CHP kulisleri bilindik iç çekişmeleri ve klişeleşmiş hizipçilik ve kamplaşmaları bir türlü aşamadıkları için maalesef yine aşağı yukarı aynı içerikte. Kişiler değişiyor, olaylar değişebiliyor ama CHP kulislerinin teması neredeyse hep aynı diyebiliriz. Hep kişisel iç çekişmeler ve parti içi rekabete kurban edilen bir parti ve mirasyedi gibi Atatürk'ün kurduğu ve Cumhuriyeti kuran iradenin partisinde yer almanın nimetini kendi çıkarı için kullanan bazı isimlerce parti yıpratılıyor diyebiliriz rahatlıkla. Öncelikle Eşme ilçesinde geçtiğimiz günlerde yapılan ve katılımcılarının çoğunun CHP'lilerden oluştuğu bir toplantıdan bahsetmek istiyoruz. Bilindiği gibi Eşme'de geçtiğimiz seçimler öncesi son derece antidemokratik yöntemler ile bir değişiklik gerçekleşmiş ve görevden alınan dönemin mevcut Eşme İlçe Başkanı Rüştü Salim Sarp ve yönetim kurulunun yerine atama bir yönetim getirilmişti. O dönemin belki de CHP tarihinin Bülent Horasan'dan sonra en çok eleştiri alan İl Başkanı olan Ferit Güray'ın, Özkan Yalım'ın etkisiyle aldığı yanlış kararlardan bir tanesi olarak parti tarihine geçen bu hadise, CHP içerisinde ciddi tepkilere sebep olmuştu.
Gerçi Eşme'de tek liste ile de olsa bir kongre yapılmıştı ama İl Başkanlığı ve Merkez İlçe Başkanlığı'ndaki değişimin ardından Eşme'de bir kongre beklentisi oluşmuş, maalesef bu beklenti de gerçekleşmemişti. Gerçi Rüştü Salim Sarp'ta benzer bir yöntemle ilçe başkanı seçilmişti. Hem bu beklentiyi dile getirmek hem de demokrasinin olmazsa olmaz ayağı halkla örgütü buluşturmak adına yola çıktığını belirten eski ilçe başkanı Sarp ve bir grup arkadaşı hazırlık aşamasında amacından tamamen sapan bu toplantıyı gerçekleştirerek kendilerine hiç bir politik çıkar ve fayda sağlayamadıkları gibi partiye zarar vermenin ötesine de geçemediler. En azından toplantı neticesinde CHP kulislerinde bu intibanın oluştuğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ayrıca toplantıya katılım sağlayan isimlerin de politik anlamda ciddi zararlar gördüğü, özellikle de İl yönetimini karşılarına alma pahasına bu toplantıya katılarak kendi politik geleceklerini sıkıntıya soktukları da kulislerde konuşulmakta. Özellikle toplantının organizasyonu için ciddi bir efor harcadığı da konuşulan Barış Çoban'ın, Uşak'ta zaten sıkıntılı olan siyasi hayatına son noktayı bu toplantıyla birlikte koyduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Elbette ki bunu zaman gösterecek.
Gelelim toplantının hem düzenleyenler hem de katılımcılar açısından bir fiyaskoya dönüşmesine ya da partiye zarar veren bir organizasyon haline bürünmesine sebep olan etkenlere ve detaylarına. Toplantı her şeyden önce katılım oranının çok düşük kalması, 30 kadar CHP'linin ancak katılım sağlaması sebebiyle hayal kırıklığı sebebi oldu düzenleyiciler açısından. Toplantıda toplamda 50 kadar insan vardı ama yaklaşık 20 kişi başka siyasi görüşlerden insanlardan oluşuyordu. Haziran hareketi adı verilen ve şimdilerde CHP'nin ısrarla uzak durmak, birlikte görünmemek için gayret sarfettiği ÖDP, TKP gibi hareketleri içinde barındıran harekete mensup isimlerin de aralarında bulunduğu, yabancıların arasında partinin sorunlarının dile getirilmiş olması ayrıca tepkilere sebep oldu diyebiliriz. Ayrıca toplantı da eski CHP'li Ekmel Şahin'in de hazır bulunması ve toplantı çıkışında AKP'li Belediye Başkanı'nın kardeşince salon önünden alınmış olması da tepkilere sebep oldu. Zira Şahin son seçimlerde AKP'ye açıkça çalışmış ve çocuğunu AKP'li Belediye'ye işe yerleştirmeyi başarmış bir isim olarak tanınmakta ve partililerin ciddi tepkisini toplamış bir isim olarak bilinmekte. Yine malum toplantı için AKP'li Belediyenin ücret almadan salonu tahsis ettiğine yönelik iddialar da CHP'lilerin kafalarını hayli karıştırıyor gibi görünmekte. Ayrıca Uşak İl Yönetiminin bilgisi dışında ve oluru alınmaksızın gerçekeleşen bu toplantı bu yönüyle de tabanda nahoş tepkilere sebep olmuş gibi görünüyor.
