Bildiğiniz üzere Uşak Üniversitesi Rektörü Sait Çelik göz altına alındığı günün akşamı bir dönem sitemizin genel yayın yönetmenliği ve editörlük görevini de yürüten, "Gündeme Dair" programına konuk olan Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu verdiği mülakatta FETÖ Soruşturması ile ilgili bildiklerini ve öngörülerini paylaşmış idi. Ropörtajın yayınlanmasının ardından Nurullah Çavuşoğlu gazetecilik hayatı boyunca ilk kez gözaltı kararı ile Emniyete götürülmüştü ve OHAL'i İhlal suçlaması ile haklarında dava açılacağı söylenerek ifadelerine başvurulmuş bir gün nezarethanede yatırıldıktan sonra serbest bırakılmışlardı. Daha sonra Çavuşoğlu ve Yüce hakkında Cumhuriyet Savcılığı OHAL'i İhlal gerekçesi ile dava açmıştı. Yargılanma süreci geçtiğimiz günlerde tamamlandı ve her iki sanığında beraatine karar veren mahkeme o konuşmanın ve sitemizin yayınlarının OHAL'i İhlal etmediği gibi şartlar oluştuğu takdirde yararlı bile olabileceğini de kararın içinde dile getirdi.
Bu konuda görüş ve düşüncelerine başvurduğumuz Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu; Elbette ki Adaletin tecelli etmesi ve beraat etmemiz memnuniyet verici ama ben yine de bir iki sitem etmeden geçmeyeceğim. Bildiğiniz üzere gazetemiz FETÖ kapsamında hiç bir gerekçe gösterilmeden bize bir açıklama bile yapılmadan kapatıldı. Uşak'ta o dönem vazifeli olan Savcılar ile görüştüğümüz de bize konunun Uşak yada Savcılıkla bir ilgisinin olmadığını siyasi bir karar olabileceğini bizzat beyan ettiler ve en yakın zamanda gazeteniz açılır dediler. Ama bakın yılı aşkın süre geçti ve gazetemiz hala kapalı ve hepimiz ekipçe mağdur edildik. Maddi mağduriyetlerimiz bir yana ya insanlar inansa idi bizim fetö'cü olduğumuza ve itibarımızı da kaybvetmiş olsaydık bu mesleği hala yürütyor olabilr miydik? Peki bizim bu tahribatı giderebilmemiz mümkün olabilir miydi? Kapat gazetemizi gerekçe bile söyleme, mühürle ofisimizi, el koy alacaklarımıza sonra OHAL İhlal ettin de at nezarete bir gün yatır göz dağı verir gibi, ertesi gün ifade bile almadan serbest bırak, sonra dava aç ve kaybet böyle Devletlik mi olur Allah aşkına? Devlet dediğin suçluyu kayırmak için gazeteciye göz dağı yada korku vermeye çalışmaz. Suçluyu korkutması gerekenler suçluyu ortaya çıkaranları korkutmaya başlamışsa şayet problem çok büyük demektir. Adalet kılıcını siyasetçinin eline tamamen teslim edenler Devleti öldürmüş olurlar bilmeden. Devlet ölürse Savcılık Makamı ölür Savcılık makamı ölürse Savcılık mesleği ölür.
Bu arada OHAL İhlal davasında yargılandığımız süreçte çok tuhaf bir şey oldu ve Belediye Başkanı Nurullah Cahan'ın davaya taraf olmasına izin verildi. Neymiş efendim belediye başkanının itibarını zedelemişiz yahu OHAL'i ihlal ettiysek sorusunu Devlet sorar sen kimsin? OHAL davasında Siyasetçinin ne işi var? Sen git hakaret iftira ne diyorsan ayrı dava aç seni bu davaya dahil edemeyiz demesini beklediklerimiz malesef Cahan'ın baş vurusunu kabul etti ve OHAL İhlal davasına siyaset ve siyasetçi soktu. Nurullah Cahan madem şikayetçi olacak gider ayrı dava açar hakaretten vs. Ama OHAL'i ihlal davasına taraf olarak kabul edilmesi hangi aklın yada kanunun gereğidir merak ediyorum. Ama malesef siyasetçiler OHAL'i İhlal davasına dahil oldular ve bizi Savcıdan ziyade Onlar suçlama imkanı buldular hem de hiç suçumuz yokken. Çok şükür beraat ettik yine de.
Lakin bu sefer de İstinaf Mahkemesine götürüp itiraz etmişler. Güya Hukukçu olacaklar. Siz hangi sıfatla bu beraat kararını istinafa gönderiyorsunuz pardon? Bu hak sadece davayı açan Savcı'da vardır davaya bir şekilde dahil edilmiş siyasetçilerin Savcılığa soyunup OHAL İhlal davasında Hakimin verdiği karara itiraz etmek gibi bir lüksü olamaz ki? İstinaf en fazla siz hakaretten dava açmak isterseniz ayrıca Savcılığa şikayet etmek durumundasınız, değilse OHAL'İ ihlal davasında Hakim kararını itiraz yetkiniz bulunmamaktadır şeklinde bir karara vararak, beraat kararını onama yoluna gidilecek. Bunu istinafa dilekçe hazırlayan Avukatın bilmiyor olması ve o hukukçunun bizim şehrimizde belediye başkanı ve yardımcısı olduğunu bilmiyor olmak o kadar acı ve üzüntü verici ki size anlatamam. Yahudi hiç bir zarar veremezse lafa tutar zamanını çalar derlerse doğrudur ve bu yaşadığımın izahı tam olarak budur. Allaha şükür ki Devletimiz hala var ve hala siyasilerin tam olarak emrine girmiş değil ki böyle mahkemelerden Beraat kararları alabiliyoruz. Hatta Mahkeme bizim sözlerimizin OHAL sürecine ve FETÖ Soruşturmasına şartların oluşması durumunda faydalı bile olabilecek konuşmalar yaptığımızı vurgulamış ki bence tam da şimdi şartlar oluştu!
