Terör örgütleri ve Savaş sadece İslam coğrafyasında var ve BOP'la birlikte peydah oldu. Tıpkı İŞİT, El Nusra PYD vb. gibi. Bu savaşların bir numaralı müsebbibi olan projenin yani BOP'un eşbaşkanlığını üstlenen kişinin partisinden seçilen ve halen AKP'li olan, Kentte savaşmadığı parti içi ya da dışı grup kalmayan bir belediye başkanının barış temennisinde bulunması ne garip.
Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan Bayram mesajında barışa vurgu yaparak savaşların sona ermesini temenni etmiş. Öncelikle şunu belirteyim bahsi geçen bayram mesajında bitmesi arzulandığı söylenen savaşların hemen tamamı Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda ve bu savaşlar ne zaman başladı? ABD ve İsrail'in başını çektiği bazı batılı ülkeler Türkiye taşeronluğunda Ortadoğu'nun işlerine burnunu sokmaya başlayınca. Tescilli ABD Uşağı Usame Bin Ladin'in pentagona soktuğu bomba yüklü araçlar ve ikiz kuleleri yok eden uçaklar bahane edilerek BOP'u fiiliyata dökmek üzere kurulan AKP iktidarı eline geçirince Amerika Ortadoğu'ya askeri müdahalelere başladı.
Aynı ABD ve Şen ortakları; Kurduğu terör örgütleri aracılığı ile sözünü dinlemeyen devlet liderlerine savaş açtı ve onları devirmeye kalktı ama muvaffak olamadı. Şimdi Yemen'de kimsenin borusu ötmüyor, Mısır'da Libya'da ha keza öyle bu ülkeler ciddi bir başsızlık sıkıntısı içerisindeler, hemen hepsi bir kurtarıcı bekliyor çaresiz. Bu saydığım ülkelerin hepsinde de lider arayışı had safhada ve bu ülkelerin vatandaşları Atatürk bekliyor hale geldi. İnsanlar geleceğinden ümitsiz, keyifsiz, ne can güvenliği var ülkelerinde ne namus emniyeti var. Mal emniyeti zaten yok, devlet el koymadıysa mutlaka her an bir terör örgütü el koyabiliyor malınıza mülkünüze. Zaten haraç vermeden yaşayamaz hale gelmişsiniz. Allah o ülkelerde yani BOP Sebebi ile bütün huzurları kaçan ümitsiz insanlara da kurtarıcı göndersin yardım etsin. Zira ben Türk'lerin kurtarıcısının her zaman olduğu gibi bu devirde de geleceğine tüm kalbi ile inanan bir askerim. Türk Milleti asla kurtarıcısız kalmaz ve kurtarıcı hep tam zamanında yetişir. Kadri bilinsin diye Allah kurtarıcıları geç yetiştirir. Millet iyice bunalsın özgürlüğü bile elinden alınsın ki kendilerini esaretten kurtaran kurtarıcılarının kadrini bilsinler diye kurtarıcının gelişi geciktirilir. Bu Türk tarihi boyunca hep böyle olmuştur.
Neyse gelelim asıl meseleye sözün özü şu; Sayın Belediye Başkanım; şayet bitsin diye dua ettiğiniz savaşlar derken kastınız dünyadaki savaşlar ise bu savaşların sebebi olan Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanı ve taşeron uygulayıcısı dönemin Başbakanı ve sizin mensubu bulunduğunuz partinin genel başkanı vasfında bulunan Recep Tayyip Erdoğan’dı. Hani hatırlarsınız Sayın Başkan; Meşhur bir Muaviye işareti vardı elinizin dört parmağını kaldırıp rabia işareti adı altında yaptığınız ama şimdilerde yapmaktan ısrarla kaçındığınız o işareti her fotoğrafınızda yaptığınız dönemler, Mısır'da ölen Rabia için timsah gözyaşları döküldüğü dönem var ya hani; Diyarbakır BOP'un yıldızı olacak palavraları ile Kürtlerin aklına petrol maaşı, özerklik yada eyalet vs. düşürüldüğü dönem var ya canım o dönemi kastediyorum.
