Uşak Haber Merkezi köşe yazarlarından Mustafa Yüce'nin hazırlayıp sunduğu ropörtaja iştirak ederek Yüce'nin sorularını yanıtlayan Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu öncelikle istifasına ilişkin kendisine yöneltilen soruyu yanıtlandırarak takipçilerinin ve kamuoyunun merakını giderdi. CHP'den niçin istifa ettiniz ve bu istifa sizin siyaseti bırakacağınız anlamına mı geliyor? Sorusunu yanıtlayan Çavuşoğlu; CHP'ye üye olurken ve aday adaylığı müracatı yaparken ki mantığımız ülkenin ve şehrimizin çok ciddi badirelerin altına itilmek üzere olduğumuzu gördüğümüz bu bakımdan da uyarıcı nitelikli konuşmalar yapabilmek için bir siyasi kimliğe ihtiyaç duymamız idi. Bizim derdimiz kesinlikle bir mevki makam sevdası değildi ki zaten kendimiz için de oy istemedik ve söylemeyi düşündüklerimizi de söyledik. Peki şimdi ülke kurtuldu mu? Elcevap elbette ki hayır. Ne ülkemizi yönetenler ne şehrimizi yönetenler halkımıza kulak vermedikleri gibi bize de kulak vermediler ve bildiklerini okuyarak şehri ve ülkemizi zifiri karanlıkların ortasına bıraktılar. Peki o zaman bizim siyaseti bırakma gibi bir lüksümüz olur mu? Elbette ki hayır elbette ki siyasete devam edeceğiz. İstifa gerekçemiz aslında çok açık çünkü CHP malumunuz ÖYP yani Özkan Yalım Partisi olarak anılmaya başlandı CHP İl Başkanı ve Merkez İlçe Başkanı adayları yada hali hazırda seçilen arkadaşların anlayışı belli ve ortada. İktidar ile iyi geçinerek iktidarın istediği argümanlar üzerinden muhalefet ediyor gibi gözüküp milleti oyalamak ve mevcut kurulu tezgahın işlmesini sağlamak ve bu anlayışın iktidar da tutunmasına adeta yardımcı olmak amacı giden insanlar yönetim kademelerinde yerini aldı. Kaldı ki Özkan Yalım'ın mevcut belediye başkanı Nurullah Cahan ile arasının çok iyi olduğu hatta ortak menfaatler doğrultusunda birlikte hareket ettikleri herkesin ve hepimizin malumu. O zaman bu şartlarda iktidarı AKP'lilerin elinden alma mücadelesi veren ve iktidarı yaptığı yanlışlarda eleştiren karşı duran bir anlayış ile siyaset üretenlerin CHP'de siyaset yapma şansı var mı? Sadece ben değilim bu konuda muzdarip olan CHP2de siyaset yapan hemen her gerçek Atatürk'çü ve gerçek CHP'li partiye girip çıkmıyor bile ve malesef örgütlü siyasete katılım sağlayamıyor. Gerçi örgütün bir etkinlik düzenleyip partiliyi davet ettiği de yok oda ayrı bir konu. CHP'de siyaset yapma şansımız kalmadığına ve siyasetin içinde muhakkak bulunmamız gerektiğine göre istifadan başka bir seçeneğimiz kalmadı.
CHP Genel Merkez bazında ele alındığında da çok berbat bir durumda ve artık Atatürk'ün Partisi diye düşünerek bu partiye destek olmayı sürdürmek şu aşamada pekte akıllıca görünmüyor. Bildiğiniz üzere bizde Atatürk'ün partisi diye düşünerek ve bu hüsni zan ile CHP'yi tercih etmiştik siyaset için. Ancak yaşanan gelişmeler bize gösterdi ki; CHP zaten kapatılıp açıldıktan sonra Atatürk'ün kuruluş ayarları ile kurulmamış anlaşılan oki Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber hepten kurucu ayarları değiştirilmiş ve malesef Atatürk'ün çizgisinden neredeyse tamamen saptırılmış bir parti haline gelmiştir. Malumunuz CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Atatürk Düşmanlığı yapmış FETÖ ile iş tutmuş şimdi cezaevinde olan Nazlı Ilıcak gibi vatan hainliğinden yargılanan isimleri savunuyor yada Atatürk Düşmanı gazeteleri sözde yazarları viagra sebebiyle Mekke'de vefat ettiğinde taziye için arıyor. Ama ne hikmetse gerçek FETÖ soruşturması mağdurları ile buluşamıyor Onların haklarını ararken görmüyoruz. Atatürk'ün partisi olsa o partinin Genel Başkanı sizce bunları yapabilir mi? Atatürk'ün partisi ise bu parti; Bu partinin kürsülerinde Atatürk'e Deccal demiş Said Nursinin risaleleri neden okutuluyor? Bu şartlarda CHP'de kalmak sizce ne kadar anlamlı olurdu. Bizde bu düşüncelerle istifaya mecbur olduk.
