Akşam saatlerinde İstanbul'da Boğaz Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinde askerin yolu trafiğe kapatması ile başlayan sıcak gelişmeler ilk olarak TRT yayınının durdurulması ve ardından TRT'de yönetime el konulduğunun açıklaması yapılmasıyla devam etti. Yaşanan bu gelişmeler karşısında Cumhurbaşkanı, hükümet ve siyasilerden de açıklamalar geldi.
Ülke ve Uşak gündemi ile ilgili bütün konularda görüş ve öngörülerini ortaya koyan Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu da yaşanan bu gelişmeleri Uşak Haber Merkezi'nde değerlendirdi. Vedat Orhan'ın konuğu olan Çavuşoğlu konuşmasına; "Öncelikle Türkiye'de bir darbe girişimine ihtiyaç var mı bu soru sorulmalı. Bununla birlikte eğer bir darbe girişimi varsa halkı sokağa davet ederek bu darbeyi önlemeye çalışmak ne kadar mantıklı, sorularının cevabı aranmalı" şeklinde başladıktan sonra Vedat Orhan yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye'de ve Uşak'ta darbe girişiminin belirtilerini gözlemlemek maksadıyla Uşak'ın belli noktalarına gittiklerini; Jandarma, Emniyet, resmi kurumlar, siyasi parti binaları ve şehrin giriş çıkışları ile kentin önemli noktalarında hiç asker görmedikleri gibi, sadece bir kaç noktada polis ekiplerinin bulunduğunu, polislerden de Huzur 64 operasyonlarının devamı niteliğinde rutin uygulamalar yapıldığını öğrendiklerini belirtti. Orhan'ın anlattıklarının üzerine Nurullah Çavuşoğlu, hem ulusal haberlerden hem de Uşak'ta olağanüstü gelişmelerin yaşanmaması nedeniyle tam teşekküllü bir darbe girişimi yapılmadığının anlaşıldığını ifade etti.
Nurullah Çavuşoğlu konuşmasına, Atatürk'ün yaverinin torunu olan Meriç Tumluer'in Atatürk'ün 100 yıllık Vasiyeti'nin ilan edilmesi için Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık düzeyinde girişimlerinin olduğunu, hatta dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Tumluer'e, vasiyetin 2014 seçimleri sonrasında ilan edileceğini Tumluer'in bizzat söylediğini ve bunun bir çok video paylaşım sitesinde halen yayında olduğu; fakat bütün bunlara rağmen vasiyetin açıklanmasına yanaşılmadığı dile getirdi. Çavuşoğlu vasiyetin ilan edilmemesinden askeriyenin ve diğer kurumların içinde rahatsızlıklar olduğuna dair duyumlar aldığını belirterek; "ihtilali yapanların gerekçesini dinlemek ve duymak gerek, şu ana dek yapılan tatmin edici bir açıkklama olmadığı için kanaat belirtmek için henüz erken olur. Ancak şu haliyle darbe belirtileri yaşanmaması sebebiyle, darbeden ziyade darbe tiyatrosu oynanıyor olabilir, diyebiliriz. O yüzden gelişmelerin nasıl değerlendirileceği ile ilgili tam kanaat oluşması için detaylı açıklamaların beklenmesi gerekir. Ki bence her ne sebeple olursa olsun gereksiz bir girişim olmuştur, bu tür girişimlere ülkenin ihtiyacı yoktur" dedi.
Çavuşoğlu konuşmasına şöyle devam etti: "Bununla birlikte AKP tabanında meydana gelmeye başlayan ilgisizliğin ve insanların sahiplenme duygularını ortaya çıkarmanın bir yolu olarak bu şekilde bir girişim yapılması organize edildiyse, ki bu zor bir ihtimal, sokağa çıkan insan sayısı ortada. Uşak'ta 400-500 kişi toplanabildi, büyük şehirlerde de durum farklı değil. Eğer darbe girişimi bile olsa insanlar sokağa davet edilerek mi darbenin önüne geçilecek? Benim gördüğüm, gözlemlediğim şu; vatandaş sağduyulu davrandı, sükunetle izliyor ve neler olduğunu anlamaya çalışıyor. Ki ben şimdi sokaktan geliyorum ev gördüm ki halk bu girişime, darbeye inanmadı. Ve her ne olursa olsun, milletimiz süküneti elden bırakmasın, galeyana gelmesin; Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün sıkıntıların üstünden gelebilecek güçtedir."
Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu sözlerini şu şekilde tamamladı: "Uçuruma geldiğimizi ağzıyla itiraf edenlerin şuan ah vah etmeye hakkı olmamalı! Ülkenin geldiği ruh haline bakar mısınız? Kimse DARBE yapıldığına inanamıyor; Neden? Çünkü, halkın Ankara'daki temsilcilerine, askerine, yargısına güveni kalmadı. Hep birlikte bir tiyatro oynayabileceğini düşünecek kadar güvensizlik içindeler. Acaba bu ülkeyi bu hale kim getirdi?"
Bu yapılan darbe girişimi mi, yoksa darbe tiyatrosu mu?
Türkiye'de akşam saatlerinden itibaren yaşanan gelişmelerin ardından TSK'nın ülke yönetimine el koyduğunun ilan edildiği. Ülke gündemine bomba gibi düşen darbe girişimiyle ilgili Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu ilk değerlendirmelerde bulundu.
16 Temmuz 2016 Cumartesi 01:40

eğer darbe olsaydı başbakan,cumhurbaşkanı bakanlar ve milletvekilleri çoktan gözaltına alınmıştı böyle tvlerde canlı yayında milleti sokağa çaģıramazlardı...yandaş kanallara eş zamanlı el konulurdu...i̇nternet erişimi kapatılır kimsenin organize olmasına müsaade edilmezdi..