Yıl 1995, o tarihte, sonrasında Uşak Sportif ismini alan amatör basket takımında basket oynuyorum; “Uşak Belediyespor Basketbol Takımı’nda. Yaz gelmiş, okulların bahçesinde basket oynamaya çalışıyorum. Bir okulda bekçi kovalar, diğerinde potalar sökülür; yapmak istediğim tek şey, varım yokum basketbol; basket oynayamıyorum, oynatmıyorlar.
Üniversite ve sonrasında geçirdiğim 17 yıl sonunda Uşak’tayım. İstanbul’da 17 yıl boyunca şehrimle, memleketimle ilgili söylenen şeylerin tek bir özeti var;
Uşak neredeydi? Cevaplar; Muş’un yanında, yok hayır Karadeniz’de, Akdeniz’de miydi ?
Şehrinizden ünlü kim çıktı; Cevabım; bir Haydar Dümen’i biliyorum ben . Soruyu soranın haberi bile yok.
Şehrinizden ünlü sporcu kim çıktı herhangi bir alanda? Galatasaraylı Suat Uşak’ lıymış galiba!
Uşaklılar Vakfı diye bir vakıfta gece düzenlenir; “tarhana gecesi” gelen katılımcı sayısı 50'yi geçmez.
Yazdıklarımdan çıkan sonuç: “ kimse bu şehri tanımıyor “. Bir şehrin tanıtımına katkı sağlayan en önemli unsurların başında spor geliyor ve bizim artık Beko Basketbol Ligi’n de oynayacak bir takımımız var.
Obezite, küçük yaşlarda kullanılan madde bağımlılığı ve buna benzer bir çok kötü alışkanlığın önüne geçebilecek tek bir şey var; “ spor”. UEFA, FIFA, FIBA, CEV ve benzeri bütün spor organizasyonlarının zorunlu tuttuğu kuralların başında gelen tek bir şey var; o da altyapıya ayırılması zorunlu kılınan bütçe. Bu bütçenin devletler, belediyeler ve sponsorlar üzerinden toplanması zorunlu tutuluyor. 454 kadın, 1016 erkek sporcuyla faal sporcu sayısında yıllardır terörle boğuşan Şırnak’la yarışıyoruz; acaba bu durumu bu zamana kadar kim sorguladı.
Bu şehri yıllar sonra elit kategoride bir takım temsil ediyor ve elimize yıllar sonra bu şehri tanıtmak için bir fırsat geçti. Edirne şehrinin tanıtıma ihtiyacı mı var; neden o şehre Olin vefa borcunu ödüyor.
Bir şehirde herhangi bir kutlama, bir spor organizasyonu olduğunda bundan kim nemalanıyor. Maşallah en ön sırada çekilen fotoğraflarda şehrin bütün ileri gelenleri! var. Tanıtımın güzelliğine bak “ oh ne ala memleket”. Peki ortadaki bu başarıda payı olmayan bu ileri gelenlerin şehrin tanıtımına, bu takıma katkısı ne kadar. Yok denecek kadar az mı desek doğru, yok mu desek doğru. Yok kardeşim yok; elini taşın altına koyan yok.
Gelecek takımlar nerede yemek yiyecek? Kim bunların ulaşımını sağlayacak? Acil durumlarda hangi hastane tedavilerini sağlayacak? Nerede konaklayacaklar?Yine siz kazanacaksınız, ama kazandığınızın bir kısmını bu takıma aktarmayacaksınız öyle mi ? Yok öyle bir şey.
Şimdi bir düşünelim;
Bu takımın sağladığı başarı kime katkı sağlayacak? Asgari ücret alan o maçlara para vererek giren gariban Uşak’lıya mı? Yoksa parasız pulsuz o maça giren VİP’ten maçı yayıla yayıla izleyen tabiri caiz o ağalara mı? Bu nasıl ağalık arkadaş; ağa dediğin cömerttir, bonkördür, karşılıksız verir. Bizim Uşaklı ağaların maşallahı var. Sen kalk hem takıma katkı sağlama hem de bu takım üzerinden itibarın artsın, ne güzel!
Şehrimiz gittikçe betonlaşıyor, bunu başka bir röportajımda söylemiştim; yeşil alanlar azalıyor; çocukların oyun alanı kalmadı, kirli hava soluyor çocuklar, şehre bağlı tüm su kaynakları kirlendi, bunu kim yaptı? Ben mi yaptım, gariban vatandaş mı? Tabiki de siz yaptınız. Kurduğunuz fabrikalar havayı kirletti, suyu kirletti, her yeri betonlaştırdınız, yeşil alanları yok ettiniz. Bu şehirde sporcu yetişmiyorsa sizin vermeniz gerekip vermediğiniz destek yüzündendir. Sizin bu yaptıklarınız yüzünden vefa borcunuz var bu şehre. Bu şehre, bu şehrin sporuna destek vermek bu şehre yapacağınız bir kıyak değil, boynunuzun borcudur.
Eylül ayına geldik, şurada liglerin başlamasına sayılı zaman kaldı; hala takımın resmi sponsoru yok. Oysa Uşak'ta bir çok firma bunu karşılayabilecek güçte. Basketbol kulubünün durumuna gelince daha yolun başındayız ama; Katkı sağlayan üç beş saygın Uşak’ı seven işadamı var, başka kılını kıpırdatan işadamı yok. Uşak’ta spora, sanata, kültüre kısacası gençliğe destek olanları gündem edip teşekkür mahiyetinde bu katkılarını kamuoyuna yansıtacağımız gibi, destek olmayanları da ifşa etmeyi biliriz elbette. Bunun adını lütfen tehdit ya da şantaj koymayın, zira bana göre gazetecinin yapması gereken de her olayda olduğu gibi, bu konuda da iyiyi doğruyu övmek, kötüyü yanlışı haksızı eleştirmektir. Bu bağlamda Uşak Haber Merkezi’nin bu husustaki yayın politikasını bildirmiş ve kamuoyuyla da paylaşmış olduk . Kentimiz üstünden para kazananların kentimize borcu kazandığı para oranında artar; umuyor ve diliyorum ki bu hatırlatmam ve çağrım iş adamları tarafından ciddiye alınır ve bizde bir sonraki yazımızda bu işadamları hakkında daha güzel şeyleri paylaşma fırsatı buluruz.
Saygılarımla Efendim...
İYİ HABERLER !!! Sen bir işadamı musun? İş kadını ? Sanatçı? Politikacılar? Öğrenci? Vb ... Ve eğer büyük olmak istiyorsanız, bugün resmi ve dünyadaki güçlü ve ünlülerden... yorumun devamı.