CHP kulislerinin sevimsiz haberlerinden birisi de Gençlik Kolları Başkanı'yım diye ortalıkta gezinen ama iki genci henüz üç dahi yapamayan Merkez İlçe Gençlik Kollarını bile henüz oluşturamayan Ali Rıza Tufan'ın, TKP'li ve HDP'li bir kaç genç ile birlikte tam da şehitlerin geldiği gün Anıt önünde "Ölümlerin olmadığı bir Türkiye" yazılı pankart asabilmeye cesaret edebilmesiydi. Her ne kadar arkasında iki tane genci götüremese de kağıt üzerinde de olsa adı CHP Gençlik Kolları Başkanı olan bir ismin CHP'nin AKP tarafından HDP ile yanyana anılmaya çalışıldığı böylesi hassas bir dönemde, böyle bir etkinliğe imza atmış olması da CHP'lilerin aşırı tepkisine sebep oldu. Ancak İl Başkanı Ali Karaoba ve yönetimini iki gence söz geçiremedikleri gerekçesiyle eleştirenler de var. Gençlik Kollarının yapısının Gençlik Kolları Genel Başkanlığına bağlı olması Gençlik Kolları Genel Merkezinin de bu etkinlikten haberdar olmaması sebebiyle de bu eleştirilerin haksız olduğu yönünde düşünceler de hakim kulislerde.
Son olarak CHP kulislerine bomba gibi düşen bir başka konu ise Sivaslı İlçe örgütünde Sivaslı Belediye Başkanı Nihat Sazlıgöl ve Milletvekili Özkan Yalım'ın şahsi çekişmelerinin sebep olduğu konuşulan istifalar ile birlikte teşkilatın ya da örgütün Sivaslı'da, tamamen çökmesi konusu oldu. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde Sivaslı İlçe yönetiminden 8 kişi birden istifa etmişti ve böylece CHP Sivaslı İlçe kongresi yapılması zaruri hale getirilmişti. Edinilen bilgilere göre daha önce de bir Belediye Başkanı'na asla yakışmayacak bir uslupla ve bir Milletvekilinin asla duymaması gereken sözlerle sosyal paylaşım siteleri ve medya üzerinden Özkan Yalım'a ağır eleştiriler getiren Nihat Sazlıgöl'e yakınlığı ile bilinen bazı isimler, CHP yönetiminden istifa ettirilmiş. Ettirilmiş diyoruz çünkü edinilen bazı duyumlara göre istifa eden kişilerin bazılarının çocukları belediyede çalışıyor veya belediye ile ilgili başka işleri sebebi ile Sazlıgöl ismince bir nevi mecbur edilmişler. Sazlıgöl'ün kendisine yönelttiği ağza alınmayacak derecede ağır hakaretler içeren sözde eleştirilerine Özkan Yalım henüz herhangi bir cevap vermezken, önceleri arası çok iyi olan bu iki ismin neden böyle birden bire kötü olduğu da merak konusu... Her neyse edinilen kulis bilgilerine göre şimdi Sivaslı'da yeni bir kongre süreci başlatılacak ve ilk etapta iki adayın isminin öne çıktığı konuşulmakta. İlki zaten başkan iken yönetiminin neredeyse tamamının istifasını bile önleyemediği için Başkanlığı düşen Hürriyet Şafak ikinci aday ise Mesut Ekici. Bu arada Nihat Sazlıgöl'ün de yazdığımız kulis bilgileri ya da iddialara ilişkin cevap hakkı da her zaman açıktır.