Hani BOP Kapsamında başlatılan açılımın uygulandığı PKK'lıların zafer kazanmış komutanlar edasıyla, davulla zurna ile karşılandığı ve affedildiği dönemi söylüyorum. Hatta hatırlarsın Başbakan PKK'lıya altın yolluyor ve telefonda tebrik ediyordu düğününde. PKK'lı annesi ile Şehit annesine utanmadan yan yana pozlar verdiliriliyordu. Şimdi paralelci televizyonu ilan edilerek kapatılan Samanyolu’nda her gün AKP'ye övgüler düzülüyordu ve Türkiye'de pek çok Paşa aylarca cezaevinde yatırılmıştı düzmece iddianamelerle, işte o dönem diyorum siz iktidarda idiniz. İktidar partisi olarak BOP'a taşeronluk yaptığınızı bizzat itiraf etmiştiniz. İşte o sizin taşeronluğunu yaptığınız projeler yüzünden Ortadoğu ve Türkiye savaş halinde. Türkiye'de ne savaşı var demeyin sakın, birçok kenti boşaltılmak zorunda kalmış, bir kentinin başına bombalar yağdırılan ve terör örgütlerince kenti boşaltmaları yönünde baskı gören bir ülke tabiî ki de savaş halindedir. Sizin belediye başkanı olarak savaşlar bitsin diye dua buyurmaya hiç hemde hiç hakkınız yok. Özrünüz kabahatinizden beter olmuş.
Diyorsanız ki yok arkadaş benim savaş derken kastettiğim Uşak'ta benimle yapılan savaşlardır, durum yine diğerinden pek farklı değil. Ha Ortadoğu ve Türkiye'deki savaşlar ha Uşak'taki politik, hukuki yada insani savaşlar ikisinde de müsebbip aynı diyebiliriz. Ayrıca öncelikle belirteyim kimsenin sizinle savaştığı falan yok. Hatta hiç kimse sizi muhatap kabul etmek bile istemiyor. Öncelikle her yerde sizinle savaştığını iddia ettiğiniz fitneci ilan etmeye çalıştığınız kurumumuzla ilgili yanıtımı vereyim. Bir kere şunu cümle alem bilirki Vallahi Uşak Haber Merkezi seninle gerçekten savaşsaydı, sen asla o bütçeleri geçiremezdin mecliste ve vallahi meclisi toplamakta bile zorlanıyor olurdun. Ayrıca seninle savaşta olduğunu söylediğin başka grup ve çevreler var hepsi de hayal ürünü, yani hiç kimsenin yada hiç bir grubun seninle savaştığı falan yok. Tam tersine bahsi geçen gruplar yada kişiler ile sen sürekli bir savaş halindesin. Özellikle AKP içerisinde Menzilci olmayan herkesin seninle savaş halinde olduğunu sağda solda dillendiriyor olman ve mağdur edebiyatları yapman çok abes. AKP'nin Menzilci olmayan kısmının tamamı sana karşı mesafeli bu doğru. Ama bu mesafeyi koyan yada koymak isteyen sensin. Kimi parsadan payın fazlasını Menzil'ciler alıyor bize bir şey düşmüyor diye düşünüp Menzilcilere ve sana karşı bir tavır almış durumda, kimisi de gerçekten parsanın paylaşımından tüyü bitmedik yetimin hakkının bu şekilde har vurulup harman savrulmasından rahatsız olduğu için Menzilciler ve seninle mesafeli hepsi bu.
Aslında sen onlara karşı savaştasın, onlar asla kendi partilerinin belediye başkanı ile savaşmak istemezler. Sen Menzilcileri yerleştirmek için Belediyenin bütün imkanlarını Menzilcilerin emrine amade kılmak için Akp'deki diğer kişi yada gruplara savaş açınca onlar da mecburen seninle aralarına mesafe koydular ve bu yüzden de senin davet ettiğin hiç bir etkinliğe ilgi göstermiyorlar.. Ama emin ol senin onları düşmanlandığın kadar Onlar seni düşmanlanmıyor. Hatta seni eleştirmek bile zul geliyor görüştüklerimizin çoğuna, çünkü hepsiyle düşmanlığı nefret edilecek noktaya götürmüşsün yani abartmışsın. Onlarda bırakmışlar mecburen savaşı. Yani aslında hiç birini yenmiş değilsin. Ama algıları O'nları yenmişsin gibi yönlendirme gayreti içindesin. Tabiki kimse bu senin bu algı oynama yöntemlerini yemiyor. Çünkü çok basit ve klişe yöntemlere başvuruyorsun. Üç gün seni siteden eleştirmesek bizzat başkanlık katından anlaştık Çavuşoğlu teslim oldu dedikoduları yaymaya çalışıyorsun. Kimseyi inandıramadığınız için bu konuda başarılı olamıyorsun ama seni muhatap almadığı için susan bazı politikacılara yenmişsin havasını çok iyi veriyorsun.
