Kadın ve Aileden Sorumlu eski Bakan hani şu Ensar Vakfına sahip çıkmasıyla ünlenen Bakan Sema Ramazanoğlu'nun da katılımıyla gerçekleşen Evet yürüyüşüne katılımın çok az olması sebebiyle hayal kırıklığı yaşayan Evet'çiler bu başarısızlığın faturasını Nurullah Cahan'a kesmek istedi. Cahan ve ekibi ise her zamanki hırçın ve öfkeli tutumlarını sergileyerek tepkileri geçiştirme yolunu seçti. Ancak anlaşılan o ki bu sefer tepkileri dindiremedi Cahan, nitekim dün gerçekleşen cirit turnuvasında da hayal kırıklığına uğradı. O kadar ki daha önce bu türden etkinlikleri kaçırmayan Ak Partili politikacılar bile katılım göstermedi Belediyenin Cirit etkinliğine. Zaten Uşak'ta Hayır çıkacağına hemen herkes kesin gözü ile bakıyor diyebiliriz. Evet diyecekler bile Uşak'ta Hayır'ın çıkacağına eminler diyebiliriz. Ancak bu başarısızlığın faturasının kime ya da kimlere kesileceği sorusu cevabını arıyor bize sorarsanız. Aynı şey Hayır cephesi için de geçerli; orada da Hayır'ın çıkacağı kesin de pek çok politikacı artık Uşak'ta kazanılması kesin olan bu Hayır zaferini benimseyerek politik rant aracı haline getirmenin derdinde diyebiliriz.
AK Parti'de SKM'nin başına Basri Yıldırım'ın getirilmiş olmasına da bir hayli tepki geldiği ama bu tepkilerin hiç bir işe yaramadığı da kulislerden gelen bilgiler arasında. Seçim bütçesinin ve harcamalarının başına Basri Yıldırım'ın getirilmesi ve tıpkı Belediyedeki gibi şeffaf olmayan bir anlayışla harcamaların yapılması sebebiyle kırgınlık ifade eden AKP'lilerin sayısı hayli fazla. Tabii ki bu AKP'lilerden kastımız daha önce yönetim kademelerinde bulunmuş isimlerden veya halen yönetimde bulunan isimlerden oluşuyor. Yoksa sıradan AKP'lilerin olan bitenden haberi bile yok. Onlar da bize sitem ediyor kulisleri yazmıyorsunuz hiç diye. Muhakkak okuyanlarda taraflı bir haber olmuş algısı oluşabilecektir ama samimiyetle söylüyoruz ki abartısız ve en yalın hali ile durum aynen aktardığımız gibi kulislerde.
AKP Kulislerinde ayrıca Cahan'la ilgili bunaltıcı sorular alınması sebebiyle de hayli sitem ve tepki var diyebiliriz. Cahan'a ya da AKP'lilere gittikleri her yerde bir kere kesinlikle yolların rezil hali soruluyor. Herkes yollar neden aylarca kazık kaldı ve hala pek çok sokak hala çukur ve çamur içinde? sorusunu soruyor.
En fazla sorulan ikinci soru ise; "Belediyenin bütçesinin niçin siyasi parti propagndası için kullanıldığı" oluyor. Ayrıca MHP İl Başkanının Belediyeden iş alma karşılığında sizinle hareket ettiği doğru mu? Belediyedeki yolsuzluk iddialarına dair haberleri neden cevaplayıp yalanlamadınız? AKP İl Başkanı Servet Kuş'un belediyeden maaş aldığı doğru mu? Türkiye'nin değişik illerindeki yurtlarında onlarca çocuğun ırzına geçilen Ensar Vakfı'na Belediyenin bina tahsis ettiği ve Uşak'ta faaliyet yürüttüğü doğru mu? Meşhur Laleli direklerin maliyetinin bize yani vatandaşa 7 Milyon TL olduğu doğru mu?
İşte AKP'lilerin EVET kampanyaları yapmak için vatandaşın arasına indiğinde karşılaştığı sorulardan öne çıkanları bunlar.
