Uşak Halkı Kentini Sevdikçe Güzelleştiren Bir Başkan Seçmek İstiyor!
Yüz ifadesi bu kentin aynası olacak, mesela, yüzü gülerse kentin yüzü gülüyor demek olacak. Yüzünü asarsa kent olarak devlete ya da kadere sitemimiz var, şayet yüzünü kırıştırırsa kentin canı sıkkın demek olacak. Kentte bütünleşecek, kentle bütünleşecek, teşbihte hata olmasın mesela, kentin süpürgecisine kendi vücudundaki midesi gibi değer ve önem verecek. Kentin gençliğini omurgası ve iskeleti bilecek, Kentin kadınını vücudunun ruhu gibi bilecek. Patronlarını, kanaat önderlerini, ileri gelenlerini, âlimlerini beyni gibi bilecek, kentin bürokrasisini, devlet kademelerini kendi vücut ülkesinin kalbi gibi bilecek, koruyacak. Kentin parasını vücudun kanı gibi, ağacını akciğeri, oksijenini vücudun oksijeni gibi bilecek kollayacak. Bilecek ki vücudun bir azası hasar görse yada ağrısa tüm vücudunda o ıztırap yaşanacak. Bakışları ile çoğu şeyde kent sakini ile anlaşacak. Mesela kenar mahalleler adeta damar tıkanmış da kan gitmemiş gibi buz tutuyor. İnsanın neredeyse hiç keyfi kalmamış. O kadar ki mesela kenar mahallede yaşayanların, babalarımızın eskiden hiç değilse bir misafir keyfi vardı ya da bir sabah kahvesi keyfi, oda kalmadı. En son kala kala bir televizyon keyfimiz kalmıştı elimizdeki nerede ise onu da elimizden aldılar. Artık kenar mahallelerde yaşayan fakir yada orta halli kesmin hiç keyfi kalmadı. En önemli eksik ne? Kan, yani Para. Belediye Başkanı buralara acil kan pompalayacak projeler ile gelmeli. Bu civarda yaşayan insanların asgari ücretin üzerinde istihdam edilebileceği projeleri olmalı. Yine bazı kenar mahallelerdeki kadınların evlerinde çalışarak para kazanabileceği imkânlar sunan sosyal projeler üretmeli. Ayrıca devletin imkânlarını hiç değilse merkez mahalleler kadar buraya da aktarmalı. Eksikleri giderilmeli ki kenar mahallelere de bir miktar kan pompalanmış olsun. Uşak’ta Atakule’nin Eşme’nin Akçaköy’üne açılmış bir Akbank şubesi ya da Altın Yıldız Bayisi kadar komik olduğunu bilmeli. Üç trilyondan fazla parayı bir Ucube Kuleye yatırırken hiç değilse önceden ne yapacağını bilmeli. İnşaata başladıktan sonra değiştirilmek zorunda kalınan projeler üretmemeli (Bildiğiniz gibi Atakule projesi başladıktan sonra defalarca tadilat ve değişime uğrayarak son şeklini aldı, inşallah bir kez daha değişiklik yapılmak zorunda kalınmaz). Seçilecek olan yeni Belediye Başkanı, bazı kenar mahallelerde hala itfaiye ya da ambulansın sokağa giremediğini unutmamalı. Hala şehrin içerisindeki çaydan ya da çöpten kaynaklanan kokudan kurtulamadığımızın bilincinde olmalı ve yine hala bazı Uşaklı gençlerin üniversite çağına kadar başka bir Kent’e seyahat etmediğini sırf bu sebeple farklı şehirlerde Üniversite okumayı tercih ettiğini bilmeli.
Kentin beyni konumunda ki iş adamları, kanaat önderleri, gazeteciler, akademisyenler ve âlimlerinden temsilcilerin içerisinde bulunduğu heyet ile Kent’in kalbi konumunda ki bürokrasi ve devlet kademelerinden kentin önde gelenlerinden, temsilcilerinde arasında bulunduğu bir heyet ile sık sık bir araya gelmeli ve beyin ile kalbin kentle ilgili Muradlarını, taleplerini ve kararlarını paralel hale getirip onları mümkün mertebe her hususta ittifak ettirmeli. Kentin kalbi ile beynini ittifak ettirerek alınan kararları halkında istişaresine açarak uygulanabilirliği hususunda yardım ve desteklerini almalı. Öyle ki örneğin kar yağmadığı takdirde adım adım susuzluğa doğru ilerlediğimiz gerçeğinin konuşulduğu şu günlerde Belediye Başkanı su tasarrufu ile ilgili bir kampanya için düğmeye bassa Kent nüfusunun tamamı bu durumdan haberdar olmalı ve bu kampanyanın uygulanırlığı hususunda tek yürek tek bilek olarak hareket edebilme kabiliyetini kazandırabilmeli. Belediye Başkanı kentin beyni ve kalbi diye adlandırdığımız birimlerden gelen temsilcilerle yaptığı görüşmenin neticesinde alınan su tasarrufu kararını basın yoluyla ilan ettiğinde; İl Milli Eğitim Müdürlüğü bütün okullara konuya ilişkin kampanya başlatılması isteği ile yazı göndermeli, İl Sağlık Müdürlüğü hastaneler ve sağlık ocaklarına yine kendilerine bağlı bulunan dairelere kampanya kararını tebliğ etmeli. İş adamları heyetteki temsilcilerinden heyet tarafından alınan kararı öğrendikleri anda düğmeye basmalı ve işletmelerinde yada fabrikalarında derhal söz konusu kararın uygulamaya konmasını sağlamalı. Yine basın kampanya ya Bila bedel destek olmalı alınan karar halka tam anlamıyla mâl edilerek en doğru şekilde uygulanabilmeli. Yukarıdaki örnekte verdiğim gibi, birlikte hareket edebilme kabiliyetini kentin kazanması için elini taşın altına koyan ve önderlik eden bir belediye başkanını Uşak halkının hayallerinden ve onlarla ettiğim röportaj ya da sohbetlerden damıtarak adaylarımızın dikkatine bir örneği ile birlikte sunayım istedim.
Toparlayacak olursak Belediye Başkanı, kenti kendi vücudu gibi bilmeli, üzerine en süslü kıyafetleri giydirmeye çalışmalı tabi ki ama öncelikle sağlığına kavuşturmalı yada ayıplarını, eksiklerini örtmeli. Daha sonra sıranın süslü kıyafetlere gelmesi gerektiğini bilmeli. Kayaağıl Termal örneğindeki gibi kente katma değer katacak kentin saklı güzelliklerini ortaya çıkartacak yenilikler projeler gerçekleştirmeli. Kentin iç huzurunu, birliğini, dirliğini kent ile tek vücut olan bir başkanın sağlamasından daha kolay ne var ki. Hatta gerekirse mesela, kentin zekâtını toplama işini cemaatlere devretmek yerine belediyenin aracılık etmesini sağlayabilecek gerekli zemini oluşturarak, milletin zekâtının doğru adreslere teslim edilmesi için gereken amme vazifesini yerine getirmeli. Böylece zengin ile fakirin arasındaki maddi ve manevi uçurum giderilmeli. Sosyal dengeyi korumaya çalışılmalı. Eli ahiretten uzanan bir el gibi neye ya da nereye dokunsa abat edecek. Onun elinin dokunduğu yer ekstra güzelleşecek kentin ziyneti süsü haline gelecek. Kentin görsel dokusuna katkı sunacak projelere de elbette vakit ve imkân ayırmalı, ancak daha önce bunlar için belediyeye yeni imkân ve gelir kaynakları elde etmeli. Kentin görsel dokusunda değişikliğe sebep olabilecek bir proje gerçekleştirdiğinde, hangi taşeron firmaya para kazandıracağını ya da nasıl ranta dönüştüreceğini değil vücuduna kıyafet giydirdiğinin bilinci ile hareket etmeli. Böyle bir projeyi uygulamaya koymadan önce kentin bütün mekanizmaları ve halkın konuyla ilgili olanlarını(çevre esnafı ya da mahalle sakini gibi)bilgilendirmeli gerekli istişareyi yapmalı ve hem fikir olunmasını sağlamalı. Yeşili öldüren değil sahip çıkarak vücudun akciğerine destek olan bir anlayışa sahip olmalı. Elini dokunsa kente dokunduğu yeri, saflığın, temizliğin, zarafetin ve letafetin, masumluğun ve muradın simgesi olan bir geline benzetmeli. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle her şey gönlünüzce olsun.
Mutlu kalın...