Şehirde ve ülkemizde gelişen pek çok siyasi gelişme, özellikle belediyenin icraatları ve ülkenin yaşadığı kaos ve ekonomik krize rağmen CHP'nin bu durumu değerlendirememiş olması ve bir türlü halka inememesi parti tabanının canını hayli sıkmışa benziyor. Gerçi İl yönetiminde samimi gayretleri olan insanlar da yok değil. Ama bu gayretler birlik oluşmayınca ve parti tabanında ve yönetimin bazı isimlerince destek bulmayınca bir türlü istenilen seviyeye getiremiyor partiyi. Kılıçdaroğlu'nun gelişi öncesi gece gündüz çalıştığını bildiğimiz yönetim pek çok konuda yalnız kaldı diyebiliriz. Yani politik gelecek hesabı olan ve siyasi plan içinde olan isimlerin ciddi bir desteğini alamadılar nedense. Ya da başka bir deyişle CHP içerisinde gelecekte siyasi makam hesabı ya da planı içerisinde olan pek çok isim nedense Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun Uşak'a gelişi sırasındaki sorumluluklarını yerine getirmediler. Örneğin İsmet Akın, Dilek Yılmaz,Barış Çoban, İsmail Demirel gibi geçmişte bir yerlere aday adayı ya da aday hatta Milletvekili vs olmuş isimlerin hiçbirisini ne yazık ki göremedik. İl Yönetiminin tek başına altından kalkabileceği bir iş değil elbette partiyi iktidara taşımak. Görüştüğümüz bir CHP'li buna sebep olarak, CHP tabanı artık üyeye endeksli politika üreten, cenaze düğün ya da hasta ziyareti takip edip fotoğraf karelerinde görünerek öne çıkmak için gayret gösteren politikacı istemiyor.
CHP tabanı, tabanın ve halkın sesi olabilecek, hem saha da hem de medyada ses getirecek eylem ya da açıklamalara imza atabilecek isimleri siyasette ön planda görmek istiyor. Ayrıca netlik istiyor artık, politik davranılmasını da istemiyor. Hele hele sırf üyenin oyunu almak endişesi ile CHP'liye yakışmayacak hareketler içerisine girenlerle kol kola görünen yöneticileri asla istemiyor. Genel Merkez'den emir alan değil, Genel Merkez'den görüş alan ve örgütün ve üyenin görüşünü ya da fikrini, talebini de Genel Merkeze ileten bir örgüt istiyor. Birde insanlar hizipçilikten sıkıldı bu yüzden gitmek, görmek bile istemiyor bu türden iç çekişmeleri ve kısır döngüleri. Ama bunu derken de İl Örgütünden bağımsız hareket eden ya da İl Örgütünü dahil etmeksizin başına buyruk çalışma yapan ya da sosyal paylaşım siteleri üzerinden partinin mahremini tartışmaya açanlara da partili hiç hoş gözle bakmıyor. Daha önce partinin değişik kademelerinde görev almış bu ismin görüşlerini de yansıttıktan sonra CHP kulislerine ilişkin paylaşımlarımız bir sonraki kulis bilgilerini derlediğimiz haberimizde daha detaylı olacaktır diyor ve bu haberimizi sonlandırıyoruz.
CHP neden iç çekişmelere kurban gidiyor; eline geçen siyasi fırsatı değerlendirmeyi neden başaramıyor?
AKP ve MHP el ele vermiş ülkenin bu kadar büyük ve önemli problemine çözüm aramak dururken, Başkanlık sistemi getirmenin ve rejim değişikliğinin derdine düşmüşlerken ve Türk Milleti çaresiz çıkış yolu arayıp dururken CHP'de neler oluyor diye bir göz attığınızda CHP kulislerine inanın ümidiniz tamamen yok oluyor. CHP'de politika üretenlerin hiç böyle bir kaygı ya da endişe taşımadıklarını çok rahatlıkla görebiliyorsunuz. CHP'de yine her zamanki gibi varsa yoksa hizipçilik ve kişisel makam hırsı ile politika üreten insanların politikacıdan çok tiyatrocuya benzeyen fiillerinin dışında göze çarpan bir çalışma da yok diyebiliriz.
05 Ocak 2017 Perşembe 07:35

sen önce o toplantıya gidip kaç kişi olduğunu gördünmü ben orada en az 250 kişi olduğunu gördüm orada eski yönetim eşmeliüyeler barış çoban i̇smet akın uralköklü ve eşme add üyeleri ve köylerden gelen üyeler vardı istiyorsan fotoğrafları yapıştırayım hiç kimseye sataşılmadan eşmepınar sorunları tartışıldı ve oradan ilçe binasına gidildi sen önce tarım çalıştayı oldu nerde çiftçiler nerde traktörler 4 tane traktörler olmaz genel başkan gelmiş salon dolmadı bunları yaz sana söylenenleri yazacağına gider yerinde tesbit yaparsın ama işin kolayı var aynı benim yazdığım gibi sizde bunu yapıyorsunuz.