Peki bundan sonra siyasete hangi kulvar yada yelpazede devam etmeyi düşünüyorsunuz? Soruuna da cevap veren Gazeteci Çavuşoğlu CHP'de durum anlattığım gibi peki diğer partiler de farklı mı? AKP belli haydi de MHP'nin İl Başkanı da AKP'li Belediyeden maaş alıyor düşünsenize. Sizce İl Başkanı AKP'i belediyeden maaş alan bir partide muhalefet yapılabilir mi? Sizce Bahçeli gibi dün Cumhurbaşkanı bile olamaz dediği adama bugün tüm yetkileri devredelim diyecek kadar tutarsız siyaset yapan birisinin Genel Başkanı olduğu partide siyaset yapabilme şansınız olur mu? Bir diğer alternatif olan İyi Parti'de de durum malesef hiç iç açıcı değil. Nakşibendi tarikatına bağlı olduğu herkesçe bilinen bir ismi üstelik MHP İl Başkanı iken FETÖ'cülerin mahkemelerine katılıp yargılanan kişileri savunan ve İl Başkanlığı sürecince bir çok şaibeli işe adının karıştığı tüm Ülkücü camiaca bilinen bir ismi İl Başkanı olarak atamanın mantığı ne olabilir? Hiç Ülkücüler kendilerine kumpas kuran FETÖ tezgahının içinde olduğunu düşündükleri birsinin il başkanı olduğu partiye gider mi? Yada Atatürk'çüler, Atatürk Düşmanı Nakşibendilere bağlı bir ismin İl Başkanı olduğu partiye gider mi? Ben şahsen bir Atatürk'çü olarak Nakşibendiliği kendine yol edinmiş bir ismin yanına siyaset yapmak için gitmem. Gerçi İyi Parti yönetiminde bazı isimler var çok değerli ve inanın Ali Kurt İl Başkanı olmasa o partiye gideceğine emin olduğum çok insan da var değerli. Ama böyle bir il başkanı varken o partide siyaset yapma şansımız da yok o partinin halkta karşılık bulması da pek mümkün görünmüyor.
Mustafa Yüce'nin ortaya koyduğunuz bu tabloda siyaset yapılacak bir parti kalmamış ama Sayın Çavuşoğlu peki siz siyasete nasıl devam edeceksiniz? Sorusu üzerine Çavuşoğlu? Tablo bu ama bu tablonun içinde halk yok Mustafa bey. Bakın siyasi partilere kağıt üzerinde tamam problem yok gibi belki ama halktan kim var? Sorusuna yanıt aradığınızda hiç kimse yok cevabını vermek durumunda kalıyorsunuz. Halkın içinde olmadığı hiç bir siyasi hareket kesinlikle sonuç yada çözüm getiremez. O halde ne olacak? Ya Genel Başkanlar bu durumla yüzleşmek zorunda kalıp toplanıp bir karara varacaklar yada bir Genel Başkan gidişaı değiştirecek bir hamlede bulunacak ve mevcutları görevden alıp halkla birlikte olabilecek kadrolara görev verecek veyahutta başka bir siyasi oluşum alternatif olarak milletin önüne çıkacak. Halk ciddi hem de çok ciddi bir arayış içerisinde aslında samimi söylüyorum halkın%80'i oy verse de py verdiği siyasi parti dahil hiç bir partiden memnun değil. Ancak alternatif ortaya çıkmaması sebebiyle millet ne yapacağını bilemiyor. Böyle durumlarda muhakkak bir alternatif çıkar bu işin doğasında var. Bekleyip izleyip göreceğiz elbette bizim gibi doğru söyleyenlere kucak açan ve bizim gibi doğru söyleyen insanların bir araya geldiği bir siyasi oluşum alternatif olarak çıkacaktır benim hiç endişem yok.
Sivaslı'nın Pınarbaşı beldesinde yaşanan sorun ve sıkıntılara da dikkat çeken Çavuşoğlu; Bakın Mustafa bey gittiniz gördünüz oradaki insanların yaşadığı trajediyi insanların adeta başına taş ve toz yağmış. Allah korusun birinin başına düşse öldürecek büyüklükte taşın başlarına yağdırılması için bu insanlar ne suç işlemiş olabilir? Bu insanlara bu çile sadece Uşak'ta siyaset yapan bir takım zevatın daha çok para kazanması için çektiriliyor. Tamam bu zulmün sebebi iktidar partisi de hani muhalefet partileri neredeler? Özkan Yalım; Pınarbaşı Belediye Başkanını arıyor ve ne olup bittğini sorarken kendisini Nurullah Cahan'ın aradığını söylüyor. Neden Nurullah Cahan arıyor Özkan beyi çünkü belediye başkanı CHP'li ve halkı sindirmek için Onunla temasa geçilse iyi olur diye düşünülüyor bence. Gerçi Sayın Yalım bu şkilde bir yaklaşım sergilemiyor telefondaki konuşmada ama niyet ve kasıt sizce de açık değil mi? Niçin Nurullah Cahan arıyor sıkıntının sebebiş UTAŞ paki niçin Özkan Yalım aranıyor? Buradan çıkarılacak netice belli değil mi? Neden çünkü ikisinin de bölge de ortak menfaatleri var malum dedi.