Mesela Zafer Aydın’ın bilerek karizmasını çiziyorsun ve hegomanya ilan ediyorsun, yine bilerek Ergün Kırdinli'nin karizmayı çiziyorsun, bilerek Mehmet Altay'ın Fetullah'la fotoğraflarını basına sızdırdığın yazılıp çiziliyor, bilerek Genel Merkez'e siyasi rakiplerinle ilgili olumsuz rapor gitmesini sağlıyorsun. Bilerek birine söz verdiğin bir işi başka birine de söz verip iki politikacıya birbirine gücendiriyorsun, bilerek açtığın otellerle ilgili dedikodu çıkartıyorsun. Çünkü insanlar artık bu gibi kötü fiillerle bir an önce yüzleşsin istiyorsun. Hani adeta çalıyorlar ama çalışıyorlar ya da çalıştırmak için çalmaya göz yummak gerek anlayışını yerleştirmeye çalışıyor gibisiniz ekipçe. Ekipçe her şeyin Utaş'tan bitirildiğine halkın inanması için elinizden geleni yapıp her işe bilerek şaibe bulaştırıyorsunuz. İnsanları şüphelendirecek teyakkuza sokacak işler yapıyorsunuz bilerek. Bilerek Uşak Gerçekleri sayfası kurdurup, kemik attıklarına salyalar saçtırıyorsun, bilerek Mehmet Altay'a, Mehmet Gün'e, Uşak Üniversitesi Rektörü Sait Çelik'e Uşak Haber Merkezi Haber Editörü Nurullah Çavuşoğlu'na ve kurumumuza ve pek çok Ak Partiliye iftiralar düzdürüyor, bilerek parti içinde ve kentte fitne çıkartmaya yönelik davranışlar sergiliyorsun. Bilerek geçtiğimiz milletvekili seçimleri öncesi, eski Merkez İlçe Başkanı Mehmet Aslan başta olmak üzere pek çok aday adayı hakkında belediye kaynaklı dedikodu çıkarttın.
Mesela bilerek Bölme'yi Uşak'a dâhil edeceğim dediniz bence dâhil edemeyeceğinizi bile bile. Asıl amacınız Metin Tozlu'nun karizmayı çizmekti itiraf edeyim başardınız. Ama AKP'nin Bölme'deki karizmada bir hayli çizildi bu arada söyleyeyim. Her neyse Uşak'ta sana kimsenin savaş açtığı yok, senin açtığın savaşlar var tabi. Bizler yazıp çiziyoruz diye yalanlanmaya bile yüzünün tutmadığı kadar açık ortada olan doğruları belgelerini bilgilerini ortaya koyarak ortaya koyunca yok edeceğim dediğin tehditvari haberler gönderdiğin ve ardından var gücünle savaşa giriştiğin Erkan Çuhadar henüz sana hiç bir düşmanlıkta bile bulunmadı.
Yine aynı şekilde UTAŞ'ı elinden aldığın, hakkında Genel Merkeze olumsuz raporlar gönderdiğin, en sonunda dövdürttüğün ve dövdürttüğünü bir şekilde duyurttuğun Serhat Eren'le bir konuşmamızda aynen şunu söyledi: “Mustafa bana sorarsan sizde uğraşmayın artık Nurullah Cahan'la aleyhinde haber dahi yapmayın çünkü bunlara operasyon vallahi kapıda. Ben bunları muhatap alıp savaşmıyorum ve hiç bir zaman gündemime bile almıyorum. Ben artık sadece işlerimi takip ediyorum” dedi ve inan hiç şaşırmadım çünkü bu sözün aynılarını mağdur ettiğin benzer kişilerden de duymuştum. Yani aslında senin savaşıyor zannettiğin hiç kimse seninle savaş halinde değil. Ne Göz Merkezinin sahibi Doktor Erol Uysal'ın umurundasın, ne aday adaylığı sürecinde mağdur ettiğin Mehmet Aslan'ın ne Zübeyir Yıldırım'ın umurundasın, ne Atilla Aslan'ın umurundasın. Çünkü Başkanlık katı kaynaklı paranoyalara göre bu isimler ve daha pek çok isim ve grup Belediye Başkanı ile savaş halinde.
