilgili hiç bir dahilinin olmadığını, bahsi geçen isimlerle bir kez dahi görüşmediğini ve tanımadığını, Uşak Valisi ile bu konuda hiç bir görüşme gerçekleştirmediğini ve OHAL kapsamındaki ihraçlarla ilgili kendisinin bir müdahalesinin olmamasının yanı sıra Uşak Valisi’nin de bu konuda bir dahili olduğunu düşünmediğini söyledi. Biz de kendisine bir önceki röportajımızda zaten bu konunun olası bir yanının bulunmadığını ve kendisinin de çekilmek istendiği ya da adının karıştırılmak istendiği olaya inanmadığımızı belirttiğimizi ifade ettim.” Şeklinde açıklamalarda bulunurken Çavuşoğlu da; Altay zaten polis değil, dedektiflik bürosu da yok. Kendisi hukukçu kimliği olan bir siyasetçi ve milletvekili. Dolayısıyla bu işlerle uğraşacak zamanı ve vakti de yok. Hal böyleyken Altay nasıl ya da hangi verilere dayanarak FETÖ’cü ilan edebilir ki o isimleri. Bakın ben gazteciyim, buna rağmen ismini hatırlamakta zorlanıyorum işten atılan müdürün. Ben gazeteci iken ismini hatılrmakta zorlandığım birisinin ismini Mehmet Altay emin olun ki hatılamıyordur.” Dedi.
Sorulması gereken soru; kim, neden ve kimden korunmaya çalışılıyor?
Burada kim, neden ve kimden korunmaya çalışılıyor? Sorusunun cevabını bulmak gerekiyor diyen Çavuşoğlu; korunan üç isim var bu kesin, bu isimler yargıdan korunuyor bu da kesin. Peki neden korunuyor? Neden koruyabilir? Babamın oğlu olsa korumam. Bakın adamın oğlunu alıyorlar sonra da tutuklayıp cexaevine gönderiyorlar. Adam ne oğlu gözaltındayken emniyetin önüne gidebiliyor, ne de dava sırasında adliye önüne gidiyor ne de cezaevine gidebiliyor. Bir de eğer gerçekten FETÖ’cüyse; hem korku var hem de kızgınlık var. Bir adam FETÖCÜ’yse, bu üğlkeye bu vatana ihanet eden bir örgütün içinde bulundaysa o kişi evladın olsa ne olur, hoş mu göreceksin yani. İhanet söz konusu ise; kardeş kardeşi korumuyorsa, ki eğer siz Belediye Başkanı sınız ya, sizin Fen İşleri Müdürü’nüz FETÖ’cü çıkmışsa bu sadece vatana ihanet etmemiştir ki, size de ihanet etmiştir, sizin de ayağınızın altını oymuş olması lazım. Siz bunu neden korursunuz, bunun cevabı açık.” İfadelerini kullandı.
Diyelim ki Uşak Haber Merkezi sizin çalışmalarınızı görmezden geliyor, peki halk da mı görmezden geliyor Nurullah Cahan?
Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan’ın geçtiğimiz aylardaki bir meclis toplantısında Uşak Haber Merkezi’ni ima ederek yaptığımız çalışmaları görmezden gelenler, haset edenler gibi bir ifade kullandığını belirten Yüce’nin hadi biz görmüyoruz halk neden görmüyor bu çalışmalar, neden hep mikrofonlarımızı uzattığımızda şikayetçi ve serzenişte bulunuyor yani Uşak halkında Cahan neden karşılık bulamıyor? Şeklindeki sorusuna Çavuşoğlu; Ali Erdoğan Belediye Başkanıyken birgün Belediyede aramızda bir gerginlik oldu ve ayrıldık akşamına Atapark’a geldi. Orada oturduk bana Atakule’nin politik dönüşü ne olur diye sordu bende ona; bende sen oranın ne olacağını bilmek istiyorsan önce niyetine bakacaksın. Eğer niyetin iyise; Allah buraya bir cazibe verir, insanlar buraya dolar taşar. Ama yok niyetin iyi değilse sen buraya ne yaparsan yap Allah buranın cazibesini kaldırır buraya hiç kimse gelmez. E Ali Erdoğan’ın niyeti kötüymüş demek ki; oraya ne giren var ne çıkan. Demek ki niyet birilerine para kazandırmakmış, toplumdaki algı da bu mu, evet bu. Nurullah Cahan’ın da şimdi yaptım dediği işlerde niyet iyi olsaydı akıbeti de hayır olurdu. Geçen seneki taşı sök, yerine asfalt at, ne amaçlıyor olabilirsin? Sonra laleli direkler var, vatandaş keşke yapmasaydın diyor onları görünce. Vatandaş senin yaparken ki niyetine bakıyor. Hizmet niyetiyle yapmış olsan, şehri güzelleştirmek niyetiyle yapmış olsan, kente katkı sunmak niyetiyle yapmış olsan Uşak halkı alkışlayacak zaten. Geçtiğimiz gün Erkan abi Özkan Yalım’a diyor ki biz övecek adam arıyoruz. E sen övülecek iş yaptın da biz övmedik mi? E şimdi sen Ali Erdoğan’la yan yana görürken ben nasıl öveyim? Sonuç olarak demek istediğim şu; iyi niyetle Nurullah Cahan bir iş yapsın ve altından kötü kokular çıkmasın bugün tüm yaşananlara rağmen eğer övmezsem adam değilim” ifadelerini kullandı.
Uşak halkının neredeyse tamamı sana hakaret eder noktaya geldiyse, insan haya eder, utanır çeker gider!
Cahan’a siyasi ömür biçmesiyle ilgili açıklamasına da değinen Çavuşoğlu; eylül ayı itibariyle Cahan’ın siyasi hayatı bitti demişti. Eylül sonu itibariyle siyasette Cahan var mı? Yok. Ak Parti bile yok siyasette, halkın içine inemez oldular. Demekki Nurullah Cahan’ın siyasi hayatı bitmiş, Belediye Başkanlığına devam ettiğini iddia ediyor. Ben neye Eylül sonu demiştim; bir işin bir gideri var. Benim siyasi tecrübeme göre bir insana Uşak halkının neredeyse tamamı hakaret eder noktaya geldiyse, kendi sosyal medya hesabındaki paylaşımının altına halk hakaret eden yorumlar yapar noktaya geldiyse o insan haya eder, utanır çeker gider. E var mı böyle birşey yok. Yapmadıysa benim suçum mu? Peki bugüne kadar neden hala görevde bu ne den bu kadar yolsuzluk iddiasına rağme alınmadı derseniz de bunu bana sormayacaksınız. Bu soruyu kim iktidarda ise, kim icra da bulunuyorsa ona soracaksınız” şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı'na benim getirdiğim eleştirileri MHP'li ya da AKP'li bir yazar kendi Genel Başkanı'na getirsin, alnında öperim o adamı!
Yüce’nin; CHP’yi eleştirmediği yönünde bazı haber ve yazıların da altına yorumlar geldiği, CHP’de Sezgin Tanrıkulu gibi isimlerin taban nazarında sıkıntı yarattığı, CHP’nin halka inemediği gibi konularla ilgili değerlendirmelerini sorduğu Çavuşoğlu; CHP’yi eleştirmediğimi söyleyenler bana haksız bir eleştiri getiriyor. Ben Genel Başkanı manşetten eleştirdim. Öncelikle şunu söyleyeyim; bana bu eleştiriyi kim getiriyor, AKP’li, MHP’li getiriyor. Sen Genel Başkanı’na benim yazdığım yazıyı yazabilecek bir MHP üyesi gazeteci göster alnından öpeyim seni. Yazamazlar demiyorum, yazarlarsa başlarına ne gelir ona bak diyorum. Benim Kılıçdaroğlu’na getirdiği eleştirileri hadi Bahçeli’ye yazsın da görelim, direk disipline verir, ihraç ettirir. AKP’de bırak yazmayı, Facebook’ta arkadaşına mesaj olarak bile eleştirel birşey yazamazsın. AKP’li avukat arkadaş bana diyor ki; biz seni kapıyı kapatarak dinliyoruz. Tablo malesef bu.” İfadelerini kullandı.