.png)



Bu konuda görüş ve düşüncelerine başvurduğumuz Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu; Elbette ki Adaletin tecelli etmesi ve beraat etmemiz memnuniyet verici ama ben yine de bir iki sitem etmeden geçmeyeceğim. Bildiğiniz üzere gazetemiz FETÖ kapsamında hiç bir gerekçe gösterilmeden bize bir açıklama bile yapılmadan kapatıldı. Uşak'ta o dönem vazifeli olan Savcılar ile görüştüğümüz de bize konunun Uşak yada Savcılıkla bir ilgisinin olmadığını siyasi bir karar olabileceğini bizzat beyan ettiler ve en yakın zamanda gazeteniz açılır dediler. Ama bakın yılı aşkın süre geçti ve gazetemiz hala kapalı ve hepimiz ekipçe mağdur edildik. Maddi mağduriyetlerimiz bir yana ya insanlar inansa idi bizim fetö'cü olduğumuza ve itibarımızı da kaybvetmiş olsaydık bu mesleği hala yürütyor olabilr miydik? Peki bizim bu tahribatı giderebilmemiz mümkün olabilir miydi? Kapat gazetemizi gerekçe bile söyleme, mühürle ofisimizi, el koy alacaklarımıza sonra OHAL İhlal ettin de at nezarete bir gün yatır göz dağı verir gibi, ertesi gün ifade bile almadan serbest bırak, sonra dava aç ve kaybet böyle Devletlik mi olur Allah aşkına? Devlet dediğin suçluyu kayırmak için gazeteciye göz dağı yada korku vermeye çalışmaz. Suçluyu korkutması gerekenler suçluyu ortaya çıkaranları korkutmaya başlamışsa şayet problem çok büyük demektir. Adalet kılıcını siyasetçinin eline tamamen teslim edenler Devleti öldürmüş olurlar bilmeden. Devlet ölürse Savcılık Makamı ölür Savcılık makamı ölürse Savcılık mesleği ölür.
Bu arada OHAL İhlal davasında yargılandığımız süreçte çok tuhaf bir şey oldu ve Belediye Başkanı Nurullah Cahan'ın davaya taraf olmasına izin verildi. Neymiş efendim belediye başkanının itibarını zedelemişiz yahu OHAL'i ihlal ettiysek sorusunu Devlet sorar sen kimsin? OHAL davasında Siyasetçinin ne işi var? Sen git hakaret iftira ne diyorsan ayrı dava aç seni bu davaya dahil edemeyiz demesini beklediklerimiz malesef Cahan'ın baş vurusunu kabul etti ve OHAL İhlal davasına siyaset ve siyasetçi soktu. Nurullah Cahan madem şikayetçi olacak gider ayrı dava açar hakaretten vs. Ama OHAL'i ihlal davasına taraf olarak kabul edilmesi hangi aklın yada kanunun gereğidir merak ediyorum. Ama malesef siyasetçiler OHAL'i İhlal davasına dahil oldular ve bizi Savcıdan ziyade Onlar suçlama imkanı buldular hem de hiç suçumuz yokken. Çok şükür beraat ettik yine de.
Lakin bu sefer de İstinaf Mahkemesine götürüp itiraz etmişler. Güya Hukukçu olacaklar. Siz hangi sıfatla bu beraat kararını istinafa gönderiyorsunuz pardon? Bu hak sadece davayı açan Savcı'da vardır davaya bir şekilde dahil edilmiş siyasetçilerin Savcılığa soyunup OHAL İhlal davasında Hakimin verdiği karara itiraz etmek gibi bir lüksü olamaz ki? İstinaf en fazla siz hakaretten dava açmak isterseniz ayrıca Savcılığa şikayet etmek durumundasınız, değilse OHAL'İ ihlal davasında Hakim kararını itiraz yetkiniz bulunmamaktadır şeklinde bir karara vararak, beraat kararını onama yoluna gidilecek. Bunu istinafa dilekçe hazırlayan Avukatın bilmiyor olması ve o hukukçunun bizim şehrimizde belediye başkanı ve yardımcısı olduğunu bilmiyor olmak o kadar acı ve üzüntü verici ki size anlatamam. Yahudi hiç bir zarar veremezse lafa tutar zamanını çalar derlerse doğrudur ve bu yaşadığımın izahı tam olarak budur. Allaha şükür ki Devletimiz hala var ve hala siyasilerin tam olarak emrine girmiş değil ki böyle mahkemelerden Beraat kararları alabiliyoruz. Hatta Mahkeme bizim sözlerimizin OHAL sürecine ve FETÖ Soruşturmasına şartların oluşması durumunda faydalı bile olabilecek konuşmalar yaptığımızı vurgulamış ki bence tam da şimdi şartlar oluştu!
.png)



nurulluh cahan niye şikayetçi ki,olağan üstü hal demek nurulluh cahan ı eleştirmemek mi?olağan üstü hal akp lilerin diktatörlüğünü sağlamlaştırmak için mi ilan edildi