iyi güzel yazmışsınız da, zannımca muhafazakar-liberal birisiniz. iş adamlarını kentin beyni olarak görmüşsünüz. bu anlayış, bende kenti rant alanı olarak gördüğünüz hissi uyandırdı. kanaat önderlerini (muhafazakarların tabiridir ama bence demokrasiye aykırı bir tanımlamadır), alimleri (bilim adamıdır ki akademisyenleri de eklediğinize göre sanırım kastettiğiniz cemaat şeyhleri olmalı) bu kategoriye koymanız yine demokratik ve bilimsel olmayan uygulamalardır. bilimsel olması açısından akademisyenleri eklediyseniz bunların belediyedeki siyasi anlayışa uygun kişiler olması muhtemel. bence yazının bu kısmı şu şekilde olmalıydı. farklı siyasi duruşlara sahip stk ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri, öğrenci temsilcilerinin bulunduğu kent konseyi üyeleri kent heyeti oluşturmalıdır. her karar alınmaz belki ama kentin beynine (bld.başkanı) bütün damarlarından kan pompalanır. bunun aksi kentimizin sadece belli kesimilerini memnun eder.

kentin bir vücuda benzetilmesi, leyla mecnun benzetmeleri, kıssalar hepsi harika. gerçekten beğeni ile takip ettiğimiz bir yazı dizisinin çok iyi bir finali oldu bu. lakin sanki ortada böyle aday yok gibi değil mi sizce de.

özellikle kule için yapılan eşmenin köyüne yapılan altınyıldız bayisi yada banka şubesi benzetmesi süperdi çok beğendim yazınızı kaleminize sağlık.

yüreğinize kaleminize sağlık selver hanım. bu söylenilenler uygulansa yanlızca uşak için değil tüm yereller ve ülke için herşey daha güzel ve yerinde olacaktır diye düşünüyorum. bir sevgiliye bakar gibi narin ve nayif bakmalıyız ülkemize kentimize.

pınar hanım yazılarını büyük bir beğeni ile takip ediyoz ailecek çok seviyoz . almanyadan selamlar.

bu yazıyla yazar şovunu yapmış yaziyi bir defada okumadım okundukça okunasi bir yazi olmuş uşak böyle bir başkana hazirlaniyor yazilarinizla pinar hanim teşekkürler.

on numara beş yıldız bir yazı duyun sesimizi ey adaylar teşekkürler selver pınar hanımefendi.
sayın yazar siz akparti yöneticisi değilmisini,z o zaman sevdikçe güzelleşen değil akpartili başkan istiyor olamlısınız samimi olun lütfen ....