Geçtiğimiz günlerde Uşak'a Erdoğan'ın gelişi ile ilgili düşünceleri sorulan Çavuşoğlu; Erdoğan'ın gelişinden en çok akıllarda kalan Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan ile dalga geçip TOKİ'deki dükkanların dolduğunu ve taştığını söylemesi oldu. Sayın Erdoğan'ın Uşak'a gelemden önce TOKİ ile ilgili bilgi almamış olma şansı var mı sizce? Bence yok. Ayrıca helikopter ile de gezdiğini söylüyor görmemiş midir?İn cin top atıyor, bırakınız dükkanları evler bile hala bomboş. Yüce'nin geçtiğimiz günlerde de yine Sayın Erdoğan'ın dokuzsele projesi ile ilgili gerdanlık dendiğinde demek ki Uşak halkı hiç gerdanlık görmemiş (Böyle gerdanlık mı olur? Demek istercesine) demesine de değinen Çavuşoğlu bana sorarsanız Sayın Erdoğan resmen belediye başkanı ile dalga geçti gitti.
Mustafa Yüce'nin kendisine yönelttiği Suriye'ye düzenlenen Zyetin Dalı operasyonuna ilişkin de değerlendirmeler de bulunan Gazeteci Çavuşoğlu şunları söyledi. Suriye'de BOP'un sebep olduğu bir terör bataklığı oluşturuldu malumunuz. Büyük Ortadoğu Projesinin amacı Suriye Türkiye Irak başta olmak üzere 22 ülkeden bir miktar toprak apararak Büyük İsrail Devleti kurmaktı ve bu maksatlar bu ülkelerdeki Devletleri yıkmak için teröre ciddi destekler sağlandı ve terör gruplarının güçlenmesi sağlandı. Ancak ne Irak'ta ne de Suriye'de BOP İstenen nihai hedefe ulaşamadı ki bu ülkelerde ulaşılsa sıra muhtemelen Türkiey ve İran'da idi. BOP başarısız oldu ancak terör grupları başımıza musallat olmaya ve tehdit unsuru olmaya devam ediyor. O halde sınırlarımzıda oluşan bu terör örgütleri ile mücadeleye girişmemizden daha doğal bir durum olamaz ki bize de düşen Türk Ordusuna muvaaffakiyet dilemektir. Fakat takdir edersiniz ki Suriye Devletinin sınırlarında operasyon yapacaksak muhakkak Suriye Devleti ve Ordusu ile birlikte hareket etmek durumundayız. Elbette ki dünyanın hiç bir ordusu bizim oırdumuz kadar terörle mücadele hususunda etkin olamaz ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ordusu gerek birikim ve donanımı gerekse terör örgütleri ile mücadele konusundaki tecrübesi ile bu işi en iyi yapabilecek ordudur fakat Suriye Devleti ile anlaşarak yapılmadığı sürece de tam da istenen neticeyi alabileceğimizi sanmıyorum. Zaten Türkiye'nin çıkarlarının gereği de bizim ailen Esad ile temasa geçmemiz. Bir an düşünün Suriye ile anlaşıp sınrılarımızı terörden tamamen arındırdığımız takdirde birlikte ne kadar büyük işlere imza atabiliriz.
Siyasi Parti Kulislerinden, Erdoğan'ın Ziyaretine Uşak'ta Olup Bitenleri Konuştuk!
Cumhuriyet Halk Partisinden istifasının sebebi başta olmak üzere şehir siyasetine ve gelişmelere dair kamuoyunun kafasındaki pek çok kafa karışıklığına cevap veren Haber Editörümüz Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu ayrıca Sivaslı Pınarbaşı beldesinde son günlerde taş ocakları ve kireç ocağı sebebiyle yaşanan sıkıntılara da değinerek belde sakinlerinin mağduriyetlerini yetkili ve ilgililerin dikkatine sundu.
28 Ocak 2018 Pazar 05:40

sn çavuşoğlu,önceden üniversitede olan usulsüzlükleri ortaya çıkarırdın.son 1-2 yıldır sadece belediye ve uşağın çokaz sorunlarına yoğunlaştın.üniversitede olan bitenleri araştırıp ortaya koymanı bekliyoruz.sksden besyodakilere para ödendi söylentisi var.kimlere ne parası ödendi neden geri istendi.tömerde derslere kimler giriyor.kime ne para ödeniyor?yös nasıl dönüyor?adı niye tömerbanka çıktı?eğitimde kadın hocaları sindirmeye çalışanlar kimler?şehir dışına görevlendirmeyle kimler gidiyor?gittikleri yerde ne yapıyorlar?görevlendirmeler iptal edilmelimi?meb projelerinde niye hep aynı isimler var?son birkaç yılda üniversite ödeneği ile yurt dışına çıkan oldu mu?geçen yıl zafer ajansındaki projeler araştırıldımı?akademik teşvik komisyonlarında ahbap çavuş ilişkisi yaşanıyormu?geçen sayıştay sonrası kimlerden ne kadar para geri istendi,neden?iibf eski klik yapı devam ediyormu?bölgesel kalkınma için pilot üniv olmasından kimler nasıl yararlanıyor?dokumadan tekstilden herkes anlarmı?