Bir süredir gündemi meşgul eden kamuoyunun merak ettiği önemli konuları değerlendirdiğimiz ve Uşak haber Merkezi Haber Editörü Ferhat Karaturp’un moderatörlüğünü yaptığı “Gündeme Dair” programında Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu’na 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklerle ilgili düşüncelerini sorduk. Özellikle Engellilerin kadro artışı ve memurun görevden alınmasıyla ilgili önemli düzenlemelerin yapılacağı konusunda çarpıcı açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu; kendine has üslubu ile yine kamuoyuna farklı bakış açılarıyla bakma imkanı sundu.
KADRO ARTIŞA GİTMEK YERİNE, ENGELLİLERİN MEMUR OLMALARININ ÖNÜNDEKİ ENGELLERİN KALDIRILMASI GEREKİYOR!
Karaturp’un, %3’lük Engelli kadrosunun %4’e çıkarıldığını söylemesi üzerine düşüncelerini paylaşan gazeteci Çavuşoğlu; “Engellilere mal bağışlarmış gibi kadro artışına gitmek yerine, devletin engellilerin devlet memuru olabilmek adına karşılaştığı engelleri kaldırması icap ediyor. Yani biraz pozitif ayrımcılık gerekiyor. Engelliler normal bir insanın işe yerleşme imkanı gibi imkanlara sahip olabilmeli. Bir insan engelli kadrosuna ihtiyaç duymadan, tabi engel durumun elverdiği ölçüler göz önünde bulundurularak öğretmen olabilmeli, savcı olabilmeli, hakim olabilmeli. Ben bu artışa karşı değilim ama burada esas noktayı kaçırıyoruz. Burada yapılan sadece bir makyajdan ibaret olarak kalıyor” şeklinde konuştu.
KURUM AMİRİNİN İNİSİYATİFİNE BIRAKILAN ESNEK İZİN UYGULAMASI, SUİSTİMALE NEDEN OLABİLİR!
Engelli ve hamilelere hastalık, doğum gibi durumlarda yasalarda belirtilen sürelerin daha uzun sürelerde izin verme yetkisinin ilgili kurum amirinin yetkisine bırakıldığını ifade eden Ferhat Karaturp’un, bu konudaki düşüncelerini de merak ettiğini belirttiği Çavuşoğlu; “bu konuda şimdilik içi doldurulmuş bir durum yok. Yani kurum amiri hangi durumlarda ne kadarlık bir esneklik tanıyacak belli değil. Bu yüzden bunu konuşmak henüz erken olur. Ancak izin hakkının esnek kullanılmasının kurum amirinin inisiyatifine bırakılması kurum amirine yaranma oranında suistimale de neden olabilir.” İfadelerini kullandı.
MADEM BU ÇALIŞMALAR TÜRK MİLLETİ İÇİN YAPILIYOR; HÜKÜMET BU KONULARI BAŞLIKLAR HALİNDE DEĞİL, DETAYLI BİR ŞEKİLDE HALK İLE PAYLAŞMALI!
Kanun taslağındaki bir diğer konu olan memurların sınıflandırılması ve sınıflandırma esasına göre maaş ve performans ödeneği alması hakkında da düşüncelerini paylaşan Çavuşoğlu; “ bu konu faydalı gibi gözüküyor ancak bunların daha detaylı bir şekilde açıklanması gerekiyor. Hükümet burada hata yapıyor. Sen bu çalışmayı Türk Milleti için yapmıyor musun? O zaman neden sadece başlıklar halinde paylaşıp içini boş bırakıyorsun da detaylı bir şekilde halkla paylaşmıyorsun?” dedi.
İSTEDİKLERİNİ YAPMAYAN MEMURU HERHANGİ BİR TERÖR ÖRGÜTÜ İLE İLİŞKİLENDİRİP GÜÖREVDEN ALABİLİRLER!
Kanun taslağındaki esas bomba olan konunun terör örgütü ile bağlantısı olduğu tespit edilen memurların disiplin kararı ile memuriyetine son verilmesi olduğunu söyleyen Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu; “ bu istismara açık bir konu. Burada memurlara; seni terör örgütü ile ilintilendirip işten atarım demek istiyorlar. Şimdi baktığınızda hakim de bir memur, savcı da bir memur, polis de bir memur. Senin istediğin bir dosyayı açmayan savcı, terör örgütü ile bağlantılı ilan edilip meslekten atılabilir. İstediği imzayı atmayan bir bürokrat yine terör örgütü ile ilintirilendirilerek görevden alınabilir.” Diye konuştu.
MEMURUN “BEN TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ DEĞİLİM”İ İSPAT ETMESİ ÇOK ZOR!
Bu uygulamanın sınırı çok geniş, dolayısıyla memurun kendini koruması, terör örgütü üyesi değilmi izah edebilmesi çok zor. Gerekçesi ney; amcanın oğlu filan fiilde bulunmuş, dayın şu yapıyla görüşmüş.” Diyen Çavuşoğlu; “Şimdi örneğin Mehmet Demirhindi, “ben Fethullahçıyım” diye bir açıklama yapabiliyor mu? “Ben Fethullahçı değilim” de diyemiyor. Çünkü adam Ak Parti’de Belediye Meclis Üyesi. Ama adamın amcasının oğlu Fethullahçı Terör Örgütü üyesi olma suçundan cezaevinde. Şimdi bu adam amcasının oğlunu inkar mı etsin? Devlet memurları bu uygulamalara karşı çıkmalı. Kaldı ki AKP'li memurların, büroratların dahi istemeyeceği değişiklikler söz konusu" dedi.
Nihayet arpalıklar denetlenebilecek...
3 Kişinin yapacağı işi 13 kişinin yaptığı bir yapının disiplin altına alınması gerekiyordu.