Aslında durum tam tersi başkan senin savaş halinde olduğun isimler ve gruplar var, kimse seni ciddiye alıp savaşmıyor bile seninle. Çünkü senin ölçün yok savaşırken, çünkü senin savaş esnasında yapamayacağın hile, çeviremeyeceğin dalavere ve entrika yok. Sen politik savaşta kaba kuvvete bile aracılık ettiğin iddiası ile gündeme gelebiliyorsun ve ilgin ispat edilemese de halkın geneli seninle ilgili olduğuna inanıyor. İşte bu yüzden hakikaten teksin eşin benzerin ve politik rakibin yok. Sayende AKP'de yıldız olabilecek nitelikte politikacı kalmayacak ve sayende AKP dağılıp gidecek Uşak'ta. Seninle gerçekten savaş halinde olan tek grup var benim bildiğim onlarda Menzil cemaatinin isminin bu kadar çok entrika ve yolsuzlukla anılmasından rahatsız olan bir grup samimi Menzilci.
İnan en fazla rahatsızlığını dile getirenler Menzilciler ha birde Emniyet mensupları zaman zaman şikayetlenirdi ben orada iken senden. Pazar esnafını da unutmamak gerek. İnan adamlara nefret ettirmeyi bir şekilde başardın. Oysa aralarında senin başkan olman için dua etmiş ve oy vermiş insanlar bile var. Minibüsçüler desen ha keza, adamlar sayende her gün ayrı kâbus görüyor. Kimi sizin sözleşme hakkınız öldü diyor adamlara, kimisi Başkanın iki dudağının arasında sizin iş diyor ne zaman isterse hatları elinizden alabilir diyor. Kimisi sizin iş mahkemeden sizin aleyhte çıkabilir diyor vs. Adamlar diken üzerinde bir hayat yaşıyorlar üstelik Belediyenin yaptırımlarından ve bazı hat sahipleri ya da şoförlerden kaynaklı halkın şikâyetlerine ve eleştirilerine sürekli maruz kalmaları da işin cabası. Adamlara hayat zehir oldu sayende desek yeri.
Karma OSB Esnafının derdini dinlemeye gidin bir gün bir söz söyleyin bin ah işitin. Susuyor verilen vaatlerin yerine getirilmesi için belediyeye gerekli kamuoyu baskısını kurmuyor diye İbrahim Karahallı'da Nurullah Cahan'da Karma OSB esnafı arasında sürekli eleştirilere konu oluyor.
Yalan yok çay bahçesi ve kafeterya işletmecileri senden memnun. AKP'li işletmecilerin çok olmasından mıdır? Bilinmez, bu türden işletmeler pek bir rahat belediyeden yana. Neredeyse hiç şikâyetleri yok. Ne sigara denetimi kaldı kentte ne başka bir sıkı uygulaması göze çarpıyor belediyenin. Aynı şey kaçak inşaat özellikle de çatı yapanlar içinde geçerli onlarda pek bir memnun senden. Allah birini bin etsin bizim kaçak çatımızı yıkmıyor idare ediyor diyenler var. Mimarlar da isyanda sahi sana, mütahitlerde, belediyeden iş çıkmıyor aylarca proje bekliyoruz diye serzenişte bulunuyorlar bize niçin gündem etmiyorsunuz diye.
Ama oda başkanları nedense pek bir sessiz söz konusu siz olunca. Neyse söz uzar gider yazı biter sizin savaşları birer cümle ile anlatmam bitmez. Size iyi savaşlar diliyorum. AKP ve siz bizim dünyamızdan çıkana dek savaşın biteceğine ilişkin hiç bir ümidim olmadığı için yani millet bu kafadan vazgeçmediği sürece Allahın savaşı kader edeceğine olan inancımdan dolayı duanıza âmin demiyorum. Barış savaşı çıkartanları baştan uzaklaştırmadıkça asla sağlanamaz.
Vatani görevimi yapmakta olduğum Bursa'dan herkese saygı ve selam eder, bayramınızı kutlarım.
belediye başkanının caddelerdeki şehit kardeşimizin bibaortlara asılan fosterlerinde ismini yazdırmasını kabul edemiyorum.isyan ediyorum doğrusu.her durumda reklam yapma ... yorumun devamı.