Halka inememe konusunda ben de CHP'yi eleştiriyorum ama CHP şimdilerde halka inmenin yöntemlerini deniyor ve farklı bir çalışma içerisinde!
CHP’nin halka inmediği yönündeki halkın yanı sıra tabanın da serzenişlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Çavuşoğlu; şimdi burada da halka inmenin yöntemlerini deniyor CHP Genel Merkezi. Bunu ne kadar başarıyor ya da başaramıyor. Medya bunu ne kadar veriyor ya da vermiyor bu da büyük bir etken. Bir de halkın siyasetçi göresi yok. Sadece CHP’liyi değil, halk artık siyasetçi görmek istemiyor. Bir yılgınlık, güvensizlik ve korku ortamı yaşıyoruz. Yerel bazda da CHP İl Yönetimi halka yeterli inemiyor bana sorarsan. CHP yönetimi Genel Merkez’İn gösterdiği istikamette çalışmalarını yürütüyor, Genel Merkez’İn verdiği ödevleri yerine getiriyor. Bugünlerde de seçimlerde sandıklara sahip çıkma adına bir çalışma yürütüyor. Sandık görevlisiyle, müşahidiyle, salon görevlisiyle birlikte üyelerinin neredeyse tamamına çalışmalara katmak adına, daha aktif roller vermek adına seçim günüyle ve süreciyle ilgili bir eğitime tabi tuttuğunu biliyoruz. Partiye gelen insanlar kendine bir muhatap bulmak istediğinde yönetim bu konuda da elinden geldiğince üyelere ya da halka cevap verebilecek, muhatap olabilecek isimleri partide bulunduruyor. Bunun bir de halkın hazır olması durumu var. Bu nedenle bu bir süreçtir ve ben CHP’den ümitvarım.” Diye konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi şemsiyesi altında birlik olabiliriz!
AKP’nin ülkeyi getirdiği mevcut duruma da değinen Çavuşoğlu; biz bundan memnun değiliz, ama Bahçeli bundan memnun. Hatta o Başkanlık sistemini getirelim, tek adama gidelim havasında. O halde bu durumdan şikayetçi olan insanlar nereye gidecek? Zaten bu anlamda ciddi bir alternatif olmadığından dolayı hep birlikte Cumhuriyet Hak Partisi şemsiyesi altında toplanma şansı arıyoruz. Bu imkanı Genel Merkez bize ne kadar sunar, ne kadar buna müsaade eder? Bu tartışılabilir ama ben Genel Merkez’İn üzerine düşeni yapacağından ümitvarım. CHP demokrasinin en iyi yaşandığı partidir. CHP yine bu ülkenin en köklü partisi mi evet. Bu açıdan da CHP’de birlik olabiliriz. Ortak değerimiz Atatürk’Ün kurduğu parti mi? Evet. Ülkücülerin Atatürk ile bir kavgası zaten yok hatta Başbuğ olarak kabul ederler. AKP’de Atatürk posterlerini astı Genel Merkez’e biliyorsunuz. Altı okun altında ekonomik, siyasi, sosyal bize ihtiyaç olan tüm görüşler kuşatılıyor mu? Elcevap evet.” Şeklinde konuştu.
Milletvekili Mehmet Altay ve Uşak Valisi Ahmet Okur'un, Belediyedeki FETÖ ihraçları ile alakası yok!