20'şer 30'ar Kişilik Ev Toplantıları ya da el ilanı dağıtmayla 1 ayda kaç kişiye ulaşabilirsiniz ki?
Önceden Ak Parti siyasetinde belirleyici rol almış bir politikacı ile sohbetimizden bir kesit sunarak haberimizi sonlandıralım. Ev toplantısı ya da el ilanı dağıtmakla olacak iş değil siyaset. Bir gecede en fazla 100 kişi görebilirsiniz toplam hepsini ikna ettiğinizi düşünsek gecede 100 kişi ikna etmiş olursunuz ki 30 günlük bir çalışmada sadece 3 bin kişiye ulaşmış olursunuz. Bir kişinin bir günde kaç el ilanı dağıtabileceği bellli. Bir kişi bir gece de en fazla 500 el ilanı dağıtabilir mahallede sokakta ki hiç oyalanmadan dağıtması gerekir. Kapı çalıp konuşmaya kalkarsa bu rakam 100'e kadar düşer. Pazar yerinde dağıtsan daha hızlı olabilir ama mahalleye sokağa dönüştü mü iş değişir? 7 Katlı bir apartmanı yaya çıkmak zorundasınız çünkü asansörü her katta durdurur o kadar işgal ederseniz apartman ayağa kalkar. Biz 50 bin el ilanını bir gecede dağıttık diyen, olmayan AKP Gençliği iki apartmana çıksın üstüste sonra konuşsunlar. Yalan bunlar hem de kuyruklu yalan.
Algıları etkileyerek milleti ikna etmeye çalışıyorlar ama bu yöntemler çok ucuz ve milletin artık umurunda bile değil. Kitle iletişim araçlarını kullanmadıkları sürece istedikleri sonucu alsalar da onların çalışması neticesinde değil halkın tercihi bu yönde tecelli ettiği için olur. Mesela bir basın açıklaması yapan oldu mu? Evet ya da Hayır diyen yerel politikacılardan. Bunlar basının karşısına bile çıkamadılar. Sadece kendi etraflarında oluşturdukları mizansendeki en fazla 5 bin kişiye etki edebiliyorlar ki Uşak'ın nüfusu 300 bin. Bana sorarsanız bir yenilgi çıkacağı ortada bu yenilginin en büyük sorumlusu başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Daha sonra AK Parti Genel Merkezi ve Uşak'taki politikacılardır. Yenilgiyi Nurullah Cahan'ın üzerine yığmakta haksız sayılmazlar etkisi muhakkak ki büyük ama inanın zaten tepe ile de milletin arası açılmış durumda. Tabii ki Belediye'de olan biten Uşak'ta buna tuz biber ektiği için parti adeta dağıldı ve Uşak diğer illere oranla daha zayıf kaldı.
Bir sonraki kulis haberimizde görüşmek üzere...
Evet cephesinde yaşanan pürüzler ve AKP'lilerin her gittiği yerde karşılaştıkları çıldırtan sorular Cahan'ı parti içi hedef tahtası yaptı!
Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz günlerde CHP ve Hayırcıların kulislerine ilişkin bilgiler aktarmıştık ve hayli zamandır Ak Partinin kulis bilgilerine ilişkin kulis haberleri kaleme almamıştık. Referanduma sayılı günler kala Uşak halkının siyaset sahnesinde olup bitene dair bilgilenmesi ve yeni bakış açıları kazanması maksadıyla AKP ve MHP Kulislerini sizlerle paylaşmak istedik. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen yürüyüşün ardından AKP'de adeta deprem yaşanıyor. Peki göstere göstere gelen referandum mağlubiyetinin sorumlusu kim?
10 Nisan 2017 Pazartesi 08:47

cahanın üzeri çizildi bu doğru hatta başbakan geldiği gün temel atma töreni yapacaktı yapmadı hatta belediye ziyareti bile çıkartıldı programdan çünkü çağan referandum sonrası görevden alınacak. bu kadar yolsuzluk üzerine şehri bol götürürken daha fazla dayanamazdı akpartili ve patladı.