İlk olarak geçtiğimiz günlerde Milletvekili Mehmet Altay ve Uşak Valisi Ahmet Okur’un da isminin geçtiği bir takım belediye kaynaklı iddialarla ilgili Altay ile yaptığı görüşmeye değinen Mustafa Yüce; Altay; konuyla ilgili hiç bir dahilinin olmadığını, bahsi geçen isimlerle bir kez dahi görüşmediğini ve tanımadığını, Uşak Valisi ile bu konuda hiç bir görüşme gerçekleştirmediğini ve OHAL kapsamındaki ihraçlarla ilgili kendisinin bir müdahalesinin olmamasının yanı sıra Uşak Valisi’nin de bu konuda bir dahili olduğunu düşünmediğini söyledi. Biz de kendisine bir önceki röportajımızda zaten bu konunun olası bir yanının bulunmadığını ve kendisinin de çekilmek istendiği ya da adının karıştırılmak istendiği olaya inanmadığımızı belirttiğimizi ifade ettim.” Şeklinde açıklamalarda bulunurken Çavuşoğlu da; Altay zaten polis değil, dedektiflik bürosu da yok. Kendisi hukukçu kimliği olan bir siyasetçi ve milletvekili. Dolayısıyla bu işlerle uğraşacak zamanı ve vakti de yok. Hal böyleyken Altay nasıl ya da hangi verilere dayanarak FETÖ’cü ilan edebilir ki o isimleri. Bakın ben gazteciyim, buna rağmen ismini hatırlamakta zorlanıyorum işten atılan müdürün. Ben gazeteci iken ismini hatılrmakta zorlandığım birisinin ismini Mehmet Altay emin olun ki hatılamıyordur.” Dedi.
Sorulması gereken soru; kim, neden ve kimden korunmaya çalışılıyor?
Burada kim, neden ve kimden korunmaya çalışılıyor? Sorusunun cevabını bulmak gerekiyor diyen Çavuşoğlu; korunan üç isim var bu kesin, bu isimler yargıdan korunuyor bu da kesin. Peki neden korunuyor? Neden koruyabilir? Babamın oğlu olsa korumam. Bakın adamın oğlunu alıyorlar sonra da tutuklayıp cexaevine gönderiyorlar. Adam ne oğlu gözaltındayken emniyetin önüne gidebiliyor, ne de dava sırasında adliye önüne gidiyor ne de cezaevine gidebiliyor. Bir de eğer gerçekten FETÖ’cüyse; hem korku var hem de kızgınlık var. Bir adam FETÖCÜ’yse, bu üğlkeye bu vatana ihanet eden bir örgütün içinde bulundaysa o kişi evladın olsa ne olur, hoş mu göreceksin yani. İhanet söz konusu ise; kardeş kardeşi korumuyorsa, ki eğer siz Belediye Başkanı sınız ya, sizin Fen İşleri Müdürü’nüz FETÖ’cü çıkmışsa bu sadece vatana ihanet etmemiştir ki, size de ihanet etmiştir, sizin de ayağınızın altını oymuş olması lazım. Siz bunu neden korursunuz, bunun cevabı açık.” İfadelerini kullandı.
Diyelim ki Uşak Haber Merkezi sizin çalışmalarınızı görmezden geliyor, peki halk da mı görmezden geliyor Nurullah Cahan?
Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan’ın geçtiğimiz aylardaki bir meclis toplantısında Uşak Haber Merkezi’ni ima ederek yaptığımız çalışmaları görmezden gelenler, haset edenler gibi bir ifade kullandığını belirten Yüce’nin hadi biz görmüyoruz halk neden görmüyor bu çalışmalar, neden hep mikrofonlarımızı uzattığımızda şikayetçi ve serzenişte bulunuyor yani Uşak halkında Cahan neden karşılık bulamıyor? Şeklindeki sorusuna Çavuşoğlu; Ali Erdoğan Belediye Başkanıyken birgün Belediyede aramızda bir gerginlik oldu ve ayrıldık akşamına Atapark’a geldi. Orada oturduk bana Atakule’nin politik dönüşü ne olur diye sordu bende ona; bende sen oranın ne olacağını bilmek istiyorsan önce niyetine bakacaksın. Eğer niyetin iyise; Allah buraya bir cazibe verir, insanlar buraya dolar taşar. Ama yok niyetin iyi değilse sen buraya ne yaparsan yap Allah buranın cazibesini kaldırır buraya hiç kimse gelmez. E Ali Erdoğan’ın niyeti kötüymüş demek ki; oraya ne giren var ne çıkan. Demek ki niyet birilerine para kazandırmakmış, toplumdaki algı da bu mu, evet bu. Nurullah Cahan’ın da şimdi yaptım dediği işlerde niyet iyi olsaydı akıbeti de hayır olurdu. Geçen seneki taşı sök, yerine asfalt at, ne amaçlıyor olabilirsin? Sonra laleli direkler var, vatandaş keşke yapmasaydın diyor onları görünce. Vatandaş senin yaparken ki niyetine bakıyor. Hizmet niyetiyle yapmış olsan, şehri güzelleştirmek niyetiyle yapmış olsan, kente katkı sunmak niyetiyle yapmış olsan Uşak halkı alkışlayacak zaten. Geçtiğimiz gün Erkan abi Özkan Yalım’a diyor ki biz övecek adam arıyoruz. E sen övülecek iş yaptın da biz övmedik mi? E şimdi sen Ali Erdoğan’la yan yana görürken ben nasıl öveyim? Sonuç olarak demek istediğim şu; iyi niyetle Nurullah Cahan bir iş yapsın ve altından kötü kokular çıkmasın bugün tüm yaşananlara rağmen eğer övmezsem adam değilim” ifadelerini kullandı.
Uşak halkının neredeyse tamamı sana hakaret eder noktaya geldiyse, insan haya eder, utanır çeker gider!
Cahan’a siyasi ömür biçmesiyle ilgili açıklamasına da değinen Çavuşoğlu; eylül ayı itibariyle Cahan’ın siyasi hayatı bitti demişti. Eylül sonu itibariyle siyasette Cahan var mı? Yok. Ak Parti bile yok siyasette, halkın içine inemez oldular. Demekki Nurullah Cahan’ın siyasi hayatı bitmiş, Belediye Başkanlığına devam ettiğini iddia ediyor. Ben neye Eylül sonu demiştim; bir işin bir gideri var. Benim siyasi tecrübeme göre bir insana Uşak halkının neredeyse tamamı hakaret eder noktaya geldiyse, kendi sosyal medya hesabındaki paylaşımının altına halk hakaret eden yorumlar yapar noktaya geldiyse o insan haya eder, utanır çeker gider. E var mı böyle birşey yok. Yapmadıysa benim suçum mu? Peki bugüne kadar neden hala görevde bu ne den bu kadar yolsuzluk iddiasına rağme alınmadı derseniz de bunu bana sormayacaksınız. Bu soruyu kim iktidarda ise, kim icra da bulunuyorsa ona soracaksınız” şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı'na benim getirdiğim eleştirileri MHP'li ya da AKP'li bir yazar kendi Genel Başkanı'na getirsin, alnında öperim o adamı!
Yüce’nin; CHP’yi eleştirmediği yönünde bazı haber ve yazıların da altına yorumlar geldiği, CHP’de Sezgin Tanrıkulu gibi isimlerin taban nazarında sıkıntı yarattığı, CHP’nin halka inemediği gibi konularla ilgili değerlendirmelerini sorduğu Çavuşoğlu; CHP’yi eleştirmediğimi söyleyenler bana haksız bir eleştiri getiriyor. Ben Genel Başkanı manşetten eleştirdim. Öncelikle şunu söyleyeyim; bana bu eleştiriyi kim getiriyor, AKP’li, MHP’li getiriyor. Sen Genel Başkanı’na benim yazdığım yazıyı yazabilecek bir MHP üyesi gazeteci göster alnından öpeyim seni. Yazamazlar demiyorum, yazarlarsa başlarına ne gelir ona bak diyorum. Benim Kılıçdaroğlu’na getirdiği eleştirileri hadi Bahçeli’ye yazsın da görelim, direk disipline verir, ihraç ettirir. AKP’de bırak yazmayı, Facebook’ta arkadaşına mesaj olarak bile eleştirel birşey yazamazsın. AKP’li avukat arkadaş bana diyor ki; biz seni kapıyı kapatarak dinliyoruz. Tablo malesef bu.” İfadelerini kullandı.
Halka inememe konusunda ben de CHP'yi eleştiriyorum ama CHP şimdilerde halka inmenin yöntemlerini deniyor ve farklı bir çalışma içerisinde!
CHP’nin halka inmediği yönündeki halkın yanı sıra tabanın da serzenişlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Çavuşoğlu; şimdi burada da halka inmenin yöntemlerini deniyor CHP Genel Merkezi. Bunu ne kadar başarıyor ya da başaramıyor. Medya bunu ne kadar veriyor ya da vermiyor bu da büyük bir etken. Bir de halkın siyasetçi göresi yok. Sadece CHP’liyi değil, halk artık siyasetçi görmek istemiyor. Bir yılgınlık, güvensizlik ve korku ortamı yaşıyoruz. Yerel bazda da CHP İl Yönetimi halka yeterli inemiyor bana sorarsan. CHP yönetimi Genel Merkez’İn gösterdiği istikamette çalışmalarını yürütüyor, Genel Merkez’İn verdiği ödevleri yerine getiriyor. Bugünlerde de seçimlerde sandıklara sahip çıkma adına bir çalışma yürütüyor. Sandık görevlisiyle, müşahidiyle, salon görevlisiyle birlikte üyelerinin neredeyse tamamına çalışmalara katmak adına, daha aktif roller vermek adına seçim günüyle ve süreciyle ilgili bir eğitime tabi tuttuğunu biliyoruz. Partiye gelen insanlar kendine bir muhatap bulmak istediğinde yönetim bu konuda da elinden geldiğince üyelere ya da halka cevap verebilecek, muhatap olabilecek isimleri partide bulunduruyor. Bunun bir de halkın hazır olması durumu var. Bu nedenle bu bir süreçtir ve ben CHP’den ümitvarım.” Diye konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi şemsiyesi altında birlik olabiliriz!
AKP’nin ülkeyi getirdiği mevcut duruma da değinen Çavuşoğlu; biz bundan memnun değiliz, ama Bahçeli bundan memnun. Hatta o Başkanlık sistemini getirelim, tek adama gidelim havasında. O halde bu durumdan şikayetçi olan insanlar nereye gidecek? Zaten bu anlamda ciddi bir alternatif olmadığından dolayı hep birlikte Cumhuriyet Hak Partisi şemsiyesi altında toplanma şansı arıyoruz. Bu imkanı Genel Merkez bize ne kadar sunar, ne kadar buna müsaade eder? Bu tartışılabilir ama ben Genel Merkez’İn üzerine düşeni yapacağından ümitvarım. CHP demokrasinin en iyi yaşandığı partidir. CHP yine bu ülkenin en köklü partisi mi evet. Bu açıdan da CHP’de birlik olabiliriz. Ortak değerimiz Atatürk’Ün kurduğu parti mi? Evet. Ülkücülerin Atatürk ile bir kavgası zaten yok hatta Başbuğ olarak kabul ederler. AKP’de Atatürk posterlerini astı Genel Merkez’e biliyorsunuz. Altı okun altında ekonomik, siyasi, sosyal bize ihtiyaç olan tüm görüşler kuşatılıyor mu? Elcevap evet.” Şeklinde konuştu.
nurullah'cım bu haberden sonra kılıbık olduğunuda öğrendik.:)kayınvaliden fırçayıda yemişsin.:)